Değiştirilebilir pillere dönüş: Telefonlarda mühürlü kapaklar açılıyor

Cihazların içini açmayı imkansız hale getiren teknoloji devlerine AB'den engel geldi. 2027 yılına kadar tüm telefonlar kolayca sökülebilir bataryalarla donatılacak. Üreticilerin yedek parça sağlamak zorunda kalacağı bu yeni dönemde, elektronik atıkların da büyük oranda azalması bekleniyor.

Değiştirilebilir pillere dönüş: Telefonlarda mühürlü kapaklar açılıyor

Akıllı telefon dünyasında yıllardır süregelen "incelik ve zarafet" yarışı, teknoloji devlerini cihazların içini adeta mühürlemeye itti. Bugün kullanılan ultra ince ve hafif modeller, pürüzsüz tasarımlarıyla göz kamaştırıyor. Ancak bu estetik odaklı yaklaşım, cihazın ömrünü tek bir parçaya, yani değiştirilmesi neredeyse imkansız hale getirilen bataryaya bağlıyor.

Avrupa Birliği’nin aldığı radikal karar ise bu gidişatı tersine çevirmeye hazırlanıyor. Yeni yasal düzenlemelerle birlikte telefonlar, kullanıcıların kolayca söküp takabileceği batarya yapısına geri dönebilir

AB’nin bu hamlesi sadece fiziksel bir değişiklikle sınırlı değil, batarya ekosistemini tamamen serbest bırakmayı hedefliyor. Belirlenen kurallara göre, yedek bataryaların cihazın teknik standartlarını karşılaması yeterli sayılacak. Yani telefon üreticileri, kullanıcıları sadece kendi markalı orijinal bataryalarını kullanmaya zorlayamayacak. Ayrıca şirketler, bir modelin üretimi durduktan sonra bile 5 ila 7 yıl boyunca yedek batarya tedarik etmekle yükümlü hale geliyor. Tüm bu değişim süreci için son tarih ise 18 Şubat 2027 olarak belirlendi.

Çevre dostu bir gelecek mi, tasarımda geriye gidiş mi?

Bu yasal zorunluluğun temelinde ciddi çevresel kaygılar yatıyor. Günümüzde bataryası zayıflayan birçok telefon, tamir maliyeti veya zorluğu nedeniyle doğrudan çöpe gidiyor. Kullanıcıların bataryayı kendi başlarına değiştirebilmesi, bir cihazın ömrünü yıllarca uzatabiliyor. Bu sayede hem elektronik atık miktarının azalması hem de mevcut cihazların yeniden kullanımının teşvik edilmesi söz konusu olacak. Aslında 2010’lu yılların ortasına kadar bu sistem oldukça yaygındı; ancak su geçirmezlik ve daha ince gövde arayışı, bataryaların kilitli kapılar ardına hapsedilmesine neden oldu.

Tasarım açısından bakıldığında ise teknoloji dünyasını bazı zorluklar bekliyor. Çıkarılabilir bir batarya mekanizması, cihazın içinde ek alan ve ekstra koruma katmanları gerektirdiği için telefonların yeniden biraz kalınlaşması kaçınılmaz bir hal alabilir. Üreticilerin hem şık hem de sökülebilir bir yapıyı nasıl harmanlayacağı büyük bir merak konusu.

Öte yandan, bu kural şu an için sadece Avrupa sınırları içerisinde geçerli görünüyor. Geçmişte USB-C girişine geçiş sürecinde olduğu gibi, AB’nin bu kararı tüm dünyayı etkisi altına alabilir. Şu an Amerika veya diğer pazarlar için benzer bir zorunluluk gündemde bulunmasa da 2027 yılı yaklaştıkça telefon üreticilerinin küresel stratejilerini bu yeni mimariye göre güncellemesi şaşırtıcı olmayacak.