Savaş meydanlarında görmeye alıştığımız devasa bütçeli, ağır ve hantal araçların dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Bir zamanlar sadece Hollywood setlerinde, Tom Cruise gibi isimlerin tehlikeli sahnelerini kaydetmek için kullanılan pervaneli ve kameralı küçük araçlar, yani dronlar, artık orduların en büyük baş ağrısı haline geldi.
Gökyüzünde vızıldayan bu maliyeti düşük cihazlar, binlerce dolarlık füzelerin karşısına dikilerek askeri harcamalar dengesini temelinden sarstı. Özellikle Ukrayna sahasında yaşananlar, savunma sanayisinin sadece teknolojik değil, ekonomik bir çıkmaza girdiğini de kanıtladı.
Savunma birimleri için en büyük sorun, on binlerce dolar değerindeki gelişmiş füzeleri, üç-beş kuruşluk bir çim biçme makinesi motoruyla uçan dronları düşürmek için harcamak zorunda kalmaları. Bu durum, saldırgan tarafın "sahte dron" taktiğiyle savunma bütçelerini eritmesine olanak tanıyor. Ukrayna ve Rusya arasındaki çatışmalarda bu ikilem defalarca yaşandı. Ordu komutanları, ucuz bir hava aracını imha etmek için servet değerindeki mühimmatı feda edip etmeme konusunda her gün zorlu kararlar veriyor.
Bagaja sığan savunma gücü: SunRay
Yaşanan bu maliyet krizine çözüm bulmak amacıyla Ukrayna hava savunma ekipleri, Pavlo Yelizarov liderliğinde iki yıl süren bir Ar-Ge sürecini tamamladı. Ortaya çıkan ve "SunRay" adı verilen sistem, klasik hava savunma bataryalarının aksine bir otomobilin bagajına sığabilecek kadar kompakt bir yapıya sahip; maliyeti de oldukça düşük. Bu küçük dron katillerinin görünüşü yan yana dizilmiş kameralara sahip bir teleskopu andırsa da etkisi oldukça büyük. Cihaz, hedefteki insansız aracı otomatik olarak kilitlenip takip ediyor ve operatör onay verdiğinde devreye yoğunlaştırılmış lazer ışınları giriyor.
Lazer teknolojisinin bu alandaki en büyük vaadi, atış başına maliyeti neredeyse sıfıra indirmesi. Saniyeler içinde alev alıp yere çakılan dronlar, artık savunma bütçelerinde devasa delikler açmıyor. SunRay ve benzeri projeler, savaşın sadece sahada askerlerle değil, mühendislerin geliştirdiği düşük maliyetli ve yüksek verimli çözümlerle kazanılacağını bir kez daha gösteriyor.