Dünya üzerinde bugüne dek kaç kişi yaşadı, yaşayanlar mı daha fazla yoksa ölenler mi?

Toplumda sıkça konuşulan "Bugün hayatta olan insan sayısı, tarih boyunca ölenlerin toplamından daha fazla" tezi bilimsel verilere çarpınca dağıldı. Nüfus bilimcilerin yaptığı son hesaplamalar, geçmişin sessiz kalabalığının bugün nefes alan milyarlarca kişiden çok daha fazla olduğunu kanıtlıyor.

Dünya üzerinde bugüne dek kaç kişi yaşadı, yaşayanlar mı daha fazla yoksa ölenler mi?

Dünya üzerinde şimdiye kadar yaşayıp ölen insan sayısıyla bugün hayatta olanları kıyasladığımızda, ortaya çıkan manzara çoğu kişinin tahmin ettiğinden çok daha farklı bir tablo sunuyor. Popüler kültürde sıkça karşımıza çıkan "şu an yaşayanlar, tarihteki tüm ölülerden daha fazla" iddiası, aslında matematiksel bir gerçeklikten ziyade modern bir şehir efsanesi.

Nüfusun 1900'lerin başındaki 1,6 milyar seviyesinden bugün 8,3 milyarı aşmış olması bu fikri beslese de, veriler geçmişin ağırlığının çok daha baskın olduğunu kanıtlar nitelikte. İstatistiksel verilere dayalı kayıtların tutulmaya başlanması ancak 1800'lü yıllardan sonrasına dayanıyor. Modern insanın Afrika yolculuğunun yaklaşık 60 bin yıl önce hız kazandığını düşünürsek, insanlık serüveninin büyük bir kısmında sadece bilimsel tahminlerle ilerlemek mecburiyetindeyiz.

Population Reference Bureau (PRB) uzmanları, geçmiş çağlarda yaşamın bugünkü konfor ve tıbbi imkanlardan uzak olduğunu hatırlatıyor. Demir Çağı Fransası gibi örneklerde ortalama ömür beklentisinin sadece 10-12 yıl civarında kalması, türün devamlılığı için doğum oranlarının ne kadar yüksek olması gerektiğini de ortaya koyuyor.

Mezardakilerin sayısı hayattakileri katlıyor

Araştırmacılar Toshiko Kaneda ve Carl Haub tarafından yürütülen geniş kapsamlı çalışma, antik dönemlerden günümüze uzanan nüfus modellerini mercek altına aldı. Modern istatistiksel yöntemlerle yapılan hesaplamalar, M.Ö. 190 bin yılından bugüne dek yaklaşık 117 milyar insanın dünyaya geldiğini işaret ediyor. Bu veri, bugün yeryüzünde nefes alan 8 milyar insanın aslında devasa bir kalabalığın sadece küçük bir parçası olduğunu gösterdi. Yani bugün hayatta olanlar, geçmişte yaşamış olanların yanında sayıca oldukça azınlıkta kalıyor; ölülerin sayısı yaşayanların yaklaşık 14 katına ulaşıyor.

Tarihsel süreçteki nüfus artışının her zaman doğrusal bir çizgide ilerlememesi, gerçek sayının bu tahminlerden bile yüksek olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. İnsanlık bugün tarihin en kalabalık dönemini yaşıyor olsa da, toprak altında yatan milyarlarca insanın mirası nicelik olarak hala liderliğini korumayı sürdürüyor.