1977'nin bilgisayarlarla Dünya'dan 24 milyar kilometre uzakta devam eden macera

Artemis 2 görevi yeni teknolojilerle Ay yörüngesine ulaşsa da, gerçek teknoloji mucizesi 24 milyar kilometre ötede yaşanıyor. 1977 model bilgisayarlarla çalışan Voyager sondaları, o zamandan beri veri göndermeye devam ediyor.

1977'nin bilgisayarlarla Dünya'dan 24 milyar kilometre uzakta devam eden macera

NASA’nın Artemis 2 göreviyle beraber gözler yeniden Ay’a çevrildi. Ay yörüngesinde dolaşan ve eve dönüş yoluna giren Orion kapsülü, elli yıl önceki Apollo görevlerinden 20 bin kat daha hızlı bilgisayarlarla donatılmış durumda.

Ancak derin uzayın karanlığında, en yeni teknolojilerin bile yanına yaklaşamadığı emektarlar da sessiz sedasız bir biçimde görevini sürdürüyor: Voyager sondaları. Modern bir akıllı telefonun içindeki tek bir fotoğraf dosyasından bile daha az hafızaya sahip olan bu sondalar, evimizden 24 milyar kilometre uzakta insanlığın sesini duyurmaya devam ediyor.

Voyager 1 ve 2’nin yolculuğu 1977 yılında başladı. O dönemde kişisel bilgisayar devrimi henüz emekleme aşamasındaydı. Bugün bu iki araç, Amerikan hükümetine ait hala aktif çalışan en eski bilgisayar sistemlerini taşıyor. Her iki sondada da toplamda üç farklı tipte altı bilgisayar var. Bu donanımların toplam işlem kapasitesi ise sadece 68 kilobayt seviyesinde. Günümüzdeki standart bir akıllı telefonun belleğinden yaklaşık 125 bin kat daha küçük bir güçten bahsediyoruz. Yine de bu donanımlar, Güneş Sistemi’ni terk edip yıldızlararası boşluğa giren ilk insan yapımı nesneler olmayı başardı.

Yıldızlararasından gelen veda şarkısı

Bu dayanıklı makinelerin kalbinde güneş ışığına ihtiyaç duymayan minyatür nükleer reaktörler gizli. Plütonyum-238 elementinin doğal radyoaktif bozunmasından elde edilen ısıyı elektriğe dönüştüren bu sistemler, onlarca yıldır araçlara enerji sağladı. Fakat nükleer bataryalar için de artık zaman daralmış durumda. Radyoaktif malzemenin tükenmesiyle birlikte NASA, sondaların ömrünü uzatabilmek için bazı bilimsel enstrümanları kapatmak gibi zor kararlar alıyor.

Tahminlere göre 2030’lu yılların başlarında Voyager’ların enerjisi tamamen tükenecek. Bu noktadan sonra sondalar, sessiz birer metal yığını olarak Samanyolu Galaksisi’nde sürüklenmeye başlayacak. Ancak bu durum onların tamamen yok olacağı anlamına gelmiyor. Bilgisayarları kapansa bile üzerlerinde taşıdıkları "Altın Plaklar" sayesinde insanlığın mirasını milyarlarca yıl boyunca koruyacaklar. 55 dilde selamlamalar, dünya müzikleri ve görüntüler içeren bu altın kaplama bakır diskler, bir gün onlara rastlayabilecek yabancı uygarlıklar için gönderilmiş zamansız mesajlar olarak karanlıkta ilerlemeye devam edecek.