Bedenini laboratuvara çeviren adam: Bilim uğruna oğluna bile acımadı
Bilim tarihinde kendi üzerinde deney yapan isimlerin sayısı oldukça fazla. Ancak İskoç fizyolog John Scott Haldane'in sınır tanımayan yöntemleri günümüzde bile görenleri dehşete düşürüyor.
Oksijensiz kalan vücudun verdiği tepkileri anlayabilmek, günümüz tıp dünyası için son derece basit bir süreç. Fakat 100 yıl önce bu mekanizmaları çözmek, kendi yaşamını tehlikeye atmayı gerektiriyordu. İskoçya'nın varlıklı bir ailesinde dünyaya gelen İskoç fizyolog John Scott Haldane, 76 yıllık ömrünü tam olarak bu tehlikeli sorgulamaya adadı. Canlı organizmaların zorlu şartlardaki davranışlarını öngörmeyi temel ilke edinen araştırmacı, tıp dünyasının en sıra dışı figürlerinden biri olmayı başardı.
Kendi çocuğunu bile zehirli gaz odasına soktu
Günümüzde yürürlükte olan etik kurulların bulunmadığı o dönemde Haldane, çalışmalarında sınır tanımıyordu. Gazların insan organları üzerindeki tahribatını ölçmek amacıyla hava geçirmez özel bir oda tasarladı. Bu kapalı alana giren fizyolog, ölümcül dozlardaki gazları ciğerlerine çekerek ortaya çıkan belirtileri saniyesi saniyesine kaydetti. Üstelik bu tehlikeli deneylerde yalnız değildi. Öz oğlu Jack'i de yüksek miktarda klor gazına maruz bırakmaktan çekinmedi.
Ailenin sıra dışı yaşamı komşular arasında da yayılmıştı. Bir gün eve gelen küçük bir arkadaşı, kızı Naomi'nin "Babam senin kanını istiyor" sözlerini duyunca arkasına bakmadan kaçtı. Oxford sokağında alkollü olduğu gerekçesiyle durdurulan Haldane ise polislere sadece zehirli gaz soluduğunu anlatmaya çalışıyordu.
Madencilerden dalgıçlara kadar uzanan hayat kurtaran buluşlar
Gözünü karartıp maden kuyularına ve kanalizasyonlara inen araştırmacı, gaz patlamalarının ardından yaşanan zehirlenmeleri mercek altına aldı. İşçilerin hayatını koruma fikriyle hareket eden İskoç uzman, taşınabilir solunum cihazlarının yolunu açtı. Gaz sızıntılarını önceden haber alabilmek adına küçük hayvanların madenlere indirilmesi uygulamasını başlattı. Böylece tıp literatürüne giren "madendeki kanarya" mantığı resmiyet kazandı.