Üniversite sıralarında başlayan bir hayal, Türk sanayisinin dışa bağımlılığını azaltacak somut bir başarıya dönüştü. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan, bitirme projesi kapsamında geliştirdiği "Yüksek Hızlı Elektrik Motoru" ile yerli mühendisliğin gücünü bir kez daha kanıtladı. Türkiye'de seri üretimi oldukça kısıtlı olan bu teknoloji, hem verimliliğiyle hem de sessiz çalışma prensibiyle dikkat çekiyor.
Projenin danışmanlığını üstlenen Prof. Dr. Erkan Meşe, ortaya çıkan ürünün teknik kapasitesine dair önemli ipuçları verdi. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan standart elektrik motorlarının genellikle dakikada 3 bin devir civarında döndüğünü belirten Meşe, genç mühendisin tasarladığı motorun tam 12 bin devir hızına ulaştığını açıkladı. Yüksek hızın beraberinde getirdiği teknik zorluklar, tasarım aşamasında yapılan özel dokunuşlarla aşılarak savunma sanayinden elektrikli araçlara kadar geniş bir yelpazede kullanıma hazır hale geldi.
Üniversite ve sanayi el ele verdi
Geliştirdiği motorun iç yapısında yaptığı özgün değişikliklerle verimliliği artıran Şevket Boyatan, projenin mutfağında yaşananları anlattı. Fırçasız motor kategorisinde yer alan bu tasarım, kapalı yapısı sayesinde gürültü kirliliğini minimuma indiriyor. Özellikle havalandırma ve pompa sistemleri gibi sessizliğin kritik olduğu alanlarda büyük avantaj sağlayan motorun prototip süreci, sanayi devlerinin desteğiyle tamamlandı. Tasarım ve analizleri bizzat yürüten Boyatan, üretim aşamasında Faz Elektrik ve Volt Bobinaj gibi yerli firmalarla iş birliği yaparak teorik bilgiyi sahaya taşıdı.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, bu başarının sadece bir öğrenci projesi olmadığını, üniversite-sanayi dayanışmasının en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Yüksek hızlı motor teknolojilerinde Türkiye’nin henüz istenen seviyede olmadığını ifade eden yetkililer, bu prototipin seri üretim için güçlü bir temel oluşturduğunu belirtiyor. Bu çalışma, sadece akademik bir başarı değil; yerli mühendisliğin sanayide nasıl karşılık bulabileceğini gösteren umut verici bir hamle olarak kayıtlara geçti.