ABD'nin San Diego kentinde, milyonlarca karıncanın hayatına mal olan ve sınırların neredeyse hiç değişmediği bir savaş yaşanıyor. Birbirine rakip Arjantin karıncası süper kolonileri, aynı bölgeleri kontrol etmek için onlarca yıldır mücadele ediyor. Çatışmaların şiddeti ve tarafların büyük kayıplara rağmen geri adım atmaması, bilim insanlarının bu mücadeleyi Birinci Dünya Savaşı'ndaki siper savaşlarına benzetmesine neden oluyor.
Güney Amerika kökenli Arjantin karıncaları (Linepithema humile), bölgelerini koruma konusunda oldukça saldırgan bir tür. Karşılaştıkları diğer karıncaların dost mu düşman mı olduğunu antenleriyle algıladıkları kimyasal sinyaller sayesinde belirliyorlar.
19. yüzyıldan itibaren uluslararası deniz taşımacılığıyla dünyanın farklı bölgelerine yayılan bu karıncalar, yeni yaşam alanlarında devasa süper koloniler oluşturdu. Bunun temel nedenlerinden biri, taşınan karıncaların sınırlı genetik çeşitliliğe sahip olmasıydı. Benzer kimyasal kokular taşıyan bireyler birbirlerini düşman olarak algılamadı ve çok geniş alanlara yayılan koloniler halinde birleşti.
Tek bir sınırda 15 milyon karınca öldü
Molecular Ecology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Güney Kaliforniya'da birbirine rakip beş Arjantin karıncası süper kolonisi bulunuyor. Bunların en büyüğü, Kaliforniya kıyıları boyunca yaklaşık 1000 kilometreye yayılan bir alandaki yuvaları kontrol ediyor. Daha küçük koloniler ise kasaba büyüklüğündeki bölgelerde yaşamlarını sürdürüyor.
Kaliforniya Üniversitesi San Diego araştırmacıları, bu koloniler arasındaki sınırların oldukça belirgin olduğunu tespit etti. Farklı kolonilere ait karıncaların karşılaştığı noktalarda şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Saha ziyaretlerinin yüzde 40'ında çatışmalara rastlanırken, her çatışmada ortalama 15 bin karıncanın öldüğü hesaplandı. Kuzey San Diego'daki Hodges Gölü yakınlarında gerçekleştirilen altı aylık gözlem ise savaşın boyutlarını daha açık biçimde ortaya koydu. Araştırmacılar, tek bir sınır hattındaki çatışmalarda en az 15 milyon işçi karıncanın hayatını kaybettiğini belirledi.
Milyonlarca kayba rağmen sınırlar değişmiyor
Bu mücadeleyi ilginç kılan yalnızca ölen karıncaların sayısı değil. Aylar süren gözlemlerde, tarafların büyük kayıplar vermesine rağmen sınırların neredeyse hiç değişmediği görüldü. Hiçbir koloni rakibine karşı belirgin bir üstünlük sağlayarak yeni bölgeler kazanamadı. Araştırmacılar bu durumu, Birinci Dünya Savaşı'nın Batı Cephesi'nde yaşanan ve çok sayıda askerin ölmesine rağmen cephe hatlarının fazla değişmediği siper savaşlarına benzetiyor.
Biyolog Mark W. Moffett'e göre Arjantin karıncalarında, uzun süreli çatışmalardan sonra komşu kolonilere yönelik saldırganlığı azaltan bir mekanizma bulunmuyor. Bu nedenle aynı sınır bölgelerinde çatışmalar tekrar tekrar yaşanabiliyor. Türün Güney Amerika'daki doğal yaşam alanlarında nehir taşkınları zaman zaman savaşları kesintiye uğratırken, Kaliforniya'daki koloniler arasında böyle bir doğal engel bulunmuyor.
Bununla birlikte, yaklaşık 20 yıldır ayrıntılı biçimde yeniden incelenmeyen bu büyük koloni savaşının bugün aynı yoğunlukta devam edip etmediği belli değil. Geçmiş gözlemler, karınca toplulukları arasındaki bölgesel rekabetin ne kadar uzun süreli ve yıkıcı olabileceğini gösteriyor.