Arkeoloji tarihinde pek çok şaşırtıcı bulguyla karşılaşılmıştır, ama bazıları diğerlerinden daha fazla iz bırakır. Çin'in kuzeybatısındaki Tarim Havzası'nda yürütülen kazılarda ortaya çıkan beyaz madde de bunlardan biri. Xiaohe Mezarlığı'ndaki Tunç Çağı mumyalarının baş ve boyun bölgelerine serpiştirilmiş halde bulunan bu kalıntıların, insanlığın bugüne ulaşan en eski peyniri olduğu anlaşıldı. Üstelik bu peynir, aç karnına yenilmek için değil, ölülere öte dünyada eşlik etsin diye bırakılmıştı.
Bölgenin aşırı kuru ve tuzlu toprak yapısı, hem mumyaları hem de organik kalıntıları binlerce yıl boyunca koruyarak günümüze taşımış durumda. Tekne biçimindeki tabutların içine, cenazelerin tam üzerine özenle yerleştirilen bu madde, uzmanlara en başından beri törensel bir anlam taşıdığını hissettirdi. Xiaohe halkının, sevdiklerini son yolculuğuna uğurlarken onlara besleyici bir azık bıraktığı düşünülüyor.
Bakteriler de binlerce yıl hayatta kaldı
2014'te yapılan ilk analizler bu maddenin kefir benzeri yumuşak bir peynir olabileceğine işaret etmişti. Kesin yanıt ise ancak DNA teknolojisinin yeterince gelişmesiyle geldi. Üç farklı mezardan alınan örnekler, kalıntılarda hem inek hem de keçi DNA'sının varlığını doğruladı. İlginç olan, Xiaohe halkının bu iki sütü karıştırmak yerine tamamen ayrı partiler halinde işlemesiydi. Dönemin Orta Doğu ve Yunan peynir yapım geleneklerinden ayrılan bu tercih, kendine özgü bir üretim anlayışına işaret ediyor.
Analizlerin belki de en şaşırtıcı bulgusu, kalıntılarda günümüzde halen hayatımızda olan bakteri ve mantar türlerinin tespit edilmesiydi. Fermentasyonu sağlayan bu probiyotik kültürler, binlerce yıl sonra bile tanımlanabildi. Dahası, mumyalardaki bakterilerin Rusya değil Tibet kökenli gruba ait olduğu görüldü. Bu bulgu, kefirin yalnızca Kafkasya kaynaklı olduğu yönündeki yaygın kabulü sarstı ve Sincan bölgesinde kesintisiz süregelen ayrı bir peynir geleneğinin varlığını gün yüzüne çıkardı.
Bir ayrıntı daha dikkat çekici: Antik bakterilerle modern akrabalar kıyaslandığında, günümüz mikroorganizmalarının insan bağırsağıyla çok daha uyumlu çalıştığı görüldü. İnsanla birlikte evrilen bu dost organizmalar, nesilden nesile geçen genetik alışveriş sayesinde bugünkü halini aldı. Yani peynir yalnızca bir gıda değil, aynı zamanda binlerce yıllık ortak bir evrim hikayesi...