Tuvalette sifon çekmek yalnızca suyun hazne içinde hareket etmesine neden olmuyor. Yeni bir araştırmaya göre bu sırada oluşan türbülans, gözle görülmeyen biyolojik parçacıkları havaya taşıyabiliyor ve bu parçacıklar yetişkinlerin nefes alma seviyesine kadar ulaşabiliyor.
Flinders Üniversitesi araştırmacılarının Science of The Total Environment dergisinde yayımlanan çalışması, sifon kullanımı sırasında oluşan aerosolleri inceleyen 22 farklı araştırmanın sonuçlarını bir araya getirdi. Analiz, yüksek hızlı su hareketinin mikroorganizmaları içeren küçük damlacıkları havaya fırlatabildiğini ortaya koydu. Araştırmada sifon sonrasında oluşan biyolojik aerosollerin yatayda 1,5 metreye, dikeyde ise 1,63 metreye kadar ulaşabildiği belirlendi. Bu yükseklik, yetişkinlerin solunum alanıyla örtüştüğü için parçacıkların doğrudan solunması ihtimalini artırıyor.
Havaya karışan damlacıkların sifon çekildikten sonra en az 20 saniye boyunca ortamda asılı kalabildiği de tespit edilmiş durumda. Ayrıca daha yüksek su hacmi kullanan sifonların daha fazla aerosol oluşturduğu görüldü. Bu parçacıkların kaynağı tuvalet haznesindeki veya kullanılan sudaki kirleticiler olabiliyor. Araştırmacılar, oluşan aerosollerin E. coli, Salmonella ve Clostridium difficile gibi hastalık yapabilen bakterileri taşıyabileceğine dikkat çekiyor.
Kapağı kapatmanın önemi
Çalışmanın baş araştırmacısı Lira Adiyani, sifon çekilmeden önce tuvalet kapağının kapatılmasının maruz kalınabilecek biyolojik yükü azaltabileceğini belirtiyor. Ancak kapağın kapalı olması parçacıkların dışarı çıkmasını tamamen engellemiyor.
Uzmanlara göre alınabilecek önlemler bununla sınırlı değil. Banyoların düzenli olarak havalandırılması ve tuvalet hijyenine dikkat edilmesi, havada dolaşan biyolojik parçacıkların oluşturabileceği riski azaltmada önemli role sahip.