Dünya’nın en hızlı traktörü: Formula 1 mühendisliğiyle gelen rekor
Spot: İngiliz mühendislerin elinden çıkan modifiye bir traktör, saatte 247,4 kilometrelik hıza ulaşarak imkansızı başardı. Formula 1 teknolojisiyle desteklenen bu dev makine, sadece tarım araçları için değil, motor sporları dünyası için de yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Tarlaların tozunu yutan, hantal ve yavaş hareket eden traktör imajı, İngiliz mühendisliğinin sıradışı bir dokunuşuyla tamamen tarihe karışıyor. JCB, bildiğimiz traktör tasarımını bir kenara bırakıp, drag pistlerinin hız tutkusunu tarım alanına taşıdı. Fastrac Two isimli bu özel makine, ulaştığı 247,4 kilometrelik hızla Guinness Dünya Rekorları kitabında "dünyanın en hızlı traktörü" olarak kendine yer buldu.
Rekorun arkasındaki hız tutkusu
Hız denemeleri sırasında uluslararası standartlar gereği, dış faktörlerin hesaba katılması için araç bir kilometrelik parkuru zıt yönlerde iki kez geçmek zorunda kaldı. Bu zorlu testlerin sonunda Fastrac Two, 217,5 kilometrelik bir ortalama hıza imza attı. York yakınlarındaki Elvington Havaalanı'ndaki bu performansı, motosiklet yarışçısı ve aynı zamanda usta bir tamirci olan Guy Martin yönetti. Projenin temeli, aynı yıl içerisinde 166,7 kilometre hızla kaydedilen bir önceki rekora dayanıyor ve o rekoru geliştirmek hedeflendi.
Formula 1 teknolojisi tarlalara iniyor
Bir traktörü bu hızlara ulaştırmak, sıradan bir modifikasyon işleminin çok ötesinde bir çalışma demek. Ekip, seri üretimdeki standart 8000 serisi Fastrac modelini temel aldı ancak aerodinamik yapıyı bütünüyle elden geçirdi. Traktörlerin tuğla benzeri dirençli yapılarını kırmak adına Williams Advanced Engineering ve F1 dünyasından Rob Smedley ile masaya oturuldu. Sonuç olarak aracın hava direnci yüzde 10 seviyesinde düşürüldü.
Ağırlık yönetimi için de radikal kararlar alındı. Yaklaşık 8,5 tonluk orijinal gövde, karbon fiber ve alüminyum parçalar kullanılarak 5 ton civarına kadar indirildi. 7,2 litrelik altı silindirli dizel motorun gücü ise yapılan mühendislik çalışmalarıyla 1.000 beygirin üzerine taşındı. Güvenlik önlemleri için özel fren sistemleri eklenirken, araca bir de yavaşlatma paraşütü takıldı. Neyse ki pilot Guy Martin, tüm bu hazırlıkların kusursuz çalışması sayesinde aracı durdurmak için paraşütü kullanmaya gerek duymadı.