Detroit Rip-Rap: Hurda arabalardan set çekilen kanyon

Utah'taki 89 numaralı otoyolu korumak için kullanılan onlarca eski otomobil, bugün bölgenin en tuhaf turistik duraklarından biri. Bin yıllık kaya resimlerinin hemen yanı başında yükselen bu "Detroit mirası", zamana karşı direniyor.

Detroit Rip-Rap: Hurda arabalardan set çekilen kanyon

ABD'nin Utah eyaletinin coğrafyası, binlerce yıllık kaya resimlerine ve kadim yerleşim izlerine ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Ancak Kanab şehrinden 89 numaralı rotaya saptığınızda, bu tarihsel dokunun ortasında, sanayi devriminin paslı mirasıyla karşılaşmak oldukça sarsıcı bir deneyim sunuyor.

Catstair Kanyonu’nun duvarlarına gömülmüş, otomobil iskeletlerinden oluşan devasa istinat duvarı, doğanın hırçınlığı ile insan mühendisliğinin en tuhaf buluşmalarından biri durumunda. Yerel halkın "Detroit Rip-Rap" olarak adlandırdığı bu sıra dışı yapının hikayesi 1960’lara dayanıyor. Bölgedeki şiddetli yağışlar kanyon tabanını oymaya başlayınca yukarıdan geçen 89 numaralı otoyol ciddi bir çökme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Dönemin mühendisleri, erozyonu durdurmak adına geleneksel kaya dolgular yerine oldukça yaratıcı ve sıra dışı bir yönteme başvurdu: Detroit fabrikalarından çıkan, artık hurdaya dönmüş onlarca otomobili birer inşaat malzemesine dönüştürdüler.

İçleri kaya, çakıl ve toprakla doldurulan bu ağır metal kütleleri birbirine bağlanarak kanyon duvarına dev bir set çekildi. Metalin dayanıklılığı ve otomobillerin birbirine kenetlenen yapısı, kanyonun içinden hızla akan sel sularının yıkıcı gücünü emerek dağıtmayı başardı. Bugün bu "çelik duvar", otoyolu güvenceye alan modern bir anıt olarak varlığını sürdürüyor.

Bin yıllık tarihle sanayi mirasının buluşması

Catstair Kanyonu’nu bu denli ilginç kılan asıl unsur, yan yana duran iki farklı dönemin mirası. Kanyonun hemen yakınındaki kaya duvarlarında, bölgenin ilk sahiplerine ait piktogramlar ve petroglyph adı verilen binlerce yıllık kaya resimleri var. Bir yanda yerli halkın fısıldadığı kadim hikayeler, diğer yanda ise geçen yüzyılın sanayi devrimini temsil eden paslı kaportalar...

Günümüzde ziyaretçiler, paslanmış motor bloklarının arasından geçerken zamanın akışına şahitlik ediyor. Sanayi mirasının bu paslı "tuğlaları", artık bir nevi sanat eserine dönüşmüş durumda. Bin yıllık yerli kültürü ile 1960'ların çelik canavarlarının sessizce birbirine baktığı bu kanyon, Amerika’nın değişen çehresini anlatan eşsiz bir açık hava müzesini andırıyor.