Kara delikler, beyaz deliklere dönüşebilir mi?

Bilim dünyasının yıllardır tamamen buharlaşıp yok olduğunu düşündüğü mikroskobik kara deliklerin ömrü hakkında şaşırtıcı bir gerçek ortaya çıktı. Fizikçilerin geliştirdiği yeni matematiksel modelleme, bu antik yapıların evrenden bile daha uzun süre hayatta kalabileceğini gösteriyor.

Kara delikler, beyaz deliklere dönüşebilir mi?

Karanlık maddenin gizemini çözmeye çalışan astrofizik dünyası, evrenin ilk anlarında doğan ilkel kara deliklerin kaderine dair yeni matematiksel verilere ulaştı. Bilim insanları, bu mikroskobik kozmik yapıların zamanla buharlaşıp tamamen yok olduğunu düşünüyordu. Ancak yapılan son modellemeler, bu yapıların ömrünün zannedilenden çok daha uzun olabileceğini kanıtladı.

Hatta bu minik yapılar, evrenin mevcut yaşını geride bırakacak kadar hayatta kalma potansiyeli taşıyor. Henüz doğrudan gözlemlenemeyen ve teorik bir varsayım konumunda bulunan bu yapılar, beyaz deliklere dönüşerek uzay boşluğunda süzülmeye devam edebilir.

Planck kütlesinde devreye giren kuantum direnci

Ünlü fizikçi Stephen Hawking'in 1970'lerde geliştirdiği teori, kara deliklerin dışarıya "Hawking radyasyonu" adı verilen bir ısı sızdırdığını söyler. Kütle küçüldükçe sıcaklık artar ve bu sızıntı süreci hızlanarak şiddetli bir patlamayla son bulur. Devasa kara delikler bu enerjiyi çok yavaş tükettiği için milyarlarca yıl yaşayabilirken, ilkel olanların küçük kütleleri yüzünden çoktan yok olduğu tahmin ediliyordu.

Eberly Bilim Koleji'nden Daniel Paraizo ve ekibinin gerçekleştirdiği yeni hesaplamalar, bu döngünün sanıldığı gibi bitmediğini gösteriyor. Fizikte makroskobik kütle çekimi ile kuantum mekaniğinin kesiştiği, "Planck kütlesi" adı verilen kritik bir sınır mevcut. Yaklaşık 20 mikrograma, yani bir insan kaş kılı ağırlığına denk gelen bu eşik, tek bir temel parçacığın ulaşabileceği maksimum ağırlığı temsil eder. Eski teoriler, bir kara deliğin bu ağırlığa düştüğünde kalan son kütlesini bir saniyede saçıp yok olduğunu varsayıyordu.

Yeni bulgular ise tam bu kırılma noktasında kuantum dünyasının devreye girdiğini kanıtlıyor. Matematiksel modellere göre, orta büyüklükte bir asteroit kütlesiyle doğan bir ilkel kara delik, yaklaşık bir milyar yıl boyunca yavaşça radyasyon yayarak bu sınıra geriliyor. Eşiğe ulaştığında ise yok olmak yerine, kara deliğin ışığı bile hapseden dış sınırı, yani "olay ufku" yavaşça ortadan kalkıyor. Cisim bu aşamadan sonra kozmik bir beyaz delik gibi davranmaya başlıyor. Evrenin kuantum durumunu temizlediği düşünülen özel bir radyasyon yayma sürecine giren bu yapılar, evrenin erken döneminden günümüze uzanan kararlı birer imza gibi uzay boşluğunda süzülüyor.