Bağlantılı otomobillerin topladığı kullanıcı verileri uzun süredir gizlilik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Yeni bir araştırma ise araçların hangi şirketlerle iletişim kurduğunu ve mobil uygulamaların veri paylaşımını ne kadar artırabildiğini ortaya koydu.
Northeastern University ve Consumer Reports araştırmacıları, 19 farklı markaya ait 21 otomobili inceleyerek araçların internet üzerinden hangi adreslerle bağlantı kurduğunu takip etti. Araştırmacılar reklam, kullanıcı takibi ve analiz hizmetleriyle bağlantılar tespit etti. Araçların Microsoft ve Adobe gibi büyük teknoloji şirketlerinin sistemleriyle de iletişim kurduğu görüldü.
Araştırmaya göre otomobille birlikte kullanılan mobil uygulamalar, veri paylaşımını daha da genişletebiliyor.
Bu kez gizlilik sözleşmeleri değil, otomobiller incelendi
Mozilla Foundation, 2023 yılında 20'den fazla otomobil üreticisinin gizlilik politikalarını incelemiş ve otomobilleri kullanıcı gizliliği açısından sorunlu ürün gruplarından biri olarak göstermişti.
Yeni çalışma ise şirketlerin yazılı politikaları yerine doğrudan otomobillerin internet trafiğine odaklandı.
Araştırmacılar araçları park halinde, sürüş sırasında ve bilgi-eğlence sistemleri kullanılırken test etti. Elektrikli otomobillerin bir bölümünü ise hücresel bağlantıyı engelleyen Faraday çadırına aldı. Böylece araçların mobil bağlantı kesildiğinde Wi-Fi üzerinden veri göndermeye devam edip etmediğini kontrol ettiler.
Araştırmacılar şifreli veri paketlerinin içeriğini görüntüleyemedi. Buna rağmen otomobillerin hangi internet alan adlarıyla bağlantı kurduğu, bağlantıların ne zaman gerçekleştiği ve ne kadar veri aktarıldığı gibi bilgiler incelenebildi.
Tesla Model 3 çok sayıda üçüncü tarafla bağlantı kurdu
Test edilen tüm otomobiller kendi üreticilerinin sunucularıyla bağlantı kurdu. Ancak bazı modeller bunun dışında çok az bağlantı oluşturdu.
Buick Envista ve Mercedes-Benz EQS test sırasında üretici dışındaki adreslerle sınırlı iletişim kurarken bazı otomobiller çok daha fazla üçüncü taraf hizmetine bağlandı.
Tesla Model 3 bu konuda dikkat çeken modellerden biri oldu. Araştırmacılar aracın reklam, kullanıcı takibi ve analiz amacı taşıyan 34 farklı alan adıyla bağlantı kurduğunu belirledi. Model 3'ün bilgi-eğlence sistemine bağlı uygulamalar üzerinden 37 farklı alan adına daha eriştiği görüldü.
Google bağlantıları listenin başında
Araçların en sık bağlantı kurduğu şirketlerden biri Alphabet oldu. Bunda Google'ın Android Automotive işletim sisteminin otomobil sektöründe yaygınlaşması önemli rol oynuyor.
Ancak araştırmacılar bağlantıların tamamının aracın temel özellikleri için gerekli olmadığını belirtti. Otomobillerin DoubleClick ve Google Syndication gibi reklam sistemleriyle de iletişim kurduğu görüldü.
Spotify ve SiriusXM gibi medya hizmetleriyle HERE, TomTom ve Mapbox gibi harita servisleri de araçların bağlantı kurduğu platformlar arasında yer aldı.
Bilgi-eğlence sistemi daha fazla bağlantı oluşturuyor
Araştırmada çoğu otomobil, bilgi-eğlence sistemi kullanıldığında park veya normal sürüş durumuna göre daha fazla internet adresine bağlandı.
Tesla Cybertruck ise farklı bir tablo ortaya koydu. Araç hareket halindeyken park durumuna kıyasla 26 ek üçüncü taraf alan adıyla bağlantı kurdu.
Araştırmacılar Faraday çadırındaki testlerde de otomobiller arasında farklı davranışlar gördü. Cadillac Lyriq, Chevrolet Blazer, Honda Prologue ve Rivian R1S gibi bazı modeller hücresel bağlantı kesildiğinde ilgili çevrim içi sistemleri kullanmayı bıraktı.
Bazı modeller ise veri trafiğini Wi-Fi bağlantısına yönlendirdi.
Otomobil uygulamaları veri paylaşımını büyütebiliyor
Araştırmacılar ayrıca otomobil üreticilerinin sunduğu 30 mobil uygulamayı test etti.
Bazı uygulamalar kullanıcıların 20'den fazla yeni reklam, takip ve analiz şirketiyle bağlantı kurmasına neden oldu. Araştırmada General Motors, Toyota ve Nissan uygulamalarında yüksek sayıda üçüncü taraf bağlantısı tespit edildi.
Araştırma ekibi 17 otomobil üreticisiyle iletişime geçti ve 14 şirketten yanıt aldı.
Üreticiler, üçüncü taraf şirketlerle yapılan veri paylaşımının sözleşmelerle sınırlandırıldığını ve kişisel bilgilerin gizlilik politikalarının dışındaki amaçlarla kullanılamayacağını belirtti.
Bazı şirketler ise bilgi-eğlence sistemlerindeki internet tarayıcılarını işaret ederek çerez izinlerini kullanıcıların kontrol etmesi gerektiğini söyledi. Yedi üretici ayrıca bağlantılı hizmetlerin şartlarını okuyup kabul etme sorumluluğunun kullanıcıya ait olduğunu belirtti.
Ancak veri paylaşımını reddetmek bazı araç özelliklerinin çalışmasını engelleyebiliyor. Bu nedenle kullanıcılar gizlilik ile otomobilin bazı çevrim içi özellikleri arasında seçim yapmak zorunda kalabiliyor.
Araştırmanın ardından Honda veri toplama uygulamalarından birini değiştirdi. Şirket, en az bir takip hizmetiyle hassas konum bilgisi paylaşmayı bıraktı.
ChatGPT ve Grok’tan sonra sıra Meta AI’da: CarPlay’e geldiGüncel