25 milyar kilometre uzakta yaşam mücadelesi: Voyager 1'den bir fedakarlık daha...

İnsanlık tarihinin en uzağa giden temsilcisi Voyager 1, yıldızlararası boşluktaki 49 yıllık görevini sürdürebilmek için kritik bilimsel aygıtlarından birini daha devre dışı bıraktı. Plütonyum yakıtı azalan uzay aracını hayatta tutmaya çalışan NASA, şimdi büyük bir manevraya hazırlanıyor.

25 milyar kilometre uzakta yaşam mücadelesi: Voyager 1'den bir fedakarlık daha...

Dünya’dan tam 25 milyar kilometre uzakta, zifiri karanlıkta süzülen Voyager 1, yarım asra yaklaşan yolculuğuna devam edebilmek için en zorlu fedakarlıklarından birini daha yaptı. 1977 yılında Jüpiter ve Satürn'ü fotoğraflamak için fırlatılan emektar uzay aracı, şu an hayatta kalabilmek için adeta kendi parçalarından vazgeçiyor.

NASA mühendisleri, kritik seviyeye düşen enerji seviyesini dengelemek amacıyla, 49 yıldır kozmik ışınları ve iyonları takip eden Düşük Enerjili Yüklü Parçacık (LECP) deneyini kapatma kararı aldı. Bu hamle, emektar elçinin kalbinin biraz daha uzun süre atabilmesi için atılmış stratejik bir adım.

Voyager 1'in içindeki plütonyum yakıtı her geçen gün tükeniyor ve araç her yıl yaklaşık 4 watt güç kaybediyor. Mühendislik ekibi için asıl mesele sadece elektriği korumak değil; aynı zamanda dondurucu yıldızlararası soğukta yakıt hatlarının donup çatlamasını engelleyecek ısıyı içeride tutabilmek. LECP enstrümanının devre dışı bırakılması, bu hassas ısı dengesini korumak adına verilen zorunlu bir ödün. Kapatma işlemiyle kazanılan enerjinin, araca yalnızca bir yıl civarında bir ek süre kazandıracağı tahmin ediliyor.

"Büyük Patlama" manevrası: Riskli bir geri dönüş planı

NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL), bu kısa süreli çözümlerle yetinmeyip "Büyük Patlama" (Big Bang) adını verdikleri riskli bir operasyona hazırlanıyor. Bu plan kapsamında, araçtaki bazı eski sistemlerin tamamen kapatılıp yerlerine daha az güç tüketen alternatiflerin devreye sokulması hedefleniyor. Eğer bu tehlikeli kumar başarıyla sonuçlanırsa, kapatılan bazı bilimsel aygıtların - belki de LECP'nin bile - yeniden canlandırılması mümkün olabilecek. Prosedürün önce Voyager 2 üzerinde Mayıs ve Haziran aylarında test edilmesi, Temmuz ayında ise asıl kritik hamlenin Voyager 1 için yapılması planlanıyor.

Güneş sisteminin sınırlarını belirleyen heliopoz bölgesinden hala veri gönderen Voyager 1 ile iletişim kurmak, devasa bir sabır gerektiriyor. Işık hızıyla giden bir sinyalin araca ulaşması tam 23 saat sürüyor. Bir komut gönderip sonucunu onaylamak, mühendisler için neredeyse iki tam gün süren gerilimli bir bekleyiş demek.

Bugün Voyager 1 üzerinde sadece iki, Voyager 2 üzerinde ise üç aktif bilimsel enstrüman çalışmaya devam ediyor. İnsan yapımı bir nesnenin, fırlatılmasından yarım asır sonra bile hala bizimle konuşuyor olması, modern bilimin ve mühendisliğin en büyük mucizelerinden biri olarak kabul edilebilir.