Yarasalar hakkında tüm bildiklerimizi unutturacak keşif

137 bilim insanının yürüttüğü yeni çalışma, yarasaların evrimsel geçmişine dair onlarca yıllık bazı varsayımları değiştirebilir. Geniş genom ve fosil verileri, kökenin yaklaşık 65 milyon yıl önce Avrupa'ya uzandığını ortaya koyuyor.

Yarasalar hakkında tüm bildiklerimizi unutturacak keşif

Yarasaların ilk kez nerede ortaya çıktığı ve uçuş ile ekolokasyon yeteneklerini ne zaman kazandığı, memeli evriminin uzun süredir çözülemeyen soruları arasında yer alıyor. Nature'da yayımlanan geniş kapsamlı yeni bir çalışma, bu konuda kabul gören birçok görüşü yeniden değerlendirmeye açtı.

Araştırmacılar 41 yarasa türünden elde edilen yeni ve yüksek kaliteli genom dizilimlerini, daha önce yayımlanmış 62 genomla bir araya getirdi. Böylece 103 yarasa genomu ile 44 fosilden oluşan son derece geniş bir veri seti oluşturuldu.

Ortaya çıkan evrim ağacı, yarasaların yaklaşık 65 milyon yıl önce Avrupa'da ortaya çıkmış olabileceğini gösteriyor. Bu sonuç, kökenin Asya, Afrika veya Kuzey Amerika olduğu ve grubun yaklaşık 50 milyon yıl önce ortaya çıktığı yönündeki önceki tahminlerle uyuşmuyor.

Uçuş ve ekolokasyon çok erken gelişmiş olabilir

Çalışma, Bat1K projesi kapsamında 137 bilim insanının katılımıyla yürütüldü. Veri setinde günümüzde yaşayan 21 yarasa ailesinin tamamından temsilciler bulunuyor. İncelenen türler arasında yaklaşık 2,5 santimetrelik boyuyla dünyanın en küçük memelilerinden biri kabul edilen yaban arısı yarasası ile bileklerindeki özel yapılar sayesinde düz yüzeylere tutunabilen Madagaskar vantuz ayaklı yarasası da yer aldı.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Fransa'nın güneyinde bulunan yaklaşık 50 milyon yıllık Vielasia sigei fosilinin evrim ağacındaki konumu oldu. Gelişmiş ekolokasyon özellikleri taşıdığı düşünülen bu fosilin ağacın en eski dallarından birinde yer alması, hem gerçek uçuşun hem de ekolokasyonun yarasaların büyük çeşitlenmesinden önce ortaya çıkmış olabileceğine işaret ediyor.

Bu tabloya göre yarasalar Avrupa'da ortaya çıktıktan sonra Afrika'ya ve ardından dünyanın diğer bölgelerine yayılmış olabilir.

Uzun yaşamın genetik ipuçları da araştırılıyor

Yarasaları ilginç kılan yalnızca uçabilen tek memeli grubu olmaları değil. Bu canlılar, benzer vücut büyüklüğündeki diğer memelilere kıyasla 8 ila 10 kat daha uzun yaşayabiliyor. Ayrıca yaşlanma ve kanserle ilişkili belirtilerin birçok memeliye göre daha sınırlı görülmesi, yarasaları uzun yaşam ve hastalık direnci araştırmaları açısından da özel hale getiriyor.

Araştırmacılar, yeni genom verilerinin bu özelliklerin genetik temelini daha ayrıntılı biçimde incelemeye yardımcı olacağını düşünüyor. Elde edilen bilgiler, ileride yaşlanma süreçleri, kanser direnci ve insan sağlığına yönelik yeni araştırmalara da katkı sağlayabilir.