Tır dorsesi kadar uzun, bir tondan ağır: İşte Dünyanın en büyük yılanları

Bilim dünyasını şaşkına çeviren devasa fosiller, bugünün en büyük pitonlarını bile cüce bırakıyor. Kolombiya madenlerinde bulunan tek bir kemik parçasının izini süren araştırmacılar, tarihin en korkunç avcılarından birinin gerçek boyutlarını ve hüküm sürdüğü dönemi gün yüzüne çıkardı.

Tır dorsesi kadar uzun, bir tondan ağır: İşte Dünyanın en büyük yılanları

Doğa tarihinin derinliklerine indiğimizde karşımıza çıkan tablo, bugünün dev pitonlarını adeta birer oyuncak gibi gösteriyor. Günümüzde bir geyiği ya da timsahı midesine indiren yılanlar bizi dehşete düşürse de yaklaşık 60 milyon yıl önce yaşamış devasa canlıların yanında oldukça küçük kalıyorlar.

Dinozorların tarih sahnesinden çekilmesinin ardından, bugünkü Kolombiya ve Hindistan topraklarında hüküm süren bu sürüngenler, hayal gücünü zorlayan boyutlara ulaşıyordu. 2000’li yılların başında Kolombiya’daki kömür madenlerinde çalışan araştırmacılar, kendilerini adeta bir kemik tarlasının içinde buldu. Çıkarılan yüzlerce fosil arasından bir tanesi ise diğerlerinden çok farklıydı. Başlangıçta timsah kalıntısı sanılan tek bir omurga kemiğinin, dikkatli incelemeler sonucunda tarihin bilinen en büyük yılanlarından biri olan Titanoboa’ya ait olduğu anlaşıldı.

Keşif o kadar sarsıcıydı ki uzmanlar gördükleri devasa kemiğin bir yılana ait olduğuna inanmakta güçlük çekti. Bu durumu, bir fare kafatasının gergedan boyutunda çıkmasına benzetiyorlardı.

Devlerin savaşı: Titanoboa vs Vasuki

Titanoboa, yaklaşık 14 metreyi aşan uzunluğu ve bir tondan fazla ağırlığıyla yıllarca tahtın tek sahibi olarak kaldı. Amerika’nın eyaletler arası yollarında gördüğünüz koca bir tır dorsesi kadar uzun, bir gergedanın yarısı kadar ağır olan bu canlı, bataklıklarla kaplı tropikal ormanların mutlak hakimi haline geldi. Ancak 2024 yılında Hindistan’da yapılan yeni bir keşif, bu devin karşısına ciddi bir rakip çıkardı: Vasuki indicus.

Hindistan'da bulunan yaklaşık 47 milyon yıllık Vasuki fosilleri ise, Titanoboa’nın büyüklük rekorunu ciddi şekilde tehdit ediyor. Tek bir omur kemiğinin genişliği bile sıradan bir insanın sırt kemiğinin iki katından fazla olan bu yılanın, yapılan matematiksel modellemelere göre 15 metreye kadar uzayabildiği tahmin ediliyor. Bu rakam, yılan dik durabilseydi bir Brachiosaurus’tan bile daha uzun olacağı anlamına geliyor.

Her iki devin de neyse ki bugünkü kara memelilerinden ziyade; dev balıklar, yayın balıkları ve ilkel balinalarla beslendiği düşünülüyor.

Neden şimdi bu kadar büyük değiller?

Bugünün dünyasına döndüğümüzde ise çok daha farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Şu an bilinen en uzun yılanlar 7-8 metreyi nadiren geçiyor. Bu devasa farkın en büyük sebebi ise sıcaklık. Soğukkanlı canlılar olan yılanların vücut ısısı çevreye bağlı ve ortam ne kadar sıcaksa, büyümeleri için o kadar uygun bir zemin oluşur. Milyonlarca yıl önceki dünya, bugünden çok daha sıcak ve nemli bir yerdi. Bu yüksek sıcaklıklar, doğanın bu devasa canlıları desteklemesine olanak sağladı.

Küresel ısınmanın etkisiyle aklınıza "Acaba bu devler geri döner mi?" sorusu da gelebilir. Bilim insanlarına göre bu pek mümkün değil. Her ne kadar dünya hızla ısınsa da bu değişim o kadar süratli gerçekleşiyor ki canlıların evrimsel süreçte o devasa boyutlara tekrar ulaşacak vakti kalmıyor. İnsan eliyle gelen iklim değişikliği, belki de farkında olmadan bizi bu tarih öncesi canlıların tekrar canlanmasından koruyor.

Yine de kapınızın önünde 15 metrelik bir Vasuki görmeyecek olmanız, bugünün dev pitonlarının hala ürkütücü olduğu gerçeğini değiştirmek için yeterli olmasa gerek...