NASA bünyesinde görev yapmış eski bir alt yüklenici olan Donna Hare, kurumun uzaydan gelen görüntüleri halka sunmadan önce büyük bir dikkatle incelediğini iddia etti. Uzun yıllar grafik tasarım tarafında çalışan Hare, fotoğraflarda yer alan tanımlanamayan uçan nesnelerin (UFO) özel laboratuvarlarda hava fırçası yardımıyla silindiğini söylüyor. Bu iddialar, özellikle 1960 ve 1980 yılları arasındaki dönemde NASA içerisindeki gizli prosedürlere dair şüpheleri de diri tutuyor.
Hare, 1970'lerin başında Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nde bulunduğu sırada bir teknisyenin kendisine gösterdiği fotoğraftan bahsediyor. Fotoğrafta bir çam ağacı tarlası üzerinde süzülen, beyaz ve yuvarlak bir cisim görünüyordu. Hare'in bu gizemli nesnenin ne olduğunu sorması üzerine aldığı yanıt oldukça netti: "Sana bunu söyleyemem." Ardından aldığı cevap ise çok daha çarpıcıydı; bu kareler halka servis edilmeden önce titizlikle temizlenmek zorundaydı.
Bu anlatılanlar sadece bir grafik tasarımcının hatıralarıyla sınırlı değil. Apollo görevlerinde yer alan astronotların da benzer durumlarla karşılaştığı uzun süredir konuşulan bir konu. Hare’in ifadelerine göre, Ay yüzeyine ayak basan astronotların neredeyse tamamı Dünya dışı araçlara şahitlik etti. Ancak ulusal güvenlik gerekçesiyle bu kişilere konuşmamaları için baskı yapıldı. Hatta astronotların, gördüklerini gizleyeceklerine dair ağır yaptırımlar içeren belgeler imzaladıkları öne sürülüyor.
Resmi kanallar ve gerçekler
Konu hakkında sessiz kalmayan tek isim Hare değil. Ay’a ayak basan altıncı insan olan Edgar Mitchell gibi tecrübeli astronotlar, kariyerlerinin sonraki yıllarında uzayda alışılmadık faaliyetlere tanık olduklarını ifade etti. Gordon Cooper'ın da insan yapımı hiçbir teknolojinin ulaşamayacağı hız ve irtifadaki nesneleri gökyüzünde gördüğüne dair itirafları, bu tür tartışmaların sadece komplo teorisi olmadığını düşündürüyor.
Geçtiğimiz günlerde gösterime giren "The Age of Disclosure" adlı belgesel, hükümet yetkilileriyle yapılan gizli görüşmeler ışığında bu küresel perdeleme sürecini mercek altına alıyor. Beyaz Saray, Pentagon’a elindeki UFO dosyalarını kamuoyuyla paylaşması yönünde talimat verdi. Temmuz 2026 itibarıyla açılan dosya paketleri, Apollo görevlerine dair ses kayıtlarını ve çeşitli görselleri içeriyor. Ancak paylaşılan bu belgeler arasında, Donna Hare’in bahsettiği manipüle edilmiş fotoğraflara dair net bir kanıta rastlanmadı. NASA ve hükümet cephesi, uzayda başka bir yaşama dair kesin delil bulunmadığı yönündeki resmi duruşunu savunmaya devam ediyor.