Bebekler dünyaya bakarken aslında ne görüyor?

Yeni doğan bebeklerin zihninin boş bir levha olduğu inancı, son yapılan fMRI çalışmalarıyla tamamen değişti. İki aylık bebeklerin beyinlerini inceleyen uzmanlar, onların daha konuşmadan bile çevrelerini bir yetişkin gibi kategorize ettiğini saptadı.

Bebekler dünyaya bakarken aslında ne görüyor?

Dünyaya yeni gelen bir bebeğin meraklı gözlerle etrafı süzüşünü izleyen herkesin aklından aynı soru geçer: "Acaba şu an ne düşünüyor?" Henüz konuşamayan, hatta başını bile dik tutamayan bir canlının zihninin boş bir levha olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bilim insanlarının yaptığı son araştırmalar, durumun hiç de öyle olmadığını, o küçük kafaların içinde aslında devasa bir işlem merkezinin inanılmaz bir yoğunlukla çalıştığını gösteriyor.

Bebek beyinlerinin gizemini çözmek isteyen araştırmacılar, henüz iki aylık olan 130 bebek üzerinde oldukça zorlu bir çalışma yürüttü. Bu çalışma için fMRI teknolojisi kullanıldı. Bir yetişkin için bile dar ve gürültülü bir tünelde kıpırdamadan durmak zorken, iki aylık bir bebeği orada sabit tutmak imkansıza yakın bir görev gibi görünüyor. Bilim insanları bu sorunu çözmek için bebekleri yumuşak fasulye torbalarıyla destekledi ve gürültüden korumak için özel kulaklıklar kullandı. Ayrıca uyuyan bir beynin tepkileriyle uyanık bir beynin dünyayı algılama biçimi tamamen farklılık gösterdiği için bu çalışmadaki en önemli kural, bebeklerin çekim sırasında uyumamasıydı. 15-20 dakikalık kısa seanslar boyunca bebeklere plastik ördeklerden kedilere, alışveriş arabalarından çeşitli nesnelere kadar pek çok farklı görsel izletildi.

Bebek zihni bir yetişkin gibi sınıflandırma yapıyor

Araştırmanın sonuçları, bebeklerin bilişsel yetenekleri hakkındaki tüm eski bilgileri temelinden sarsacak cinstendi. İki aylık bir bebek henüz renkleri tam olarak seçemiyor veya gördüğü nesneye uzanamıyor olsa da, beyni o nesnenin ne olduğunu çoktan analiz etmeye başlıyor. Araştırmayı yürüten Dr. Cliona O'Doherty, bebeklerin sadece "bir şeye bakmakla" kalmadığını, gördüklerini kategorize etmeye başladığını belirtiyor. Yani bebek beyni, bir nesnenin canlı mı yoksa cansız mı olduğunu veya boyutlarını daha o yaşta ayırt edebiliyor.

Dokuzuncu ayda yapılan takip testlerinde ise durum daha da çarpıcı bir hal aldı. Bu noktada bebeklerin beyin dalgaları, yetişkinlerin bir nesneye bakarken verdiği tepkilerle şaşırtıcı bir benzerlik gösteriyordu. Araştırmacılar, yapay zeka modellerini kullanarak sadece bebeğin beyin aktivitelerine bakarak o an hangi görsele baktığını tahmin etmeyi başardı. Bu, görsel algı temellerinin sandığımızdan çok daha erken, hatta biz dil geliştirmeden çok önce atıldığını gösteriyor.

Elde edilen bu bulgular sadece merak gidermekle kalmıyor, gelecekte nörogelişimsel bozuklukların erkenden teşhis edilmesinde ve okul öncesi eğitim modellerinin şekillenmesinde kritik bir rol oynamaya hazırlanıyor.