İkinci Dünya Savaşı döneminde Japon İmparatorluğu, cephede esir aldığı müttefik askerlerini kendi ağır sanayisinde, maden ocaklarında ve askeri tersanelerinde iş gücü olarak kullanma yolunu seçmişti. Bu insanları fabrikalara ulaştırmak için de askeri kargo gemileri kullanılıyordu.
Ancak bu deniz yolculukları, tarihe "cehennem gemileri" adıyla geçecek kadar büyük bir dramı bünyesinde barındırıyordu. Esirler, ambarlarda nefes dahi alınamayan sıcaklıkla, açlıkla ve hızla yayılan salgın hastalıklarla boğuşarak hayatta kalmaya çalıştı. Pek çok asker henüz limana bile varamadan bu ambarlarda hayatını kaybetti. Sağ kalanları ise karada acımasız bir zorunlu çalışma süreci bekliyordu.
İşte bu nakil operasyonlarından biri, 21 Eylül 1944 tarihinde büyük bir felaketle sonuçlandı. İşgal altındaki Manila limanından hareket eden "Hōfuku Maru" isimli gemi, müttefik kuvvetlerin fırlattığı bir torpidoya hedef oldu. Aldığı ağır hasar yüzünden sadece üç dakika içinde sulara gömülen kargo gemisi, ambarlarında kilitli kalan yaklaşık bin İngiliz ve Hollandalı savaş esirine dipsiz bir mezar oldu.
Belgelerin izinde 48 kilometrelik sapma
Savaşın karmaşasında derinliklere gömülen bu geminin tam konumu, aradan geçen 82 yıla rağmen bir türlü belirlenememişti. Araştırmacılar, gizemi çözebilmek amacıyla hem Amerikan hem de Japon askeri arşivlerindeki eski evrakları inceleme altına aldı. Titizlikle yürütülen bu teorik çalışmalar meyvesini verdi ve geminin aslında resmi kayıtlarda batan yer olarak gösterilen noktadan yaklaşık 48 kilometre daha uzakta olduğu saptandı.
Özellikle Japon konvoy kayıtlarında saldırı anına dair tutulan koordinatlar, su altı ekibine aradığı yönü gösterdi. Bilgiler doğrultusunda Filipinler'in Zambales bölgesi açıklarında sonar cihazlarıyla tarama faaliyeti başlatıldı. Çalışmalar neticesinde, yaklaşık 50 metre derinlikte daha önce haritalarda yer almayan büyük bir batık tespit edildi. Gerçekleştirilen derin dalış operasyonları, savaşın soğuk yüzünü ve ambarlarda can veren esirlerin kemik kalıntılarını gün yüzüne çıkardı.
Planlar eşleşti, belgesel yola çıktı
Deniz arkeologları ile su altı görüntüleme uzmanları, batığın aslına uygun üç boyutlu modellerini hazırlayarak işe koyuldu. Elde edilen dijital veriler geminin orijinal mühendislik planlarıyla kıyaslandığında; gövde boyutları, torpidonun açtığı yara ve batış tarihi gibi tüm detaylar Hōfuku Maru'yu işaret etti. Böylece onlarca yıldır süren belirsizlik kesin olarak son buldu.
Tarihçiler, cehennem gemilerinde yaşananların insanlık hafızasından silinmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Yıllar süren emeğin ve tehlikeli dalışların öyküsü, yakın zamanda Discovery Channel ekranlarında yayınlanacak özel bir belgeselle izleyicilere aktarılacak.