Polonya'daki bir hurdalıkta sıradan bir otomobil parçası arayan bir kişinin karşısına çıkan demir obje, yaklaşık 1800 yıl öncesine uzanan bir keşfin başlangıcı oldu. Hurdalıkta bulunan kalkan parçasının müzeye ulaştırılmasıyla yapılan incelemelerde, nesnenin içinde yakılmış insan kemikleri bulundu.
Keşif, Ağustos 2026'da Ukrayna sınırına yakın Hrubieszów kasabasındaki bir hurdalıkta gerçekleşti. Objenin fotoğrafını çeken kişi, görüntüleri Hrubieszów'daki Rahip Stanisław Staszic Müzesi'ne gönderdi. Bunun ardından başlatılan inceleme, parçanın sıradan bir metal eşya olmadığını ortaya çıkardı.
Arkeologların incelediği parça, bir kalkanın ahşap ve deri bölümlerini bir arada tutan demir kalkan göbeğinden oluşuyordu. Ahşap ve deri kısımlar zaman içinde çürüyerek ortadan kaybolmuştu. Demir bölümün sivri yapısı ise parçanın ikinci yüzyılda Vandal toplulukları tarafından üretilen bir kalkana ait olduğunu gösterdi.
Asıl dikkat çekici bulgu ise demir parçanın içinde saklıydı. Kurumuş toprak kütlesinin incelenmesi sırasında yakılmış insan kemikleri tespit edildi. Müze temsilcilerine göre hem demir yüzeyindeki izler hem de yanmış kemikler, Vandalların geleneksel ölü yakma ritüelleriyle bağlantılı bir defin sürecine işaret ediyor. Bu nedenle bulunan kalkan parçasının bir Vandal savaşçısına ait olduğu değerlendiriliyor.
Mezarlığın geri kalanı nerede?
Cermen halklarından biri olan Vandallar, bu dönemde bugünkü Polonya topraklarında varlık gösteriyordu. Daha sonraki süreçte Roma İmparatorluğu'na yönelik istilaların ardından güneye ilerleyen topluluk, MS 429 yılında Kuzey Afrika'ya yerleşti.
Buluntunun ilişkilendirildiği Vandal mezarının ana bölümü ise zaman içerisinde ortadan kalkmış durumda. Uzmanlar, tahrip olan defin alanında savaşçıya ait başka eşyaların da bulunmuş olabileceğini düşünüyor.
Kılıç, mızrak ucu, kemer tokası veya pelerin kopçası gibi parçalar mezarın diğer unsurları arasında yer almış olabilir. Ancak uzmanlara göre bu eşyalara ilişkin izler tamamen kaybolmuş durumda. Hurdalıkta ortaya çıkan tek demir parça ise yaklaşık 1800 yıl önce gerçekleşen bir defin törenine dair beklenmedik bir ipucu sağladı.