Apple Face ID vs Android Face Unlock: Aradaki fark ne?
Telefonunuzu yüzünüzle açmanız, sistemin mutlaka yüksek güvenlik sunduğu anlamına gelmiyor. Face ID özel donanımla derinlik taraması yaparken bazı Android modeller yalnızca 2 boyutlu görüntü kullanıyor ve bu durum kandırılma riskini ciddi biçimde artırabiliyor.
Telefonun kilidini yüzünüzle açmak artık oldukça sıradan bir özellik. Ancak iPhone’daki Face ID ile Android telefonlardaki Face Unlock, benzer bir kullanım deneyimi sunsa da arka planda aynı şekilde çalışmıyor. Asıl fark, yüzün nasıl tarandığı ve bu verinin ne kadar güvenli biçimde doğrulandığında gizli.
Apple’ın Face ID sistemi özel donanımlarla 3 boyutlu yüz haritası oluştururken, çok sayıda Android telefonda yüz tanıma yalnızca ön kamera ve yazılım üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu ayrım, özellikle ödeme ve bankacılık gibi daha hassas işlemlerde önemli.
Face ID yüzün derinliğini de tarıyor
iPhone X ile kullanıma giren Face ID, TrueDepth kamera sisteminden yararlanıyor. Sistem kullanıcının yüzüne binlerce kızılötesi nokta yansıtarak üç boyutlu bir yüz haritası çıkarıyor. Oluşturulan biyometrik veri sayısal hale getiriliyor ve cihazın güvenli bölümünde saklanıyor. Sistem yalnızca düz bir yüz görüntüsüne bakmadığı için karanlıkta da çalışabiliyor; şapka veya güneş gözlüğü gibi değişikliklerden daha az etkileniyor.
Dikkat algılama özelliği de güvenliğin bir başka parçası. Kullanıcının ekrana gerçekten bakıp bakmadığı kontrol edilebildiği için gözler kapalıyken cihazın açılması engellenebiliyor. Apple, Face ID’de rastgele bir kişinin cihazı açabilme ihtimalinin yaklaşık 1 milyonda 1 olduğunu belirtiyor.
Bazı Android telefonlarda yalnızca kamera kullanılıyor
Özellikle giriş ve orta segment Android modellerinde kullanılan Face Unlock sistemleri çok daha basit bir yöntee sahip. Ön kamera kullanıcının yüzünün iki boyutlu görüntüsünü alıyor ve bunu kayıtlı görüntüyle karşılaştırıyor. Derinlik verisinin bulunmaması, sistemin hem düşük ışıkta zorlanmasına hem de aksesuar değişikliklerinden daha fazla etkilenmesine neden olabiliyor. En önemli fark ise güvenlik tarafında...
Which? tarafından 2022’den bu yana gerçekleştirilen testlerde incelenen 208 Android telefonun 133’ünün basılı bir fotoğraf kullanılarak açılabildiği belirlendi. Bu oran yüzde 64’e karşılık geliyor. Kuruluş bu tür cihazlarda yüz tanıma yerine parmak izi okuyucu veya şifre kullanılmasını öneriyor.
Android’de daha güvenli sistemler var
Tüm Android telefonları aynı kategoriye koymak ise doğru değil. Son dönemde çıkan amiral gemisi modeller, yalnızca temel kamera tabanlı sistemlere bağlı kalmadan daha gelişmiş biyometrik yöntemler kullanabiliyor. Google Pixel 8 ve sonraki modellerdeki Face Unlock buna örnek olabilir. Tensor işlemcilerinin makine öğrenimi yeteneklerinden yararlanan sistem, özel bir üç boyutlu yüz tarayıcısı bulunmamasına rağmen Sınıf 3 biyometrik güvenlik seviyesine ulaşabiliyor.
Bu seviye, yüz tanımanın yalnızca ekran kilidini açmak için değil, bankacılık uygulamalarında kimlik doğrulamak amacıyla da kullanılmasına imkan tanıyor.