Yeni nesil sürücüler için direksiyon başına geçmek artık sadece vitese takıp gaza basmaktan ibaret değil; akıllı telefonların navigasyon uygulamalarını açmak bu ritüelin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Carmoola tarafından 2000 katılımcıyla gerçekleştirilen yeni bir araştırma, sürücülerin teknolojiye olan bağımlılığının kuşaklar arasında nasıl derin bir uçurum yarattığını gözler önüne seriyor. Özellikle Z kuşağı ve genç Y kuşağı temsilcileri, her gün gittikleri market yolunda bile dijital bir rehber olmadan kendilerini güvende hissetmiyor.
Araştırma sonuçlarına göre, 25-34 yaş aralığındaki sürücülerin yaklaşık üçte biri, navigasyon kullanımını tartışmaya kapalı bir zorunluluk olarak görüyor. Bu genç sürücülerin %20'si, çok kısa mesafeler için bile Google Maps veya Waze gibi uygulamalardan destek alıyor. Sosyal medyada bu durumu dürüstçe itiraf eden kullanıcılar, "Kendi mahallemden dışarı navigasyonsuz çıkamam" ya da "Sürekli gittiğim yere bile GPS olmadan gidemiyorum" gibi yorumlarla dijital bağımlılığın boyutunu ortaya koyuyor.
Kaybolma korkusu ve beynin kapanan bölümleri
Yaş ilerledikçe teknolojiye duyulan güven yerini tecrübeye ve yol tabelalarına bırakıyor. 45 yaş üstü sürücülerin sadece küçük bir kısmı her yolculukta navigasyona ihtiyaç duyarken, %15'lik bir kesim bu cihazları neredeyse hiç kullanmıyor. Olası bir sinyal kesintisi durumunda ise kuşaklar arasındaki fark daha da belirginleşiyor. İleri yaştaki sürücüler tabelaları ve binaları takip ederek yollarını bulabileceklerini söylerken, gençlerin dörtte biri hemen sağa çekip birine yol sormayı tercih ediyor.
Ancak bu teknolojik kolaylığın beyin üzerinde beklenmedik bir etkisi var. University College London tarafından yapılan bir araştırma, navigasyon cihazı kullanmanın beynin belirli bölümlerini adeta devre dışı bıraktığını ortaya koydu. Uzmanlar, gönüllülerin beyinlerini tarayarak yaptıkları deneyde, kendi çabasıyla yol bulan kişilerin hafızadan sorumlu "hipokampüs" ve karar verme mekanizması olan "prefrontal korteks" bölgelerinde yoğun bir hareketlilik saptadı.
Buna karşın, sadece ekrandaki talimatları izleyen sürücülerin beyninde hiçbir ek aktivite gözlemlenmedi. Dr. Hugo Spiers, teknoloji bize nereye gideceğimizi söylediğinde beynimizin çevremizdeki sokaklara olan ilgisini tamamen kestiğini ve bir anlamda kendini uyku moduna aldığını vurguluyor. Bu durum, dijital asistanların konforumuzu artırırken bilişsel harita yeteneğimizi nasıl körelttiğini de açık bir şekilde kanıtlıyor.