Otomobil kullanmak pek çok yetişkin için diş fırçalamak kadar sıradan bir rutin olsa da, yeni nesil sürücüler için durum pek de öyle görünmüyor. Yapılan güncel araştırmalar, Z kuşağının direksiyon başına geçtiğinde ciddi bir kaygı dalgasıyla mücadele ettiğini ortaya koydu.
Ehliyetini almış ve yasal olarak trafiğe çıkma hakkı kazanan binlerce genç, sürüşün temel gereklilikleri karşısında bile eli ayağı birbirine dolanacak kadar büyük bir korku yaşıyor. Sosyal medya platformu TikTok’ta her gün paylaşılan “direksiyon başında panik atak” videoları, bu durumun kişisel bir çekincenin ötesine geçerek kitlesel bir kaygı bozukluğu haline geldiğini kanıtlıyor.
Tempcover tarafından 2.000 katılımcıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, korku listesinin başında teknik beceri ve manevra odaklı işler var. Genç sürücülerin en büyük çekincesi, yolda kaldıklarında lastik değiştirmek zorunda kalmak. Bunu, bitmiş bir aküyü başka bir araçtan takviye yaparak çalıştırmak ve dar bir alana paralel park etmek izliyor. Paralel park korkusu o kadar ileri seviyeye ulaştı ki, katılımcıların neredeyse yarısı (yüzde 45), park edememe kaygısı yüzünden gitmek istedikleri yerin çok uzağına aracını bırakıp 10 dakika yürümeyi göze alıyor.
Kariyer planlarını altüst eden trafik fobisi
Bu yoğun kaygı sadece basit bir park meselesi olmaktan çıkıp, gençlerin hayat kalitesini ve kariyerini de doğrudan etkiliyor. Araştırma verilerine göre, her on gençten biri sadece araç sürme korkusu nedeniyle hayallerindeki iş görüşmesine gitmediğini veya daha fazla yol yapmasını gerektirecek bir terfi teklifini reddettiğini itiraf ediyor. Uzmanlar bu tabloyu “gizli bir kriz” şeklinde tanımlıyor. Güven duygusunun ancak deneyimle kazanıldığını hatırlatan uzmanlar, sürücüler yola çıkmaktan kaçındıkça bu boşluğun asla kapanmadığını vurguluyor. Yani trafik korkusu, gençlerin hem fiziksel hem de sosyal hareket alanını kısıtlayarak hayatlarını adeta hapsediyor.
Lastik basıncını kontrol etmek, motor yağına bakmak ve hatta otomatik araç yıkama tünellerine girmek bile Z kuşağı için ciddi birer stres kaynağı haline gelmiş durumda. İngiltere’deki kaygı bozukluğu merkezlerinden alınan bilgilere göre, sürüş korkusu ülkede en sık rastlanan fobiler listesinin üst sıralarında. Bazı sürücüler hafif bir gerginlik hissederken, bazıları direksiyon başında tam teşekküllü panik ataklar geçirerek bir noktadan sonra araç kullanmayı tamamen bırakıyor. Uzmanlar, aslında hayati tehlike içermeyen bu durumlara karşı beynin verdiği hatalı korku tepkisini kırmak için kademeli bir yaklaşım öneriyor.
Korkunun üzerine gitmek için önce sadece motoru çalıştırıp araç içinde oturmak, ardından mahalle arasında çok kısa mesafeler kat etmek ve güvenilen bir refakatçiyle mesafeleri yavaş yavaş artırmak gerekiyor. "Duyarsızlaştırma" olarak adlandırılan bu yöntem, kişinin kaygısını her adımda biraz daha yöneterek kontrolü ele almasını sağlıyor.
Kısacası, otoyola çıkmadan önce kapının önünde yapılacak birkaç küçük manevra, büyük bir fobiyle vedalaşmanın ilk adımı haline gelebilir.