Alzheimer için dikkat çeken bulgu: Her şey beyinle ilgili değil!

Washington Üniversitesi araştırmacılarının fareler üzerinde yaptığı çalışma, Alzheimer'da sinir hücrelerinin zarar görmesine yol açan bağışıklık mekanizmasının beynin dışındaki lenf düğümlerinden yönlendirilebileceğini ortaya koydu.

Alzheimer için dikkat çeken bulgu: Her şey beyinle ilgili değil!

Alzheimer araştırmalarında dikkatler bu kez beynin dışına çevrildi. Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının fareler üzerinde yürüttüğü çalışma, beyindeki bağışıklık hücrelerinin neden olduğu yıkımın vücudun başka bir bölgesindeki mekanizmalar tarafından yönlendirilebileceğini ortaya koydu.

Araştırmanın merkezinde T hücreleri ile mikroglia arasındaki etkileşim bulunuyor. Bilim insanları, bu bağışıklık yanıtının başlamasında görev alan klasik dendritik hücrelerin beyin dokusunda oldukça az bulunduğunu belirledi. Asıl tetikleyici mekanizmanın ise beynin dışında, özellikle lenf düğümlerinde yer aldığı görüldü. Araştırmacılar, Alzheimer modeli oluşturulan farelerde genetik yöntemlerle lenf düğümlerindeki dendritik hücreleri ortadan kaldırdı. Bunun sonucunda beyinde T hücrelerinin birikmesi engellendi.

Daha dikkat çekici sonuç ise tau proteininde ortaya çıktı. Beyindeki tau seviyeleri yüksek kalmasına rağmen nöronal kayıp azaldı ve farelerin bilişsel yetileri korundu. Bulgular, Alzheimer'daki sinir hücresi yıkımının yalnızca beyinde bulunan protein birikimleri üzerinden açıklanamayabileceğine işaret ediyor.

Amiloid beta ve tau proteinleri uzun süredir Alzheimer araştırmalarının merkezinde yer alıyor. Ancak amiloid hedefli mevcut tedavilerin hastalığın ilerlemesini yavaşlatma konusunda sınırlı sonuçlar vermesi, araştırmacıları farklı mekanizmalara yöneltiyor.

Yeni tedavilerin hedefi beyin dışında olabilir

Çalışmanın en önemli sonuçlarından biri, olası tedaviler için yeni bir hedef bölge ortaya çıkarması. Eğer bağışıklık yanıtını harekete geçiren mekanizma beynin dışında kontrol edilebilirse, geliştirilecek ilaçların kan-beyin engelini aşması gerekmeyebilir. Bu yaklaşım, doğrudan beyin dokusuna müdahale etmek yerine vücudun çevre organlarındaki bağışıklık tepkisini hedefleyen tedavilerin önünü açabilir. Böylece hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yönelik farklı stratejiler geliştirilebilir.

Araştırmacılar ise bir sonraki aşamada sonuçların yaşlı farelerde tekrarlanıp tekrarlanamayacağını inceleyecek. Özellikle boyun bölgesindeki lenf düğümlerine yapılacak müdahalelerin etkisi de araştırılacak.