Yayılan kanser hücreleri, ağır bir kalp rahatsızlığı ve ardından gelen şiddetli enfeksiyonlar... Yaşama şansı neredeyse tamamen tükendi gözüyle bakılan 60'lı yaşlarındaki bir hasta, tıbbın sınırlarını zorlayan bir sürecin odak noktası haline geldi.
Ciltte beliren birincil melanom operasyonla temizlendikten kısa bir süre sonra hastalık organlara sıçradı. Karaciğer, kemikler ve lenf düğümleri kanserli hücrelerin hedefi oldu. Bu durum üzerine vakit kaybetmeden başlatılan immünoterapi, karaciğerde gelişen hasar ve tümörlerin direnç göstermesi nedeniyle durdurulmak zorunda kalındı.
Organ harabiyeti ve kanserle boğuşan hasta, bu süreçte bir de aort darlığı teşhisiyle açık kalp operasyonuna alındı. Ameliyatın ardından gelişen koroner arter baypas enfeksiyonu tabloyu daha da ağırlaştırdı. Hastanın 5 yıllık yaşam beklentisi iyice düşmüşken, operasyondan yaklaşık iki ay sonra gerçekleştirilen rutin taramalarda mucizevi bir gerçek ortaya çıktı.
Vücuda yayılan tümörler, hiçbir ek kanser tedavisi verilmediği halde tamamen temizlenmişti. Altı yılı aşkın süredir tek bir kanser izi taşımadan yaşamına devam eden hasta, tıp dergilerine konu olan bu iyileşmeyle bilim insanlarını şaşkına çevirdi.
Arı sokmasıyla gelen bağışıklık
Araştırmacılar, yaşanan doku travmalarının ve geçirilen ağır cerrahi müdahalelerin bağışıklık sistemini aşırı seviyede tetiklediğini düşünüyor. Bu durum T hücreleri gibi savunma mekanizmalarını serbest bırakarak tümörleri yok etmiş olabilir.
Olayın bir diğer ilginç boyutu ise iyileşmeden iki yıl sonra yaşandı. Mesleği çiftçilik olan ve geçmişte defalarca arı sokmasına rağmen tepki vermeyen hasta, bir bal arısı sokması sonucu anafilaktik şoka girdi. BMJ Case Reports dergisinde yayımlanan vakayı inceleyen uzmanlar, sonradan beliren bu alerjiyi bağışıklık sisteminin ağır enfeksiyonlar ve ameliyatlar sonrası sıfırlanıp tamamen yeniden yapılandığının somut bir kanıtı kabul ediyor.