Alpha ve Z kuşaklarının gizli karbon ayak izi şaşırtıyor
Toplam 149 ülkede yürütülen dev araştırma, gıda kaynaklı emisyonlarda sanılanın aksine genç kuşakların ilk sırada yer aldığını kanıtladı. Alpha ve Z kuşaklarının beslenme alışkanlıkları, kişi başı karbon salınımını zirveye taşıyarak iklim krizini tırmandıran temel faktör haline geldi.
Dünya genelindeki sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte biri, gıda nakliyesi, gübre kullanımı, ormansızlaşma ve hayvancılık süreçlerinden kaynaklanıyor. Toplam 149 ülkedeki 22 farklı yaş grubunu kapsayan kapsamlı bir araştırma ise bu gıda kaynaklı salınımda en büyük bireysel payın genç kuşaklara ait olduğunu ortaya koydu.
Çevre duyarlılıklarıyla sık sık öne çıkan Alpha (0-16 yaş) ve Z (16-29 yaş) kuşakları, kişi başına düşen gıda emisyonunda diğer tüm grupları geride bıraktı. Kırmızı et, süt ürünleri, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdaların yoğun biçimde tüketilmesi, bu yaş gruplarının karbon ayak izini doğrudan tırmandırdı. Bu tablo, zayıflayan beslenme kalitesiyle birleşerek iklim değişimi ve yetersiz beslenmeden oluşan çifte bir krizi beraberinde getirdi.
Yaşlanan nüfus yanıltıcı bir tablo çiziyor
Araştırmada yer alan Birmingham Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Yuli Shan, elde edilen sonuçların genel kabulü yıktığını vurguladı. Yaygın kanının aksine yaşlı nüfusun bireysel emisyon oranları gençlerin gerisinde kaldı. İngiltere ve ABD gibi yüksek gelirli ülkelerde 60 yaş üzerindeki kişilerin toplam gıda emisyonundaki payı yüksek görünse de bu durum diyet tercihlerinden değil, yaşlı nüfusun sayıca artmasından ileri geldi. Gençlerde ise bireysel tüketim alışkanlıkları ön plana çıktı. Kırmızı et ve hayvansal gıdalara yönelim, gençlerin kişi başı salınım değerlerini zirveye taşıdı.
Birleşik Krallık örnekleminde gençlerin esnek ya da etsiz beslenmeye ilgi duyduğu gözlense de küresel veriler hayvansal ürün tüketiminin yüksek olduğunu doğruladı. Günlük 100 gramlık et tüketimi bile vegan beslenmeye oranla dört kat fazla sera gazı üretiyor. Vegan diyetin çevresel ayak izi, yüksek miktarda et tüketenlerin çeyreği kadar bir alanda kalıyor. Groningen Üniversitesi'nden Profesör Klaus Hubacek, düşük ve orta gelirli ülkelerde emisyon artışının beslenme kalitesindeki iyileşmeyle paralel gittiğini bildirdi. Bu yüzden uzmanlar, gençlerin sağlığını riske atmadan okul ortamlarında eğitici ve esnek politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.