COVID-19'da BA.3.2 alarmı: Bağışıklık kalkanını delip geçiyor

Pandeminin altıncı yılında virüs yeniden kimlik değiştirdi. Güney Afrika'da ortaya çıkan ve kısa sürede 23 ülkeye yayılan yeni varyant BA.3.2, 70'ten fazla mutasyonla mevcut aşılara meydan okuyor.

COVID-19'da BA.3.2 alarmı: Bağışıklık kalkanını delip geçiyor

COVID-19 küresel salgınının üzerinden altı yıl geçmiş olsa da virüs, bilim dünyasını şaşırtmaya ve kendini yenilemeye devam ediyor. Son günlerde araştırmacıların radarına giren ve "BA.3.2" adı verilen yeni varyant, SARS-CoV-2’nin geçirdiği evrimin ulaştığı boyutları bir kez daha kanıtladı.

İlk olarak 2024 yılının Kasım ayında Güney Afrika'da saptanan bu varyant, sessiz sedasız kıtalar arası bir yolculuğa çıkarak küresel ölçekte yayılmaya başladı. Uzmanları asıl düşündüren konu ise bu varyantın, mevcut aşıların hedef aldığı protein yapısında meydana gelen devasa değişimler haline gelmesi.

BA.3.2 varyantı, genetik diziliminde yer alan 70 ile 75 arasındaki mutasyon ve silinme ile dikkat çekiyor. Özellikle virüsün hücrelerimize tutunmasını sağlayan spike proteinindeki bu değişimler, onu 2024 başından beri dolaşımda olan diğer JN.1 soylarından genetik olarak tamamen ayırıyor. Bu durum, virüsün sadece şekil değiştirmediğini, adeta yeni bir kimliğe büründüğünü gösteriyor.

Yapılan laboratuvar çalışmaları, mevcut en güncel aşıların bu yeni varyanta karşı, incelenen diğer altı suşa oranla çok daha düşük verimlilik sergilediğini ortaya koymuş durumda. Yani virüs, daha önce geçirdiğimiz enfeksiyonlardan veya aşılardan kazandığımız bağışıklık kalkanını aşma konusunda oldukça yetenekli.

Sessiz yayılım ve küresel takip süreci

Bu denli güçlü bir kaçış mekanizmasına rağmen BA.3.2, şu an için diğer baskın türleri tahtından indirip tek başına hakimiyet kurmuş değil. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde diğer JN.1 türevleriyle birlikte varlığını sürdürüyor ve buralarda yaklaşık yüzde 10 ile 40 arasında bir yoğunlukla seyrediyor. Ancak bu durum, varyantın tehlikesiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Okyanusya'ya kadar tam 23 ülkede varlığını hissettirmeyi başardı. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan atık su analizleri, 25 eyalette bu varyantın izlerine rastlandığını doğruluyor.

Dünya genelinde vaka sayıları 779 milyonu aşarken, hastalığın toplum sağlığı üzerindeki etkisi ciddiyetini koruyor. Sadece 2025 Ekim ve 2026 Mart ayları arasındaki veriler bile milyonlarca insanın hastalandığını ve on binlerce can kaybı yaşandığını hatırlatıyor. Bilim insanları tam da bu yüzden gözlerini bir an bile virüsün üzerinden ayırmıyor. Sürekli devam eden genetik gözetim çalışmaları, sadece bu varyantı takip etmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki aşıların içeriğinin nasıl güncelleneceğine de ışık tutuyor.