Pankreas kanserinde ölümcül döngüyü kıran ilaç: Süreyi ikiye katlıyor

Teşhisi zor, tedavisi neredeyse imkansız görülen pankreas kanserine karşı geliştirilen yeni bir ilaç, son evredeki hastaların ömrünü uzatmayı başardı. Klinik testlerde geleneksel kemoterapiyi geride bırakan günde tek dozluk hap, ağır yan etkileri azaltarak hastalara kaliteli zaman sunuyor.

Pankreas kanserinde ölümcül döngüyü kıran ilaç: Süreyi ikiye katlıyor

Tıp, uzun yıllardır en çaresiz kaldığı ve tedavi seçeneklerinin tıkandığı alanlardan biri olan pankreas kanserine karşı önemli bir başarı elde etti. Son evredeki hastalar için adeta bir dönüm noktası olarak nitelendirilen deneysel bir ilaç, hayatta kalma sürelerini ciddi oranda uzatarak bilim insanlarını heyecanlandırdı.

Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 60 bin yeni vaka ile nispeten nadir görülen bu tür, ölümcül sonuçlarıyla biliniyor. Üstelik hayatta kalma oranı en düşük kanser türü olarak da kayıtlara geçmiş durumda.

Hastalığın bu derece tehlikeli olmasının temel sebebi, ilk evrelerde tamamen sessiz ve sinsi bir şekilde ilerlemesi. Sarılık, şiddetli karın ağrısı veya ani kilo kaybı gibi belirgin şikayetler baş gösterdiğinde, tümör genellikle çoktan diğer organlara yayılmış oluyor. Üstelik rutin bir tarama testinin bulunmaması, erken teşhis ihtimalini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Hassas konumu sebebiyle cerrahi müdahalenin çok zor olduğu tümörlere karşı kemoterapi ve radyoterapi de çoğunlukla yetersiz kalıyor.

Revolution Medicines isimli şirketin nisan ayında paylaştığı klinik sonuçlar ise bu karamsar tabloyu tamamen değiştirme potansiyeline sahip.

Pankreas kanseri vakalarının yüzde 95'inden fazlasını "PDAC" adı verilen özel bir doku türü oluşturuyor. Metastaz yapmış hastaların neredeyse tamamında ise KRAS adı verilen bir gendeki mutasyon öne çıkıyor. Bu genetik bozulma, hücre içindeki bir proteinin aşırı aktif hale gelmesine ve durmaksızın bölünmesine neden oluyor. Bilim insanlarının geliştirdiği ve "daraxonrasib" adı verilen günde tek dozluk yeni ilaç, tam olarak bu noktada devreye girdi. İlaç, kanserin büyümesini tetikleyen o özel proteini tamamen kapatmayı başarıyor.

Vücuduna kanser yayılmış 500 hasta üzerinde gerçekleştirilen Faz III klinik çalışmalarında, bu yeni yöntemin gücü test edildi. Sonuçlar, geleneksel damardan alınan kemoterapi uygulamalarıyla doğrudan karşılaştırıldı. İlacı kullanan hastaların, kemoterapi alanlara kıyasla hayatta kalma süresini yaklaşık iki katına çıkardığı gözlendi. Üstelik ağır yan etkiler nedeniyle kemoterapi grubundaki 11 hasta tedaviyi yarım bırakırken, yeni ilaç grubunda bu sayı sadece bir kişiyle sınırlı kaldı. Hap formundaki bu tedavi, hastaların tümör kaynaklı şiddetli ağrılarını kontrol altına almayı da kolaylaştırdı.

Onay süreci için geri sayım başladı

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin yıllık toplantısında detayları paylaşılan ve New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, tıp otoritelerinden tam not aldı. Şirketin tepe yöneticisi Dr. Mark A. Goldsmith, elde edilen bu net başarının ardından küresel onay başvuruları için hazırlıkları hızlandırdıklarını duyurdu.

Uzmanlar, bu gelişmenin pankreas kanserini tamamen ortadan kaldıran bir mucize olmadığını hatırlatıyor. Hastalık vücuttan tamamen silinmese de kişiye çok değerli, kaliteli ve uzun bir yaşam süresi sunuluyor. Yaklaşık 15 yıllık bir emeğin ve milyarlarca dolarlık bilimsel yatırımın ürünü olan bu tedavi yöntemi, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin resmi onayına sunulacak. Bilim insanları, ilacın çalışma mantığını temel alarak benzer gen mutasyonlarına sahip diğer dirençli kanser türlerini de alt etmenin yollarını şimdiden araştırmaya başladı.