Akıllı saatler tıbbi teşhis cihazlarının yerini tutmasa da bazı durumlarda kullanıcıların ciddi sağlık sorunlarını erken fark etmesini sağlayabiliyor. 39 yaşındaki Joseph Holycross'un yaşadıkları da bunun dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Çarpıntı ve nefes darlığı yaşayan Holycross, akıllı saatinde gördüğü atriyal fibrilasyon uyarısının ardından hastaneye başvurdu ve yapılan tetkikler sonucunda açık kalp ameliyatına alındı.
Holycross bir süredir aşırı yorgunluk, çarpıntı ve nefes darlığı yaşıyordu. Ancak bu belirtileri yoğun çalışma temposuna ve fazla kafein tüketmesine bağlıyordu. Şikayetlerinin devam etmesi üzerine eşinin de ısrarıyla akıllı saatini kullanarak kalp ritmini kontrol etti.
Saatin atriyal fibrilasyon uyarısı vermesiyle durumun düşündüğünden daha ciddi olabileceğini fark eden Holycross, acil servise gitti. Hastanede yapılan incelemeler sonrasında açık kalp ameliyatı gerektiği belirlendi.
Doktorlar, zamanında müdahale edilmemesi halinde Holycross'un felç veya kalp krizi riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Akıllı saatin verdiği uyarının hastaneye başvuru sürecini hızlandırması, sağlık çalışanlarının da dikkatini çekti.
Akıllı saatlerde EKG nasıl çalışıyor?
Üst segment birçok akıllı saatte bulunan elektrokardiyogram özelliği, kalbin elektriksel aktivitesini ölçerek ritimdeki olası düzensizlikleri belirlemeye çalışıyor. Kullanıcı, cihaz üzerindeki sensöre parmağını yerleştirerek genellikle yaklaşık 30 saniye süren bir ölçüm yapıyor. Elde edilen veriler daha sonra yazılım ve algoritmalar tarafından analiz ediliyor.
Bu sistemler hastanelerde kullanılan 12 kanallı profesyonel EKG cihazları kadar kapsamlı veri sunmuyor. Dolayısıyla bir akıllı saatin verdiği sonuç, doktor değerlendirmesinin veya tıbbi teşhisin yerine geçmiyor. Buna karşılık bazı ritim bozukluklarının erken fark edilmesinde kullanıcıya önemli bir uyarı sağlayabiliyor.
Uyarı teşhis demek değil
Günümüzde çeşitli akıllı saatlerde bulunan EKG ve düzensiz kalp ritmi özellikleri belirli medikal onay süreçlerinden geçmiş olsa da cihazların gösterdiği sonuçlar tek başına kesin teşhis olarak değerlendirilmemeli.
Holycross'un yaşadığı olayda da belirleyici olan yalnızca saatin verdiği bildirim değildi. Çarpıntı ve nefes darlığı gibi fiziksel belirtilerle birlikte ortaya çıkan uyarının ardından sağlık kuruluşuna başvurması, sorunun tespit edilmesini sağladı.
Uzmanlar da giyilebilir cihazlardan elde edilen sağlık verilerinin kişinin yaşadığı belirtilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Olağan dışı bir ölçüm veya ciddi bir belirtiyle karşılaşıldığında ise kesin değerlendirme için sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.