Farsça "dikkat" anonsuyla başlayan esrarengiz radyo sinyallerinin sırrı ne?

Kısa dalga radyoların statik gürültüleri arasında yankılanan sayı dizileri, istihbarat dünyasının en eski sırlarını gün yüzüne çıkarıyor. Priyom grubunun tespit ettiği yeni bir istasyon, Almanya'daki bir ABD üssünden İran'a gizemli mesajlar göndererek casusluk tarihine yeni bir not düşüyor.

Farsça "dikkat" anonsuyla başlayan esrarengiz radyo sinyallerinin sırrı ne?

Kısa dalga radyo frekansları arasında dolaşırken statik gürültülerin arasından aniden yükselen tuhaf bir ses duyduğunuzu hayal edin. Bazen bir çizgi film karakterinin repliği, bazen anlamsız bir melodi ve ardından gelen upuzun sayı dizileri... Bu durum modern dünyanın dijital haberleşme ağlarına inat, istihbarat servislerinin hala en güvenli limanlarından biri. "Sayı istasyonları" olarak bilinen bu yayınlar, gizli ajanlara mesaj iletmek için on yıllardır kullanılıyor.

Priyom isimli radyo meraklılarından oluşan bir grup, son dönemde İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin artmasıyla birlikte yeni bir istasyonun aktif hale geldiğini duyurdu. V32 koduyla tanımlanan bu yeni yayın, her gün belirli saatlerde Farsça "tavajjoh" yani "dikkat" kelimesiyle başlıyor ve ardından gizemli numaralar sıralıyor.

Sinyalin kaynağı Almanya'daki askeri üs mü?

Araştırmacılar, bu gizemli sinyalin izini sürerek kaynağını tespit etmeyi başardı. Yapılan teknik analizler ve üçgenleme çalışmaları, yayının Almanya'nın Böblingen kentinde bulunan bir ABD askeri üssünden yapıldığını gösteriyor. Stuttgart yakınlarındaki bu bölge, kısıtlı erişime sahip bir eğitim sahası. İşin ilginç yanı ise, bu profesyonel casusluk faaliyetinin arkasındakilerin dijital ayak izleri. Uzmanlar, yayın sırasında arka planda duyulan tanıdık sistem seslerinden yola çıkarak, bu mesajların iletildiği bilgisayarlarda Windows 10 işletim sisteminin kullanıldığını tahmin ediyor.

İnternetin ve şifreli mesajlaşma uygulamalarının bu kadar yaygın olduğu bir çağda neden hala eski moda radyolara ihtiyaç duyulduğunu merak edebilirsiniz. Ancak bu sistemin çok büyük bir avantajı var. Düşman taraf sinyalin nereden geldiğini kolayca bulsa da, mesajın kime gittiğini asla tespit edemiyor. Elinde basit bir radyo alıcısı olan herhangi biri bu mesajın hedefi olabilir.

Tabi bu yöntemin de riskleri yok değil. Geçmişte Küba ile FBI arasında yaşanan bir olayda, şifre anahtarının ele geçirilmesi sonucu ajanlar arasındaki "Dünya Kadınlar Günü kutlaması" gibi masum görünen mesajların bile aslında operasyonel talimatlar içerdiği ortaya çıkmıştı. Şu an İran üzerinde yoğunlaşan bu yeni frekansın da tek bir bölgeyi hedef alması, operasyonun oldukça spesifik bir amaca hizmet ettiğini kanıtlıyor.