Dijital dünyaya hakim olmak siber tehditlerden korunmaya yetmiyor
Teknolojiyle iç içe büyüyen gençler dijital araçları kullanmakta deneyimli olsa da çevrimiçi dolandırıcılık, hesap ele geçirme, kötü amaçlı yazılım ve dijital şantaj gibi tehditlere karşı savunmasız kalabiliyor.
Teknolojiyle iç içe büyüyen gençler, dijital araçları kullanma konusunda önceki kuşaklara kıyasla daha deneyimli olsa da bu durum siber tehditlere karşı otomatik bir koruma sağlamıyor. Çevrimiçi dolandırıcılık, hesap ele geçirme, kötü amaçlı yazılımlar ve dijital şantaj gibi tehditler genç kullanıcılar için önemli riskler arasında yer alıyor.
“Dijital yerli” olarak tanımlanan genç kuşaklar sosyal medya, mobil uygulamalar, çevrimiçi oyunlar ve dijital hizmetlerle erken yaşlarda tanışıyor. Ancak teknoloji kullanımındaki yüksek aşinalık, siber güvenlik konusunda aynı seviyede farkındalık olduğu anlamına gelmiyor.
Siber güvenlik şirketi ESET de genç kullanıcıların karşı karşıya kaldığı başlıca çevrimiçi risklere dikkat çekerek, günlük internet kullanımında alınabilecek temel önlemleri sıraladı.
Ücretsiz uygulamalar ve korsan içerikler risk taşıyor
Genç kullanıcıların karşılaşabileceği tehditlerden biri, güvenilir olmayan kaynaklardan indirilen uygulama, oyun ve diğer dijital içerikler. Ücretsiz ya da korsan olarak sunulan yazılımlar kötü amaçlı kodlar barındırabiliyor. Bu tür yazılımlar parola hırsızlığından istenmeyen reklam yazılımlarına, bazı durumlarda cihaz üzerindeki kontrolün saldırganların eline geçmesine kadar farklı sonuçlara yol açabiliyor.
ESET, bu nedenle uygulamaların mümkün olduğunca resmi mağazalardan indirilmesini ve yükleme öncesinde uygulamanın yorumları ile geliştiricisinin geçmişinin kontrol edilmesini öneriyor.
Sosyal medya ve oyun hesapları hedefte
Sosyal medya ve çevrimiçi oyun hesapları da saldırganların hedef aldığı alanlar arasında bulunuyor. Özellikle kolay tahmin edilebilen veya birden fazla hizmette kullanılan parolalar, hesapların ele geçirilmesini kolaylaştırabiliyor.
Güçlü ve her hesap için farklı parolaların tercih edilmesi, mümkün olan hizmetlerde çok faktörlü kimlik doğrulamanın (MFA) etkinleştirilmesi hesap güvenliğini artırabilecek önlemler arasında gösteriliyor.
Dijital şantaj yöntemleri çeşitleniyor
Genç kullanıcılar açısından daha ağır psikolojik sonuçlar doğurabilecek tehditlerden biri de cinsel şantaj. Saldırganlar, kullanıcıları özel fotoğraf veya video paylaşmaya ikna ettikten sonra bu içerikleri tehdit ve para talebi amacıyla kullanabiliyor.
Son dönemde yapay zeka ile oluşturulan sahte görüntüler de bu tür saldırılarda yeni bir araç hâline geldi. Gerçekte var olmayan açık içerikli görseller üretilebildiği gibi, kullanıcıların cihazlarının ele geçirildiğini veya kameralarının izlendiğini iddia eden sahte mesajlarla da şantaj girişimlerinde bulunulabiliyor.
Deepfake içerikler dolandırıcılığı daha inandırıcı hâle getiriyor
Sosyal medya, yatırım ve hızlı kazanç vaatleri üzerinden yürütülen dolandırıcılıkların yayılmasında da önemli bir kanal. Kullanıcılardan para veya kişisel bilgi isteyen bu kampanyalarda ünlü kişilerin görüntülerini taklit eden deepfake videolar ve yapay zekâ destekli içerikler kullanılabiliyor.
Bu nedenle sosyal medyada karşılaşılan yatırım önerileri, kampanyalar veya sıra dışı kazanç vaatlerinin kaynağının ayrıca doğrulanması önem taşıyor. Tanıdık bir kişiden gelmiş gibi görünen mesajların dahi ele geçirilmiş hesaplardan gönderilebileceği göz önünde bulundurulmalı.