Tesla için rüzgar tersine döndü, Avrupa satışları uçuşa geçti

Elon Musk'ın siyaset sahnesindeki radikal söylemleri nedeniyle son iki yıldır ciddi bir satış kan kaybı yaşayan ve liderliğini kaptırma riskiyle yüzleşen Tesla, imaj krizini geride bıraktı. Avrupa'daki yeni araç kayıtları, teşviklerin de etkisiyle geçen yıla göre yüzde 57 arttı.

Tesla için rüzgar tersine döndü, Avrupa satışları uçuşa geçti

Almanya'daki Gigafactory tesislerinde üretim kapasitesini artırmak isteyen Tesla, büyük bir istihdam hamlesi başlattı. Şirket, ekim ayı itibarıyla haftalık araç üretimini 7 bin 500 seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Bu doğrultuda fabrikaya bin yeni personelin daha alınacağı duyuruldu.

Yaşanan bu istihdam dalgası aslında ilk değil. Amerikan otomotiv üreticisi, kısa süre önce de üretim bandını haftalık 6 bin araca ulaştırmak adına bin kişiyi işe alacağını ilan etmişti. Son planlanan artışla birlikte fabrikadaki yıllık üretim kapasitesinin 390 bin adet elektrikli araca yaklaşması bekleniyor. Bu sayı, tesisin 2022 yılındaki açılışında hedeflenen yıllık 500 binlik sınırın hala gerisinde. Yine de mevcut planlama, fabrikanın bugüne kadar ulaşacağı en yüksek istihdam ve üretim seviyesi anlamına geliyor.

Markanın Avrupa pazarındaki büyüme iştahının arkasında, resmi pazar verilerindeki ani değişim etkili oldu. Elon Musk’ın siyasi hamleleri, göçmen karşıtı söylemlere verdiği destek ve Amerika Birleşik Devletleri siyasetindeki doğrudan rolü nedeniyle Avrupalı tüketiciler bir süredir markaya mesafeli yaklaşıyordu. Hatta bu durum son iki yıldır kıtada ciddi bir satış kan kaybına yol açmıştı.

Ancak imaj krizi şimdilik geride kalmış görünüyor. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre, yılın ilk beş ayında Tesla’nın kıtadaki yeni araç kayıtları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 artarak 118 bin sınırını aştı. Özellikle akaryakıt maliyetlerinin tırmanması ve Almanya gibi ülkelerin sıfır emisyonlu araçlara yönelik yeni teşvikleri, tüketicileri siyasi kırgınlıkları bir kenara bırakıp yeniden elektrikli araçlara yönelmeye ikna etti. Kıta genelindeki kara bulutları dağıtmaya kararlı olan marka, üretimi son sürat artırıyor.

Kıtanın bağımsızlık politikası ve yerli rakipler

Tesla cephesinde işler yeniden yoluna girse de bu durum Avrupa genelinde esen "teknolojik bağımsızlık" rüzgarlarıyla tam bir tezat oluşturuyor. Avrupa Birliği liderleri, Amerikan teknoloji ve otomotiv devlerine olan bağımlılığı azaltmak için son dönemde oldukça agresif adımlar atıyor.

Fransa hükümetinin resmi görüşmelerde Amerikan kökenli iletişim platformlarını yasaklayıp yerli yazılımlara geçmesi bu politikanın örneklerinden biri. Ayrıca Avrupa Komisyonu’nun yapay zekadan yarı iletkenlere kadar geniş bir alanı kapsayan "teknolojik egemenlik paketi" açıklaması da bu stratejiyi destekliyor.

Volkswagen, BMW ve Stellantis gibi köklü yerli üreticiler zaten Avrupa’da güçlü alternatifler sunduğu için, elektrikli araç sektörü bu bağımsızlık politikasının en kolay uygulanabileceği alanlar arasında. Diğer taraftan, menzil ve şarj hızı konusunda dikkat çeken Çinli üretici BYD gibi markalar da Avrupa pazarındaki payını hızla büyütüyor.