Ölümsüz olacağım dedi, çaresi olmayan hastalığa yakalandı

Bedenini biyolojik bir laboratuvara çeviren ünlü girişimci Bryan Johnson, uzun yaşam takıntısında aşırıya kaçtığını açıkladı. Tedavisi bulunmayan otoimmün bir hastalıkla yüzleşen biohacker, her gün onlarca hap yuttuğu radikal rejimini ve sağlık durumunu sorguluyor.

Ölümsüz olacağım dedi, çaresi olmayan hastalığa yakalandı

Ölümü engelleme fikrini hayatının merkezine koyan sıra dışı milyarder Bryan Johnson, uyguladığı yöntemlerle uzun süredir dünya gündemini meşgul ediyor. Her gün onlarca takviye yutan ve hatta kendi oğlundan kan plazması transfer eden 48 yaşındaki girişimci, bu amansız yarışta kantarın topuzunu biraz kaçırmış olabileceğini kabul etti.

Sosyal medya hesabından paylaştığı özeleştiri, uzun yaşam takıntısının sınırlarını aşıp aşmadığı sorusunu bizzat kendisine sordurtuyor. Hayatını uzatma çabası verirken vücudunda beliren hasarlar, bu radikal yaşam tarzının ağır faturasını gözler önüne serdi.

Milyonlarca dolarlık servete sahip olan ünlü isim, tıp dünyasının çaresiz kaldığı bir otoimmün hastalıkla boğuştuğunu açıkladı. Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan endoskopi, biyopsi ve kan tahlilleri sonucunda Johnson'a otoimmün gastrit teşhisi kondu. Bedenin kendi mide zarını yok ettiği bu rahatsızlık, toplumun yaklaşık yüzde ikisinde görülse de ilk evrelerde belirti vermediği için saklı kalıyor. Yıllık 1 milyon dolarlık sağlık programını yöneten tıbbi ekibini yenileyen Johnson, detaylı taramalar sayesinde bu tabloyla yüzleşti. Yaşanan besin emilim bozuklukları, kansızlık ve yükselen kanser riski, durumun ciddiyetini kanıtlıyor.

Çocukluktan başlayan ihmal ve genetik miras

Sorunun kökenleri aslında girişimcinin geçmişinde gizli. Çocukluğunda şekerli ve işlenmiş gıdalarla beslenen Johnson, yirmili yaşlarındaki kısa süreli sağlıklı dönemlerin ardından yoğun iş temposu ve babalık sorumluluğuyla sağlığını tamamen arka plana itti. Yaşadığı ağır kronik depresyon, bağışıklık sisteminin kendi organlarına saldırmasını tetikledi. Henüz 21 yaşındayken tiroid bezi işlevini kaybeden ünlü biohacker, otuz yıla yakın süredir rutin tedavilerle ayakta kalıyordu. Midesindeki yıkımın ise ne zamandır sürdüğü bilinmiyor.

Yine de Johnson'ın, çaresi bulunmayan bu rahatsızlık karşısında geri adım atmaya niyeti yok. Ekibiyle birlikte deneysel hücre terapilerini ve bağışıklık sistemini hedefleyen yaklaşımları devreye sokmayı planlıyor. Modern teknolojinin hiçbir hastalığı çaresiz bırakmayacağına inanan girişimci, biyolojik göstergelerini anlık takip altında tutacak.

Bu çaba, takipçilerini de ikiye bölmüş durumda. Bir taraf yaşama arzusuyla girilen bu mücadelenin hayatın özünü kaçırdığını düşünürken, diğer taraf deneysel adımların gelecekte bilime ışık tutacağı görüşünü savunuyor.