Uçak biletlerini ucuzlatacak devrimsel teknoloji yola çıktı

Küresel petrol krizi ve fırlayan yakıt maliyetleri yüzünden uçak bilet fiyatları artarken, havacılık sektörü kurtuluşu hidrojen enerjisinde arıyor. Çin, gökyüzünde 16 dakika süren tarihi bir uçuş testiyle geleceğin temiz enerjiye dayalı havacılık altyapısında liderliğe oynuyor.

Uçak biletlerini ucuzlatacak devrimsel teknoloji yola çıktı

Havacılık sektörü, fosil yakıtlara olan bağımlılık ve küresel enerji krizinin getirdiği ekonomik yük nedeniyle tarihi bir eşikte diyebiliriz. Yaşanan bu darboğazı aşmak isteyen Çin Havacılık Kurumu (AECC), Hunan eyaletinde hidrojen enerjisiyle çalışan yeni bir turboşaft motorun ilk uçuş testini gerçekleştirdi.

SA750U adlı, yaklaşık 7,5 ton ağırlığındaki insansız kargo uçağına entegre edilen 900 kilovatlık AEP100 motoru, gökyüzünde kaldığı 16 dakika boyunca başarılı bir performans sergiledi. Sıvı hidrojeni doğrudan yanma odasına besleyerek 1200 beygir güç üreten bu yeni nesil sistem, test uçuşunda uçağı 300 metre yüksekliğe çıkarırken saatte 220 kilometre hıza ulaştırdı. Temiz enerjiye dayalı havacılık altyapısında liderliği hedefleyen Çin, bu hamlesiyle sürdürülebilir yakıtlar konusundaki kararlılığını kanıtladı.

Bu deneme, özellikle İran merkezli savaşın tetiklediği petrol krizi ve tırmanışa geçen yakıt fiyatları nedeniyle havayolu şirketlerinin zorlandığı bir döneme denk geliyor. Dünya genelinde uçak bileti fiyatları, artan maliyetler yüzünden geçen yılın aynı dönemine göre oldukça yükseldi. Havayolu firmalarının işletme giderlerinin neredeyse yüzde 40'ını jet yakıtı oluşturuyor; haliyle buradaki en ufak bir oynama doğrudan yolculara yansıyor. Gaz yağı bazlı geleneksel yakıtların yerini alabilecek en güçlü alternatif konumundaki hidrojen, sektörü bu maliyet krizinden tamamen kurtarabilir. Nitekim Airbus gibi havacılık devleri de hidrojenle çalışan uçakları filolarına dahil etmek amacıyla şimdiden agresif takvimler hazırlıyor.

Ağır tanklar ve küresel altyapı sorunu

Mühendisler gelecek vizyonunda iki farklı hidrojen motoru konsepti üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Bunlardan ilki Çin'in test ettiği sıvı hidrojen yakan türbin motorları, ikincisi ise hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan elektrikli sistemler. Airbus geçen yıl elektrikli yakıt hücrelerine odaklanacağını duyururken, Çinli araştırmacılar mevcut türbin tasarımlarını hidrojene uyarlamayı seçti. Ancak her iki yöntemin de önünde hidrojenin uçakta güvenle nasıl depolanacağı sorusu büyük bir lojistik engel yaratıyor.

Sıvı hidrojenin uçak içinde muhafaza edilmesi için eksi 253 santigrat derece gibi aşırı düşük bir sıcaklık gerekli. Bu koşulu sağlayan mevcut tanklar ise fazlasıyla büyük ve ağır olduğu için havacılığın hafiflik prensibine tamamen ters düşüyor. Sektör bu problemi aşmak adına, NASA'nın roket teknolojilerinde kullandığı son teknoloji kompozit vakumlu tankları uçaklara adapte etmeye çalışıyor.

İşin ticari boyutta mantıklı bir zemine oturması için küresel bir altyapı devrimine ihtiyaç var. Dünyadaki dev havalimanlarının sıvı hidrojen depolama tesisleri inşa etmesi ve hükümetlerin bu temiz yakıtın üretim maliyetini düşürecek teşvikler sunması önemli. Hidrojene tam geçiş sağlanana kadar ise sektör, atık yemek yağları ve biyokütleden üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları (SAF) ile geçici bir köprü kurdu. Mevcut uçaklarda hiçbir değişiklik gerektirmeden normal yakıta yüzde 50 oranında karıştırılabilen bu formül, hidrojen devrimi hayata geçene kadar havacılık sektörünün en büyük sığınağı olmuş durumda.