Deniz tabanında büyük keşif: 73 yanardağ kalderası bulundu

Mars'taki kraterleri incelemek için geliştirilen bir algoritma, okyanusların derinliklerindeki devasa volkanik çöküntüleri gün yüzüne çıkardı. Bilim insanları, kritik altyapıların tehdit altında olabileceği uyarısında bulunarak 73 yeni kalderayı takibe aldı.

Deniz tabanında büyük keşif: 73 yanardağ kalderası bulundu

Okyanusların dibinde, binlerce yıldır insan gözünden saklanan devasa bir volkanik sır gizleniyor. Bilim insanları, deniz yatağında daha önce varlığı bilinmeyen 73 adet yanardağ kalderası keşfetti.

Bu keşif, okyanus tabanlarının sanıldığından çok daha hareketli bir jeolojik yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. İlginç olan ise bu yanardağ kalıntılarını bulmak için Mars'taki kraterleri tespit etmek amacıyla tasarlanmış özel bir algoritmadan yararlanılmış olması.

Kalderalar, devasa bir yanardağın kendi içine çökmesiyle oluşan kilometrelerce genişliğindeki çukurlar olarak tanımlanıyor. Bugüne dek su altındaki bu devasa yapıların sadece 30 tanesi bilimsel olarak belgelenebilmişti. Yeni keşiflerle birlikte bu sayı üç kattan fazla artış gösterdi. Araştırmayı yöneten Paris Saclay Üniversitesi'nden Dr. Andrea Verolino, günümüzde deniz tabanının kritik iletişim kabloları ve enerji tesisleri gibi çok önemli altyapılarla dolu olduğuna dikkat çekiyor. Verolino, potansiyel olarak aktif kalderaların yerini belirlemenin, büyük ölçekli çevre felaketlerini önlemek adına hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Su altındaki volkanik hareketliliği gözlemlemek yeryüzündekine kıyasla oldukça zorlu bir süreç. Tektonik plakalar birbirine sürtündüğünde veya birbirinden ayrıldığında, magma yukarıya doğru sızıyor. Bu durum çoğu zaman sakin bir süreç gibi ilerlese de, bazen lav birikintileri devasa dağları inşa ediyor ve o dağlar zamanla patlayarak okyanus tabanında derin çöküntüler meydana getiriyor.

Patlama riski ve geleceğin haritaları

Yakın geçmişte yaşanan Hunga Tonga-Hunga Haʻapai faciası, bu yapıların ne kadar yıkıcı olabileceğini tüm dünyaya hatırlattı. Söz konusu patlama, modern cihazlarla ölçülmüş en güçlü volkanik olaylardan biriydi ve Peru'ya kadar ulaşan tsunamileri tetikledi. Bu sebeple Dr. Verolino ve ekibi, deniz tabanındaki 87 binden fazla olası yapıyı tarayarak riskli bölgeleri haritalandırdı. Yapılan elemeler sonucunda 73 yeni kraterin varlığı kesinleşti.

Bulgulara göre bu kalderaların çoğu, aktif tektonik sınırların uzağında, plakaların iç kısımlarında yer alıyor. Uzmanlar, plaka içlerinde yer alan bu oluşumların, okyanus sırtlarındakilere kıyasla daha genç ve öngörülemez bir tehdit potansiyeli barındırabileceğini vurguluyor. Henüz hangi kalderanın bir insan ömrü içerisinde patlayabileceğini kestirmek güç. Ancak bilim ekibi, özellikle dalma-batma alanlarının yakınındaki sığ sularda bulunan yedi kritik bölgeye odaklanıyor. İnsan faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelere yakın bu alanlar, gelecekteki su altı incelemeleri için birincil öncelik olacak.