Kumandayı elinize alın: Televizyon kurulumunda yapmanız gereken 3 temel ayar

En pahalı televizyonu da alsanız, kutudan çıktığı haliyle tam performans almanız neredeyse imkansız. Görüntüdeki yapaylık hissini ortadan kaldıracak ve panelin gerçek gücünü ortaya çıkaracak temel ayarları mercek altına aldık...

Kumandayı elinize alın: Televizyon kurulumunda yapmanız gereken 3 temel ayar

Yeni televizyonunuzu kutusundan çıkarıp kurulumunu yaptıktan sonra, gözünüze bir şeyler yanlış gibi gelebilir. Belki renkler fazla yapay, belki de görüntü beklediğinizden daha sönük geliyordur. Merak etmeyin, bu durum aldığınız cihazın kalitesiz olduğu anlamına gelmiyor.

Piyasadaki en iyi modeller bile fabrikadan çıktıklarında genellikle ideal ayarlarda olmaz. Bu yüzden yeni bir televizyon kurduğunuzda, ilk olarak ayarlar menüsünü incelemenizde fayda var. Kutudan çıkan varsayılan ayarlar; bazen çok keskin, bazen fazla parlak bazen de doğal olmayan hareket akıcılığıyla seyir zevkini gölgeleyebiliyor. Ancak karmaşık teknik detaylar arasında kaybolmadan, sadece birkaç küçük dokunuşla izleme deneyiminizi bambaşka bir seviyeye taşımanız mümkün.

Görüntü modları

Televizyonunuzu ilk açtığınızda karşınıza çıkan görüntü modu genellikle “Eco” ya da “Canlı” (Vivid) olacaktır. Canlı mod, renkleri aşırı doygunlaştırıp dokuları yapay bir keskinliğe ulaştırıyor ve bu aslında gerçekçilikten oldukça uzak bir tablo oluşturuyor. Günümüzde çevre dostu olma çabasıyla gelen “Eco” modu ise enerji tasarrufu yapmak adına parlaklığı ciddi oranda kısıtlıyor. Özellikle parlaklık performansıyla öne çıkan Mini-LED veya OLED bir televizyon aldıysanız, bu mod cihazın gerçek potansiyelini gizliyor.

Ancak diğer modlar arasında izleme keyfinize daha uygun bir mod bulabilirsiniz. Örneğin film izlemeyi seven biriyseniz, filmleri yönetmenin gözünden, en saf haliyle görmek için "Sinema Modu" seçeneğini tercih edebilirsiniz. Spor müsabakaları için "Spor Modu" veya “Standart Mod”, oyunlar içinse gecikmeyi en aza indiren “Oyun” modu doğru seçim olacaktır. Bu ayarlar genellikle uzaktan kumandanızdaki ayarlar tuşuyla ulaşabileceğiniz hızlı menülerin en başında yer alır.

Hareket ayarlarıyla gerçek kalite

Sinema tutkunlarının “pembe dizi etkisi” olarak adlandırdığı aşırı akıcı görüntü sorunu da bir diğer önemli konu. Televizyon üreticileri, hareketli sahnelerdeki titremeyi azaltmak için “Hareket Yumuşatma” veya “Bulanıklık Azaltma” gibi özellikler kullanıyor. Televizyon, bu özellik açık olduğunda saniyede 24 kare hızla çekilen bir filme yapay kareler ekleyerek görüntüyü hızlandırıyor. Bu da sinematik havayı bozup her şeyin bir televizyon dizisi gibi görünmesine yol açıyor.

Futbol maçlarında topun arkasında gölge kalması gibi sorunlar yaşıyorsanız bu ayarları tamamen kapatmak yerine düşük bir seviyeye getirmek mantıklı bir çözüm olabilir. Özellikle uygun fiyatlı modellerde, görüntüdeki titremeyi tamamen yok etmeden hafifçe dizginlemek için bu ayarı tamamen kapatmak yerine “Düşük” seviyede tutmak daha dengeli bir sonuç verecektir.

Enerji tasarrufu ikilemi

Son olarak, enerji tasarrufu ayarlarının ekran parlaklığı üzerindeki etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Mağazada görerek beğendiğiniz o canlı görüntünün evde sönük kalmasının temel sebebi genellikle bu kısıtlamalar oluyor. Özellikle LG ve Samsung gibi markaların OLED modellerinde, enerji tasarrufu ayarları kapalı konuma getirildiğinde ekranın anında canlandığını ve gerçek parlaklığına ulaştığını fark edeceksiniz. Eğer odanızın ışık seviyesi gün içinde çok değişiyorsa, sabit bir kısıtlama yerine “Ortam Işığı Algılama” özelliğini kullanabilirsiniz. Bu sayede televizyonunuz, oda karanlıkken parlaklığı düşürüp aydınlıkken artırarak hem gözünüzü yormuyor hem de performanstan ödün vermeden tasarruf sağlıyor.

Televizyonunuzun bu temel ayarlarını kurcalamaktan çekinmeyin, birkaç basit değişiklikle aldığınız cihazın gerçek gücünü ortaya çıkarabilirsiniz.