Sosyal medya platformlarında kullanıcıların ne göreceğine algoritmaların mı yoksa zaman sıralamasının mı karar vermesi gerektiği tartışması yeniden gündemde. Instagram yöneticisi Adam Mosseri, kronolojik akışın sanıldığı kadar kullanıcı dostu olmadığını savunarak böyle bir sistemin insanları daha fazla içerikle karşı karşıya bırakacağını söyledi.
Mosseri’nin açıklamaları, Avustralya hükümetinin hazırladığı “My Feed, My Way” adlı yasal düzenleme teklifinin hemen ardından geldi. Tasarı, sosyal medya şirketlerinin kullanıcılara algoritmik önerilerden bağımsız bir akış seçeneği sunmasını zorunlu hale getirmeyi amaçlıyor. Düzenleme yasalaşırsa kullanıcılar yalnızca takip ettikleri hesaplardan gelen içerikleri görebilecekleri bir akış tercih edebilecek. Kurala uymayan platformlar ise 109,2 milyon Avustralya dolarına kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.
Instagram ve Facebook gibi platformlarda bir dönem varsayılan sistem olan ters kronolojik akış, zaman içinde yerini yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş sıralamaya bıraktı. Mosseri ise eski sisteme dönüş talebinin toplumun geneline yayılmadığını, daha çok sesi yüksek çıkan sınırlı bir kullanıcı grubundan geldiğini öne sürdü. Instagram yöneticisine göre arkadaşlar ve aile üyeleri, markalar, yayıncılar ve profesyonel içerik üreticileri kadar sık paylaşım yapmıyor. Bu nedenle yalnızca zamana göre sıralanan bir akışta kullanıcıların karşısına daha fazla kurumsal ve ticari içerik çıkabilir.
Mosseri, böyle bir değişikliğin kullanıcıların akışta çok daha fazla içerikle karşılaşmasına yol açacağını savundu. Bunun platform kullanım süresini ve gönderilerin erişimini düşürebileceğini, sonuçta kullanıcı memnuniyetinin de azalabileceğini belirtti.
Algoritmalar üzerindeki baskı büyüyor
Tartışmanın diğer tarafında ise sosyal medya algoritmalarına yönelik uzun süredir devam eden eleştiriler var. Eleştirmenler, TikTok, X ve Instagram gibi platformların etkileşimi artırmak amacıyla aşırı, zararlı veya nefret içeren paylaşımları öne çıkarabildiğini savunuyor. Bu sistemlerin özellikle reşit olmayan kullanıcılar üzerindeki etkileri ve toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği iddiası, birçok ülkede düzenleyicilerin gündemine girmiş durumda.
Meta’nın geçtiğimiz ay 29 ABD eyaletiyle vardığı 23 milyar dolarlık mahkeme uzlaşmasında da genç kullanıcıların ruh sağlığı ve algoritmik içerik önerileri önemli başlıklardan biri oldu. Şirket suçlamaları kabul etmedi ancak ABD’deki genç kullanıcılara algoritmik olmayan kronolojik akış seçeneği sunmayı taahhüt etti.
Instagram’da seçenek var ama kolay bulunmuyor
Instagram’da kullanıcıların yalnızca takip ettikleri hesapların gönderilerini görmesini sağlayan bir seçenek halihazırda bulunuyor. Ancak bu özelliğin arayüz içinde yeterince görünür olmadığı yönünde eleştiriler var. Mosseri, kronolojik akış seçeneğinin kasıtlı biçimde gizlenmediğini söyledi. Buna karşılık özelliğin kullanıcılar tarafından daha kolay bulunabilecek hale getirilebileceğini de kabul etti.
Instagram yöneticisi aynı zamanda “Algo Talks” adlı bir proje yürütüyor. Bu çalışma kapsamında platformun öneri sistemlerinin arkasındaki büyük dil modellerini ve kullanıcıların Keşfet ile Reels bölümlerindeki kontroller aracılığıyla gördükleri içerikleri nasıl etkileyebileceklerini anlatıyor.