Asırlık kaplumbağa Jonathan üzerinden akıl almaz dolandırıcılık

Dünyanın en yaşlı kara hayvanı unvanını taşıyan dev kaplumbağa Jonathan, Saint Helena adasında sakin bir yaşam sürerken bir anda küresel bir internet komplosunun odağına yerleşti.

Asırlık kaplumbağa Jonathan üzerinden akıl almaz dolandırıcılık

Güney Atlantik'in uzak bir köşesinde, Saint Helena adasında ağır adımlarla yürüyen dev bir kaplumbağa, bugünlerde dijital dünyanın en tuhaf dolandırıcılık hikayelerinden birinin merkezinde. 1832 yılı civarında dünyaya gözlerini açan ve tam 40 ABD başkanı eskiten Jonathan, geçtiğimiz günlerde internet ortamında yayılan "öldü" haberleriyle ufak çaplı bir küresel panik dalgasına yol açtı.

1 Nisan şakalarının dozunun kaçtığı bu süreçte, asırlık çınarın veda ettiği iddiası kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştı. Ancak işin aslı, bu sahte duyurunun arkasında masum bir şakadan ziyade, duyguları sömürerek kripto para toplamaya çalışan organize bir planın yatmasıydı.

Olayların fitili, Jonathan’ın özel veterineri Joe Hollins’i taklit eden Brezilya merkezli sahte bir hesabın paylaşımıyla ateşlendi. Paylaşımda kullanılan veda cümleleri o kadar ikna ediciydi ki, BBC ve USA Today gibi dev medya kuruluşları bile doğruluğunu teyit etmeden haberi yaymaya başladı. Durumun ciddiyeti, gerçek veteriner Hollins’in bir sosyal medya hesabının dahi bulunmadığını açıklamasıyla ortaya çıktı. Saint Helena hükümeti ise vakit kaybetmeden resmi bir bildiri yayımlayarak, Jonathan’ın her zamanki gibi bahçesinde otlarını çiğnediğini ve gayet sağlıklı olduğunu tüm dünyaya duyurdu.

İki asra yaklaşan bir yaşam öyküsü

Jonathan’ın Saint Helena adasındaki serüveni aslında 1882 yılında, yani o henüz yetişkin bir kaplumbağayken başladı. Seyşeller'den getirildiği günden bu yana yanındaki pek çok yoldaşını kaybetmesine rağmen, o valilik konutunun bahçesinde hayata tutunmaya devam etti. Bugün 194 yaşına merdiven dayayan bu dev dostumuzun görme yetisi zayıflamış ve koku duyusu büyük oranda kaybolmuş vaziyette. Buna rağmen bakıcıları, onun hala çevresindeki diğer kaplumbağalarla etkileşim kurduğunu ve yaşama enerjisinden bir şey kaybetmediğini belirtiyor.

En sevdiği yiyecek olan marulla beslenen Jonathan, dijital dünyanın bilgi kirliliğine inat, Saint Helena’nın yeşil çimenlerinde kendi asırlık hikayesini yazmayı sürdürüyor. Yaşanan bu son hadise, sadece bir kaplumbağanın sağlığını değil, internet çağında bilginin ne kadar kolay manipüle edilebildiğini de bir kez daha kanıtladı. Jonathan ise tüm bu gürültüden habersiz, her sabah güneşin doğuşuyla birlikte yeni güne merhaba demeyi ihmal etmiyor.