Hak ettiği değeri görmeyen 5 Lamborghini modeli
Otomobil dünyasında herkes Miura veya Countach gibi devleri konuşur. Ancak Lamborghini efsanesini inşa eden fakat hak ettiği ilgiyi göremeyen, süper otomobil tarihinin kaderini değiştiren çok özel modeller de var. İşte onlardan beşi…
İtalyan süper otomobil üreticisi Lamborghini, 1963 yılındaki kuruluşundan bu yana banttan sınırlı sayıda model çıkardı. Markanın ikonik boğa amblemini taşıyan araç sayısı iki düzineyi pek geçmez. Otomobil dünyasındaki neredeyse herkes Miura, Countach, Murcielago, Gallardo, Aventador ve Huracan gibi modellerin adını ezbere bilir. Ancak İtalyan devinin zengin geçmişinde, hak ettiği ilgiyi tam olarak görememiş modeller de mevcut.
Countach ve Miura gibi tasarımların yarattığı fırtına, aynı dönemde banttan inen bazı kardeşlerin gölgede kalmasına yol açtı. Yine de bu durum, söz konusu araçların mühendislik başarısını gölgelemeye yetmiyor. İşte görkemli tarihin kıyısında kalan ve yeniden hatırlanmayı hak eden 5 ikonik model…
Lamborghini 350 GT
Markanın ilk üretimi olan 350 GT, popülerlik yarışında çoğunlukla Miura modelinin gerisinde kalır. Yine de 1964 yılı şartları düşünüldüğünde bu araç oldukça ciddi bir mühendislik projesiydi. Şirketin yeni kurulan fabrikasından sadece 120 adet çıktı. Araçta 3.5 litrelik V12 motorun yanı sıra dört tekerlekte disk fren ve bağımsız süspansiyon sistemi yer alıyordu. O yıllardaki standart otomobiller ağır ve hantalken; alüminyum gövde parçalarına sahip bu model tam tersi bir profil çiziyordu.
350 GT, süper otomobil tanımının ilk temsilcisi sayılmasa bile markanın amiral gemilerinde V12 motor kullanma geleneğini başlatan isim oldu. Bu model piyasada tutunup Ferrari gibi devlerin dikkatini çekmeseydi, kurucu Ferruccio Lamborghini muhtemelen traktör üretimine geri dönecekti.
Lamborghini Espada
İtalyan üretici, modellerine isim verirken ağırlıklı olarak İspanyol boğa güreşi kültüründen esinlenir. İspanyolcada "kılıç" anlamına gelen Espada, markanın 1968 ile 1978 yılları arasında ürettiği dört kişilik modeliydi. Aracın ön kısmı dönem Amerikan kaslı otomobillerini andırırken, arka tarafı cam ve metalin sıra dışı bir birleşimini sunuyordu.
Gösterişli profilini devasa bir V12 motorla birleştiren model, saatte 250 kilometre hıza ulaşabiliyordu. 1970'li yıllarda markanın en çok satan aracı konumundaydı. Ancak Espada'nın şanssızlığı, keskin hatlarıyla süper otomobil kavramının simgesi haline gelen Countach ile aynı dönemde üretilmesi oldu.
Lamborghini Urraco
Fabrika tarafından sedana benzetilen Urraco, dönemin kama şeklindeki tasarım çizgilerini daha mütevazı biçimde yansıtıyordu. Rakipleri korkutmak ya da sıra dışı çizgileriyle ortalığı kasıp kavurmak için tasarlanmamıştı. Temel amacı, daha geniş bir kitleye hitap eden konforlu bir yolculuk sunmaktı.
Urraco, arkasında yer alan 2.5 veya 3.0 litrelik V8 motoruyla daha sakin ve şık bir sürüş deneyimi için geliştirilmişti. Araç daha sonra çok daha nadir bir versiyon olan Silhouette modeline dönüştü. Sadece 53 adet üretilen Silhouette, çıkarılabilir Targa tavanı ve daha güçlü ortadan motoruyla dikkat çekiyordu.