Havacılık siber güvenliği büyük oranda ağ tabanlı tehditlere odaklanırken, yürütülen yeni bir çalışma uçaklara yönelik fiziksel müdahalelerin oldukça düşük maliyet ve kısa sürede gerçekleştirilebileceğini gösterdi.
Gövde altındaki kilitli olmayan bir kapaktan uçuş bilgisayarına erişmenin, sanıldığından çok daha kolay olduğu kanıtlandı. Kaliforniya Üniversitesi San Diego ve Oberlin College bünyesindeki araştırmacılar, havacılık dünyasındaki fiziksel güvenlik açıklarını gözler önüne seren çarpıcı bir çalışmaya imza attı. Geliştirilen madeni para büyüklüğündeki küçük bir donanım, Boeing 737 tipi yolcu uçaklarının kritik kontrol sistemlerine sızmayı başardı.
Baltimore kentinde düzenlenen USENIX Güvenlik Sempozyumu'nda sunulan bildiride, saldırının hızı ve ucuzluğu öne çıkıyor. Toplam maliyeti 100 doları bile bulmayan prototip, uçağın burun kısmındaki elektronik bölmede yer alan bakım portuna takıldı. Havalimanı personelinin rahatça ulaşabildiği bu alandaki kapağın kilitli olmaması büyük bir zafiyet doğuruyor. Araştırma ekibi, Wi-Fi desteği barındıran modülün uçağın kablosuz ağı üzerinden internete bağlanabildiğini ve kurulumun sadece 60 saniyede tamamlandığını tespit etti.
Sistem pilotlardan habersiz rotayı değiştirebilir
Aparatın asıl tehlikeli yanı, uçuş planını yöneten bilgisayar (FMC) ile pilot ekranı (MCDU) arasındaki veri akışına doğrudan müdahale edebilmesinde yatıyor. Cihaz, rotada yapılan sapmaları kokpite hiç yansıtmayabiliyor. Bu durum, otomatik pilotun uçağı tamamen farklı bir hava sahasına yönlendirmesine zemin hazırlaması demek. Üstelik kalkış anı için kritik önem taşıyan ağırlık, denge ve dış sıcaklık verilerinin de manipüle edilebileceği belgelendi.
Tehdidin boyutlarına rağmen üretici kanadı durumu daha sakin karşılıyor. Durumun ilk olarak 2020 yılında iletildiği Boeing, uçak içi mevcut güvenlik katmanlarının ve sistem mimarisinin gerçek dünyadaki olası saldırı risklerini sınırlandırmada yeterli olduğunu savunmaya devam ediyor.