Kenya'da 28 yaşındaki bir kadın hastada, mevcut dört ana mantar ilacı sınıfının tamamına direnç gösteren Candidozyma auris (eski adıyla Candida auris) enfeksiyonu tespit edildi. Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırma, dünya genelinde belgelenen ikinci tam dirençli C. auris vakasını ortaya koyarken, mantarın bu direnci önceki vakadan bağımsız olarak geliştirdiğini gösterdi.
Hasta, planlı bir ameliyatın ardından cerrahi bölgede enfeksiyon gelişmesi üzerine tedavi altına alındı. İlk aşamada bakteriyel enfeksiyon ihtimaline karşı antibiyotik verilse de şikayetler devam etti. Ameliyat yarasından alınan örneklerin incelenmesi sonucunda C. auris tespit edildi.
Laboratuvar testleri, mantarın dört temel antifungal ilaç sınıfının tamamına dirençli olduğunu doğruladı. Hastanede enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yönelik özel tedbirler uygulandı ancak araştırmada hastanın son sağlık durumu hakkında bilgi paylaşılmadı.
Mantar ilaçlara karşı bağımsız direnç geliştirmiş
C. auris, sağlıklı bireylerin cildinde herhangi bir belirtiye neden olmadan bulunabiliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıflamış veya ciddi sağlık sorunları yaşayan kişilerde ölümcül enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu mantarı özellikle tehlikeli hale getiren özelliklerden biri, tedavide kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirebilmesi. Dört ana antifungal sınıfına birden dirençli ilk vaka 2022 yılında kaydedilmişti.
Kenya'daki vakayı farklı kılan ise genom analizinin sonuçları. Araştırmacılar, yeni suşun 2022'deki örnekten farklı direnç mutasyonları taşıdığını belirledi. Bu bulgu, mantarın aynı düzeyde ilaç direncini birbirinden bağımsız süreçlerle geliştirebildiğine işaret ediyor.
En az 50 ülkede tespit edildi
C. auris enfeksiyonları dünya genelinde giderek daha fazla görülüyor. En az 50 ülkede varlığı doğrulanan mantar, ABD'de 2024 yılında 6 bin 304 vakayla yıllık rekor seviyeye ulaştı.
Bununla birlikte, mevcut tüm temel antifungal ilaç gruplarına dirençli örnekler halen oldukça nadir. Hastanelerde uygulanan izolasyon ve enfeksiyon kontrol önlemleri de mantarın yayılmasını sınırlamada kritik rol oynuyor.
Araştırmacılar, özellikle yeni nesil tedavilere erişimin sınırlı olduğu ülkelerde tam dirençli suşların ciddi bir tehdit oluşturabileceğini vurguluyor. Bilim insanları aşılar dahil yeni korunma ve tedavi yöntemleri üzerinde çalışırken, aynı direncin farklı suşlarda bağımsız biçimde ortaya çıkması gelecekteki salgınlara ilişkin endişeleri artırıyor.