Star Trek'te gördük, yıllar sonra gerçek oldu: İşte 5 şaşırtıcı örnek
Star Trek, makine öğrenmesinden kablosuz kulaklıklara kadar bugün kullandığımız birçok fikri yıllar önce ekrana taşıdı. İşte gerçek dünyayla şaşırtıcı biçimde örtüşen 5 örnek.
Bilim kurgu yapımları geleceği hayal ederken bazen gerçek teknolojilerin yıllar sonra izleyeceği yolu da şaşırtıcı biçimde yakalayabiliyor. Star Trek bunun en bilinen örneklerinden biri.
1960'larda başlayan seri; tablet benzeri cihazlardan kablosuz iletişime kadar bugün sıradan gördüğümüz pek çok fikri yıllar önce ekrana taşıdı. Elbette ışık hızından hızlı yolculuk sağlayan warp motoru gibi teknolojiler hâlâ bilim kurgunun sınırlarında. Ancak seride gördüğümüz bazı fikirler gerçek dünyadaki teknolojilerle dikkat çekici benzerlikler taşıyor.
İşte Star Trek'in yıllar önce kullandığı ve bugün gerçek dünyada karşılığı bulunan beş örnek.
Makine öğrenmesi
Star Trek, yapay zekâ ve makinelerin kendi deneyimlerinden öğrenmesi fikrini birçok kez işledi. Bunun dikkat çekici örneklerinden biri Star Trek: The Next Generation'ın "The Quality of Life" bölümünde karşımıza çıkan Exocomp'lardı.
Bu küçük makineler bakım ve onarım görevlerini yerine getiriyor, karşılaştıkları sorunlara göre davranışlarını değiştirebiliyor ve önceki deneyimlerinden yararlanabiliyordu. Hatta bir Exocomp, kendisine verilen bir arızanın gerçek olmadığını anlayarak farklı bir çözüm geliştirebiliyordu.
Bugünkü makine öğrenmesi sistemleri de verilerdeki örüntüleri belirleyerek bunlardan sonuç çıkarıyor. İnternet mağazalarının geçmiş alışverişlere göre ürün önermesi bunun basit örneklerinden biri.
Exocomp'ların çalışma şekli günümüz yapay zekâ sistemleriyle birebir aynı değil. Ancak dizinin makinelerin verilerden öğrenmesi ve yeni durumlara uyum sağlaması fikrini erken dönemde işlemesi dikkat çekiyor.
Yönlendirilmiş enerji sistemleri
Star Trek denildiğinde akla gelen teknolojilerden biri de phaser'lar. Dizide bu cihazlar hedefe enerji gönderiyor ve kullanılan ayara göre farklı sonuçlar oluşturabiliyordu.
Gerçek dünyada elde taşınan phaser'lar bulunmuyor. Buna karşılık yönlendirilmiş enerji sistemleri artık yalnızca bilim kurgu konusu değil.
Özellikle lazer tabanlı sistemler askeri alanda dronlara ve diğer hedeflere karşı kullanılıyor. ABD Donanması, 2014 yılında USS Ponce üzerinde Laser Weapon System adlı lazer silah sistemini kullanmaya başladı.
Günümüzdeki sistemler Star Trek'teki phaser'ların yeteneklerine sahip değil. Ancak enerjiyi belirli bir hedefe yönlendirerek elektronik sistemleri bozma veya fiziksel hasar oluşturma fikri artık gerçek dünyada karşılık buluyor.
Temassız ve girişim gerektirmeyen sağlık taramaları
Star Trek'in sağlık teknolojileri de dönemi için oldukça sıra dışı fikirler içeriyordu. Dizide doktorlar hastaların vücutlarını açmadan çeşitli taramalar yapabiliyor, hayati değerleri uzaktan takip edebiliyordu.
Bugün hastanelerde kullanılan MRI ve CT sistemleri, vücudun içini cerrahi müdahale olmadan ayrıntılı biçimde görüntüleyebiliyor.
Üstelik bu teknoloji artık yalnızca büyük hastane cihazlarıyla sınırlı değil. Parmak ucuna takılan oksimetreler kalp atış hızını ve kandaki oksijen seviyesini ölçebiliyor. Akıllı yüzükler ve diğer giyilebilir cihazlar da benzer verileri gün boyunca takip edebiliyor.
Star Trek'teki tek cihazla her şeyi tarayan sistemler henüz gerçek değil. Ancak dizinin gösterdiği temassız veya vücuda müdahale gerektirmeyen sağlık takibi fikri artık günlük hayatın bir parçası.