Nükleer sırlarla dolu süper bilgisayar emekli oldu: Sierra'nın fişi neden çekildi?

Dünyanın bir dönem en hızlı ikinci bilgisayarı olan Sierra artık yok. 650 metrekarelik alanı kaplayan bu devasa makine, neden hala çalışabilir durumdayken parçalara ayrıldı? Cevap, nükleer güvenlik protokollerinde ve yeni nesil "El Capitan" teknolojisinde gizli.

Nükleer sırlarla dolu süper bilgisayar emekli oldu: Sierra'nın fişi neden çekildi?

Devasa işlem gücüne sahip süper bilgisayarlar, görev süreleri tamamlanınca sıradan cihazlar gibi bir köşede unutulup gitmiyor. Onların emekliliği genellikle büyük bir titizlikle ve adeta bir tören eşliğinde gerçekleşiyor.

Bir zamanlar dünyanın en hızlı ikinci süper bilgisayarı unvanını taşıyan "Sierra" da bu kaderi paylaşan devlerden biri. 2025 yılının Ekim ayında fişi çekilen devasa makine, Kaliforniya'daki bir devlet laboratuvarında parçalarına ayrılarak tarihe karıştı. Yaklaşık yedi yıl boyunca ABD'nin nükleer cephaneliğinin bakımından sorumlu olan Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi için gizli simülasyonlar yürüten Sierra, görev süresini tamamlayarak yerini kendisinden çok daha güçlü haleflerine bıraktı.

Binlerce işlemci ve grafik çipinin devasa raflar içinde uyumla çalışmasıyla hayat bulan Sierra, yaklaşık 650 metrekarelik bir alanı kaplayan 240 ayrı kabinden oluşuyordu. Zirve noktasında saniyede 94,64 petaflop gibi yüksek bir işlem hızına ulaşan bu makine, 2018 yılında görücüye çıktığında dünyanın en güçlü üçüncü bilgisayarı olarak listelere girdi. Aynı yıl içinde bir basamak daha tırmanarak ikinciliğe yerleşen Sierra, Tennessee'deki "Summit" adlı bir başka devle birlikte Amerikan yüksek performanslı hesaplama gücünün zirvesini temsil etti. Ancak teknoloji dünyasında hiçbir koltuk kalıcı değil; Sierra emekli edildiğinde dünya sıralamasında 23. basamağa kadar gerilemiş durumdaydı.

Neden hala çalışırken fişi çekildi?

Teknik olarak hala işlevsel olan bir sistemi kapatma kararı, aslında tamamen verimlilik ve sürdürülebilirlik hesaplarına dayanıyor. Bilim insanları bu durumu “küvet eğrisi” dedikleri bir süreçle açıklıyor. Donanımlar eskidikçe arıza yapma ihtimalleri artıyor ve sistem giderek daha az güvenilir bir hal alıyor. Sierra henüz bu son aşamaya gelmemiş olsa da hızla o yöne doğru ilerledi. Üstelik ne IBM ne de Nvidia artık içindeki özel çipleri üretmediği için bozulan bir parçayı tamir etmek imkansızlaştı. Yazılım desteğinin de sona ermesiyle birlikte, makineyi çalışır durumda tutmak devasa bir risk ve maliyet yükü haline geldi.

Asıl belirleyici faktör ise Sierra'nın hemen yanı başında yükselen "El Capitan" oldu. 2024 yılında devreye giren bu yeni süper bilgisayar, Sierra'dan yaklaşık 19 kat daha hızlı çalışıyor ve şu an dünyanın en hızlısı unvanının sahibi. El Capitan gibi bir dev varken, çok daha fazla enerji tüketen ve daha yavaş kalan Sierra'yı beslemek ekonomik olarak mantıklı bir tercih değil.

Fakat Sierra’yı ortadan kaldırmak, eski bir dizüstü bilgisayarı geri dönüşüme göndermek kadar basit bir işlem değil. İçerisinde Amerika'nın en gizli nükleer silah verilerini barındırdığı için imha süreci adeta bir operasyon titizliğiyle yürütüldü. Güvenlik protokolleri gereği lityum iyon piller elle söküldü, sistem kartları ve işlemciler endüstriyel makinelerde paramparça edildi. Hatta verilerin geri döndürülemez olduğundan emin olmak için flaş bellek bileşenleri öğütülerek toz haline getirildi.