Slovakya'da 7 bin yıllık gizem: 77 iskeletin kafası nerede?

Kafatasları yok, bedenler titizlikle yerleştirilmiş ve kesik izleri bir uzmanın elinden çıkmış gibi... Slovakya'daki Neolitik mezar, Taş Devri insanının ölüme bakışı hakkında hiç beklenmedik sorular doğuruyor.

Slovakya'da 7 bin yıllık gizem: 77 iskeletin kafası nerede?

Slovakya'nın Vráble kasabası yakınlarında yürütülen kazılar, arkeoloji dünyasını uzun süre meşgul edecek bir bulguyla sonuçlandı. Neolitik döneme ait bir savunma hendeğinin içinden 77 başsız insan iskeleti çıkarıldı. Kemikler üzerinde ne rastgele şiddetin izleri var ne de bir salgın panikinin kaotik görüntüsü... Tam tersine, titizlikle yerleştirilmiş, belirli bir düzene göre konumlandırılmış bedenlerden bahsediyoruz. Bu tablo, araştırmacıları 7 bin yıl öncesine ait çok daha karmaşık bir soruyla yüz yüze bıraktı: Burada tam olarak ne oldu?

Bölgedeki kazılar 2012'de başladı. İlk bulgular, Milattan önce 5250 ile 4950 yılları arasında aktif olan sıradan bir Neolitik yerleşim yerine işaret ediyordu; üç büyük mahalleye yayılmış yaklaşık 300 ev, etrafında devasa bir savunma hendeği... Asıl şok 2022'de geldi. Hendeğin içine istiflenmiş onlarca gövde, kafatasları olmadan öylece yatıyordu. Tek istisna, başı yerinde duran küçük bir çocuk iskeletiydi. Bu çocuğun neden farklı muamele gördüğü henüz yanıtsız.

Ustaca bir müdahalenin izleri

Kemik analizleri, kafataslarının öfkeyle değil, son derece kontrollü ve yetenekli bir el tarafından ayrıldığını ortaya koydu. Kiel Üniversitesi'nden Biyolojik Antropolog Dr. Katharina Fuchs, kesik izlerinin kör bir şiddet değil, cerrahi bir hassasiyet yansıttığını belirtiyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Dr. Nils-Müller-Scheeßel ise bu organizasyonun o dönem düzenli olarak tekrarlanan, derin anlamlar taşıyan bir ritüelin parçası olduğu görüşünde.

Peki kafalar nereye gitti? Hendek çevresinde birkaç küçük kemik parçası dışında hiçbir kafatası izine rastlanmadı. Başların nereye götürüldüğü, nasıl saklandığı ya da gömüldüğü arkeolojik olarak tamamen görünmez durumda. Uzmanlar, tanrılara adanan bir kurban töreninden kafa avcılığı geleneğine kadar birden fazla açıklamanın masada olduğunu söylüyor. Birçok antik kültürde kafa, ruhun ve kişiliğin taşıyıcısı sayılırdı; Vráble'daki bu uygulamanın da benzer bir inanç sisteminden beslendiği düşünülüyor.

Proceedings of the Prehistoric Society'de yayımlanan çalışmanın önündeki en büyük engel de tam bu nokta. Benzer başsız mezarlara Avrupa'da değil, güneydoğuya ve Güneybatı Asya'ya gidildikçe rastlanıyor; kafatası çıkarmanın gömme öncesi yaygın bir gelenek olduğu bölgeler buralar. Bu coğrafi bağ, Vráble'daki ritüelin yalnızca yerel bir adet olmadığına, çok daha geniş bir kültürel ağın parçası olduğuna işaret ediyor. Gelecek çalışmalarda DNA ve izotop analizleriyle bu insanların kökenleri, beslenme alışkanlıkları ve birbirleriyle olan akrabalık bağları çözülmeye çalışılacak.