İnsan ömrünü uzatma vaadiyle sunulan beslenme modelleri, son yıllarda bilim dünyasında çok daha sıkı testlerden geçiyor. Çin'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, hayvansal gıdaları beslenme düzeninden tamamen çıkaran kişilerin 100 yaşını görme ihtimalinin, karışık beslenenlere kıyasla yüzde 19 daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Bu oran, hiçbir hayvansal gıda tüketmeyen vegan topluluklarında yüzde 29'luk bir kayıpla en belirgin seviyesine ulaşıyor. Hatta balık içeren diyet modellerinde bile uzun yaşam şansı olumsuz etkilenebiliyor. Bilim insanları, yaş ilerledikçe vücudun ihtiyaç duyduğu spesifik mikro besinlerin sadece bitkilerle karşılanmasının zor olduğunu belirtiyor.
Optimum Beslenme Enstitüsü tarafından Birleşik Krallık'taki büyük bir süpermarket zinciri temel alınarak yapılan yeni bir çalışma, hayvansal ürünlerin yerini alan endüstriyel alternatiflerin arka planını aydınlattı. Pesto sostan mayoneze, yoğurttan lazanyaya kadar tam 71 farklı ürün çiftini doğrudan muadilleriyle kıyaslayan uzmanlar, içerik listelerinde çarpıcı sayılara ulaştı.
Gıda Additifi & Kontaminantları dergisinde yayımlanan detaylara göre, bitki bazlı yapay gıdalar hayvansal muadillerine kıyasla neredeyse iki kat daha fazla katkı maddesi barındırıyor. İncelenen paketlerdeki hayvansal gıdalarda toplam 100 katkı maddesi sayılırken, bitkisel alternatiflerde bu sayı 199'a kadar çıkıyor. Toplam malzeme listesi incelendiğinde ise vegan ürünler 1.566 farklı bileşenle, geleneksel gıdaların 1.110 maddelik listesine net bir fark atıyor.
Doğal ortamda bulunmayan bu taklit gıdaları tüketiciye sunabilmek adına yoğun bir üretim süreci söz konusu. Örneğin, bitki bazlı peynirlere sarımsı bir renk verebilmek için karoten pigmentinden yararlanılıyor. Ürünlerin rengini açmak ve besin değerini desteklemek için kalsiyum karbonat (E170) devreye girerken, süt alternatiflerinde asit düzenleyici olarak laktik asit sıklıkla tercih ediliyor.
Bitkisel et ve balık seçeneklerine etsi dokuyu ve çiğnenebilirliği kazandırmak adına "metil selüloz" maddesine tam 15 kez başvurulduğu görülüyor. Uzmanlar, kullanılan maddelerin yasal güvenlik sınırları içinde kaldığını not etse de bu gıdaları tüketenlerin aslında aşırı işlenmiş ve rafine edilmiş bir kimyasal diyetle baş başa kaldığı açık.
Besin eksikliği ve endüstriyel riskler
Vegan ve vejetaryen beslenme şekillerinin kalp hastalıkları ile obezite riskini düşürdüğü bilinen bir gerçek. Buna karşın hazır endüstriyel alternatifler vücutta ciddi bir B12 vitamini, demir, kalsiyum ve omega-3 eksikliği yaratabiliyor. Üstelik bu hazır gıdalar, en az geleneksel ürünler kadar yüksek oranda tuz, şeker ve doymuş yağ içeriyor.
Uzmanlar, taklit ürünler yoluyla vücuda yüklenen bu yapay içerikler yerine, doğrudan doğada saf halde bulunan bütünsel bitkisel gıdalara yönelmenin sağlık açısından çok daha güvenli bir yol olduğunu vurguluyor.