Geceyi güneş ışığıyla aydınlatacak uyduya izin çıktı

Reflect Orbital, güneş battıktan sonra belirli bölgeleri uzaydaki aynalarla aydınlatma planında önemli bir eşiği geçti. İlk gösteri uydusu için FCC izni alan şirketin uzun vadeli hedefi 50 bin uyduluk bir ağ kurmak. Astronomlar ise projenin sonuçlarından endişeli.

Geceyi güneş ışığıyla aydınlatacak uyduya izin çıktı

Güneş battıktan sonra bir tarlaya, afet bölgesine ya da güneş enerjisi santraline gökyüzünden yeniden güneş ışığı göndermek kulağa bilim kurgu fikri gibi gelebilir. Reflect Orbital ise bunu gerçek bir hizmete dönüştürmek istiyor. Şirketin ilk gösteri uydusu Eärendil-1 için gerekli FCC iznini almasıyla proje artık uzayda yapılacak denemeye bir adım daha yaklaştı.

Planın merkezinde, yörüngede açılacak yaklaşık 18 x 18 metrelik Mylar tabanlı yansıtıcı bir panel bulunuyor. Uydu güneş ışığını karanlık taraftaki belirli bir kara veya deniz alanına yönlendirecek. Reflect Orbital bu yöntemi özellikle güneş enerjisi tesislerinin çalışma süresini uzatmak için kullanmak istiyor.

Şirketin sıraladığı olası kullanım alanları bununla sınırlı değil. Tarımsal üretime destek verilmesi, şehirlerde belirli bölgelerin gece aydınlatılması ve afet alanlarında geçici ışık sağlanması da projenin hedefleri arasında. Ancak bir aynayı uzaya göndermek ile geceleri sürekli güneş ışığı sağlamak arasında oldukça büyük bir fark var.

Bir uydu yalnızca birkaç dakika yetiyor

Alçak Dünya yörüngesindeki bir uydu çok yüksek hızla hareket ettiği için aynı bölgenin üzerinde uzun süre kalamıyor. Yapılan hesaplamalara göre tek bir uydu, uygun konumdayken belirli bir noktaya en fazla yaklaşık 3,5 dakika boyunca ışık gönderebilir. Reflect Orbital bu sorunu çok sayıda uyduyu peş peşe kullanarak aşmayı planlıyor. Şirketin uzun vadeli hedefinde 2035 yılına kadar yaklaşık 50 bin aynalı uydu bulunuyor. Böylece bir uydu hedef bölgeden uzaklaşırken sıradaki ayna görevi devralabilecek.

Projenin bir başka iddialı hedefi de yeryüzüne öğle saatlerindeki güneş ışığının yüzde 20’sine ulaşan bir aydınlık sağlamak. Ancak bu noktada ölçek daha da büyüyor. Astronom Michael Brown’ın hesaplamasına göre 54 metre genişliğindeki aynalar kullanılsa bile tek bir bölgeyi bu seviyede aydınlatmak için yaklaşık 3 bin uyduya ihtiyaç var.

Üstelik bu 3 bin uydu da aynı noktada yalnızca birkaç dakikalık aydınlatma sağlayabiliyor. Sürenin saatlere çıkarılması için çok daha büyük bir uydu filosunun devreye girmesi gerekiyor. Bu tablo, projenin maliyeti ve uygulanabilirliği konusunda önemli soruları beraberinde getiriyor.

Astronomların asıl kaygısı gece gökyüzü

Tartışmanın diğer tarafında ise uzay aynalarının çevresel etkileri var. Büyük uydu ağları zaten astronomi dünyasında ışık kirliliği nedeniyle uzun süredir eleştiriliyor. Reflect Orbital’ın sistemi ise sıradan bir iletişim uydusundan farklı olarak güneş ışığını kasıtlı biçimde Dünya’ya yönlendirmek üzere tasarlanmış durumda.

Amerikan Astronomi Topluluğu, Eärendil-1 için FCC’ye yaptığı başvuruda projenin hem profesyonel hem de amatör astronomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. Çok parlak bir uydu teleskop görüntülerini bozabilir, hassas algılayıcıları geçici olarak kullanılamaz hale getirebilir. Aynanın dürbün veya teleskop gibi optik araçlarla izlenmesi halinde göz sağlığı açısından risk oluşabileceği de dile getirilen kaygılar arasında.

Sorun yalnızca ışığın hedeflendiği bölgeyle sınırlı kalmayabilir. Atmosferdeki saçılma nedeniyle aydınlatılan alanın çevresinde de gökyüzü parlaklığı artabilir. Üstelik uydular bir hedeften diğerine yönelirken yansıyan ışığın geniş bölgeler üzerinden geçmesi söz konusu.

Uydu şirketlerinin parlaklığı azaltmak için yüzey kaplamaları ve aracın uzaydaki yönünü değiştirme gibi yöntemler üzerinde çalışması yeni değil. Reflect Orbital açısından ise temel bir çelişki var: Bu uyduların görevi zaten mümkün olduğunca güçlü biçimde ışık yansıtmak.

50 bin uydu doğal geceyi nasıl etkiler?

Astronomların itirazları yalnızca teleskop gözlemleriyle ilgili değil. Gece ortaya çıkan yapay ışığın hayvanların günlük ritimleri, beslenme davranışları, üreme süreçleri ve kış uykusu gibi doğal döngüler üzerinde etkisi bulunabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tek bir gösteri uydusu ile 50 bin araçtan oluşabilecek gelecekteki ağın etkisini birbirinden ayırmak gerekiyor. Eärendil-1 öncelikle teknolojinin çalışıp çalışmadığını gösterecek bir test niteliğinde. Asıl tartışma ise aynı sistemin on binlerce uyduya çıkarılması halinde başlayacak.

Reflect Orbital, geceleri kullanılabilecek yeni bir güneş ışığı kaynağı yaratmak istiyor. Bunun enerji, tarım ve acil durum çalışmaları için vaat ettiği avantajlar var. Fakat aynı ışığın astronomi, doğal yaşam ve insanların alıştığı gece gökyüzü üzerinde yaratacağı sonuçlar henüz yanıtlanmış değil.