İnternette reklam

İnternetin geleceği hakkında yorum yapan hemen herkes, internetin gelişmesi için internet reklamcılığının da gelişmesini şart koşuyor. Peki ama internet reklamcılığı nasıl gelişecek?

İnternet teknolojisinin çoğu kez “sınırsız” ve “ücretsiz” kelimeleriyle birlikte anılması, bu platformda reklam yapılamayacağı anlamına gelmiyor. (Yoksa geliyor mu?) İşte bu yazıda tam olarak bu konuya parmak basacağız. İnternet reklamcılığı dün neredeydi, bugün nerede ve yarın nerede olacak? İnternet reklamcılığının Türkiye’deki ve dünyadaki durumu ne? Bir reklam mecrası olarak internetin avantajları ve dezavantajları neler? Şu anda internet üzerinde hangi reklam türleri popüler? Tüm bu teknik soruların cevaplarını ve CHIP editörlerinin “internet reklamcılığı” hakkındaki yorumlarını bu yazıda bulabilirsiniz.

İnternet mecrasının sahip olduğu avantajlar

İnternetin sahip olduğu teknolojik üstünlükler, bir reklam mecrası olarak internete büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu avantajların başında ise gösterilen reklamlar hakkında detaylı istatistiklerin oluşturulabilmesi geliyor. Örneğin, gösterime sunduğunuz bir reklamın bir gün (veya bir saat) içerisinde kaç defa gösterildiğini, kaç defa tıklandığını, tıklayan kişilerin profilini (ülke, yaş, cinsiyet, özel ilgi alanları vs.) kolayca öğrenebiliyorsunuz. Üstüne üstlük, reklamlarınıza tıklayan kişilerin profillerini öğrenmek yerine sadece belli profildeki kişilerin sizin reklamlarınızı görmesini bile sağlayabilirsiniz. Örneğin, reklamlarınızı sadece İzmir’de yaşayan, 18-24 yaş arasındaki erkeklerin görmesini tercih edebilirsiniz.

İnternet reklamcılığın bir başka avantajı ise, geribildirim hızının çok yüksek olması. Diğer mecralarda yapılan reklamların etkinliği 15 gün, bir ay gibi nispeten uzun zamanlarda tespit edilebilirken; internette yapılan reklamlar ile ilgili her türlü tespit maksimum bir saat içerisinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede, sergilenen reklamda ters giden bir şeyler varsa, gelen tepkilere göre ilgili reklam üzerinde anında değişiklik yapılabilir.

Tüm bu avantajlara, internet reklamcılığının düşük maliyetini de ekleyebiliriz. Herhangi bir internet reklamının hazırlanma masrafı da gösterim masrafı da son derece düşüktür.

Üstelik, internet reklamları çoğu kez gösterim başına değil tıklanma başına ücretlendirilmektedir. Gerçi, reklam yayınlayan çoğu web sitesi, hala daha gösterim başına ücretlendirme yapma hevesinde, ancak bizim görüşümüz, bu uygulamanın zamanla değişeceği ve herkesin tıklama başına ücret ödeme sistemine geçeceği yönünde.

İnternet mecrasının sahip olduğu dezavantajlar

İnternet reklamcılığının, günümüzdeki, en büyük sorunlarından bir tanesi bu mecranın yeterince tanıtılamaması. Buna ek olarak, özellikle Türkiye’de, internet reklamcılığı konusunda nitelikli işgücü çok az. Bu yüzden, reklamverenlerin istedikleri kalitede bir reklam yaptırmaları her zaman mümkün olmuyor.

İnternet reklamcılığına getirilen en büyük eleştirilerden bir diğeri de, Türkiye’de internete bağlanan insan sayısının çok düşük olması. Televizyon gibi mecralar sayesinde nüfusun tamamına ulaşmak mümkünken, internet üzerinden ulaşabileceğiniz kişi sayısı Türkiye’de 4-5 milyon arasında.

Tüm bu dezavantajların, sürekli değil geçici olması ilgi çekici. Örneğin, internete bağlanan kişi sayısı er ya da geç artacaktır. Daha hızlı internet bağlantı yöntemlerinin daha ucuza sunulmaya başlanmasıyla, nüfusun çok daha büyük bir bölümünün internetin nimetlerinden faydalanması sağlanabilir. Buna ek olarak, internet reklamcılığı konusunda yeterli işgücünün olmaması da, genç neslin karşısında önemli bir iş fırsatı olarak duruyor. Kısacası, internet reklamcılığı için şu anda dezavantaj gibi gözüken çoğu düşünce, kısa süre sonra tam tersine dönecek ve “internet reklamcılığının avantajları” başlığı altında değerlendirilmeye başlanacak.

İnternet üzerinde popüler olan reklam türleri

Bir reklam mecrası olarak interneti incelerken; bu mecrada nasıl reklam yapılabileceği sorusu akla gelmektedir. Günümüzde internet teknolojilerini kullanarak reklam yaparken, karşımıza en azından iki farklı seçenek çıkıyor: Web siteleri ve e-posta.

E-posta üzerinden reklam yapmak, yeni ürünler veya hizmetler hakkında bilgi vermek son derece popüler bir kavram olsa da; bu tür bir reklama gelen tepkilerin sayısı her geçen gün artmakta. Bu tip reklamların çoğu “istenmeyen mesaj” olarak bilinmekte ve genel olarak “spam” olarak adlandırılıyor. Günümüzde şirketler, spam mesajların kendilerine ulaşmasını engellemek için milyonlarca dolar para harcıyorlar. Son kullanıcılar ise bu konuda değişik arayışlara giriyorlar. Biz ise bu yazıda “spam mesajlardan korunma” veya “e-posta üzerinden reklam ve spam” konularına değinmek yerine, sadece web siteleri üzerinden yapılan reklamlara odaklanacağız. Bir dipnot olarak, bu konuları ele alan yazılara geçmiş sayılarımızda yer verdiğimizi hatırlatmalıyız.

İnternet reklamcılığının odak noktası olan web sitelerine baktığımızda, bu siteler üzerinde yer alan reklamları iki temel kategoriye ayırmak mümkün olabiliyor: Hazırlanış biçimlerine göre ve sunum biçimlerine göre. Bu iki temel kategorinin altında ise çok sayıda alt kategori yer almaktadır.

Hazırlanış biçimlerine göre internet reklamları

Herhangi bir web sitesinde kendi reklamının gözükmesini isteyen bir kişi, ilgili reklamı hazırlarken aşağıdaki üç farklı teknikten bir tanesini tercih edebilir. Aslında bu üç teknikten hangisinin tercih edileceği, reklamın sunum biçimi ile de doğrudan alakalıdır. Örneğin Google üzerinde bir reklam vermek istiyorsanız, elinizdeki tek seçenek “metin” tipinde bir reklam hazırlamaktır. Benzer biçimde, Yahoo! üzerinde görüntülenmesini istediğiniz bir “floating banner” için ise “Flash” tipinde bir reklam hazırlamalısınız. Tüm bunlara ek olarak; bu kategoride listelenen üç farklı reklam tipinin, günümüz teknolojileri için geçerli olduğunu ve gelecek günlerin yeni reklam tiplerine gebe olduğunu önemle hatırlatmalıyız.

Sadece metin: Yaygınlığı çok az olsa da, popülerliği en fazla ve hazırlanması en kolay olan reklam tipi “metin” reklamlarıdır. Günümüzde en yaygın olarak Google üzerinde (ve Google’ın iş ortaklarında) gözüken metin tipi reklamlar, yüksek tıklanma oranları ile dikkat çekiyorlar.

Standart grafik: İnternet reklamcılığı denildiğinde akla ilk gelen reklam tipi “grafik”tir. Temelde GIF formatında olan bu reklamlar, çoğu kez “standart banner” diye adlandırılan ve 468*60 piksel boyutlarındaki reklamlarda tercih edilmektedir. Bu tipteki reklamlarda GIF formatının tercih edilmesinin sebebi, GIF formatının sunduğu animasyon (birkaç farklı resmin arka arkaya gösterilmesi) desteği.

Etkileşimli Flash: Popülerliği her geçen gün artan Flash tabanlı reklamlar, web siteleri üzerinde çok değişik şekillerde konumlandırılabiliyor. Çoğu kez Macromedia firmasının Flash MX programı ile hazırlanan bu reklamlar, zaman zaman da Swish gibi alternatif Flash hazırlama programları kullanılarak hazırlanmaktadır. Diğer iki reklam tipine göre belirgin avantajları bulunan Flash reklamların en önemli avantajı, çok sayıda renk içeren yüksek kaliteli reklamların oluşturulmasına imkan tanımasıdır. Örneğin, 100 KB boyutundaki bir grafik reklamdan daha kaliteli, daha çok renk barındıran ve daha interaktif bir Flash reklamının boyutu çoğu kez 100 KB’tan daha düşük olmaktadır. Flash reklamlarında ses ve müzik öğelerinin kullanılabilmesi ise bu teknolojinin diğer bir avantajını oluşturmaktadır. Flash reklamların önündeki en büyük engel ise, bu reklamların düzgün biçimde görüntülenebilmesi için kullanıcıların bilgisayarında “Flash Player” programının kurulu olması gerekliliği. Her ne kadar Flash Player günümüzde çok yaygın olsa da, tüm sistemlerde bu eklentinin yüklü olduğunu varsaymak da yanlış olacaktır.

Sunum biçimlerine göre internet reklamları

Herhangi bir reklamın, herhangi bir web sitesinde nasıl gözükebileceği tamamen reklamcının hayal gücü ile sınırlı olsa da; internet üzerinde sıkça kullanılan sunum biçimleri göze çarpmaktadır. Bu sunum biçimlerinin bazıları, belirli siteler ile (örneğin Yahoo!) bağdaşmış bile olabilir. Buna ek olarak, burada listelenen bazı sunuş biçimlerinin, önceki paragraflarda belirtilen reklam hazırlama tiplerinden bir tanesine muhtaç olabileceği de söylenebilir. Örneğin “rollover banner”ların “Flash” ile hazırlanması neredeye şarttır. Son olarak, burada listelenen sunuş biçimlerinin sadece en popüler kullanımlara örnek olduğunu ve internet üzerinde yapılabilecek reklam sunumlarının buradaki örnekler ile sınırlanamayacağını belirtmeliyiz.

Standart banner: İnternet reklamcılığının ilk günlerinde bir standart halini alan ve sıkça tercih edilen bu tip reklamlar, 468*60 piksel boyutlarındaki bir reklam alanında gösterilir. Her ne kadar böyle bir zorunluluk olmasa da, bu tipteki reklamların ilgili web sayfasının sağ üst köşesine yerleştirilmesi son derece yaygındır. Bu tipteki bir reklamı GIF formatında hazırlayabileceğiniz gibi Flash teknolojisini kullanarak da oluşturabilirsiniz.

Dikey banner: Standart banner reklamları oldukça anımsatan bu reklam tipi; 120*600 piksel boyutlarındaki bir öğenin sayfaya dikey olarak yerleştirilmesi prensibine dayanır. Bu tipteki reklamlar, öyle olması gerekmese de, çoğu kez sayfanın sağ köşesinde yer alır.

Pop-up reklam: En popüler reklam tiplerinden bir tanesi olması dışında en çok tepki çeken reklam tiplerinin başında gelen pop-up reklamlar, herhangi bir sayfa yüklendiğinde, o sayfadan bağımsız yeni bir pencere açılması temeline dayanır. Açılan bu yeni pencerenin boyutları oldukça değişkendir ve bu konuda bir standart yoktur. Buna rağmen, pop-up reklamlar hakkında bugünlerde standartlaşmış bir kavram ise “pop-up reklam düşmanlığı” dır. Geçtiğimiz aylarda Forrester Research firması tarafından yapılan bir araştırmaya dayanarak yayınladığımız bir haberde, pop-up reklamların marka imajına % 60 oranında zarar verdiğini yazmıştık, ki bu oran her geçen gün artıyor.

Floating banner: Web sayfası üzerinde yaklaşık 10 saniye hareket eden ve daha sonra kaybolan veya ufalarak sayfanın bir köşesine yerleşen reklam çeşididir. Hemen her zaman Flash tipinde hazırlanan bu reklamlar, sayfa üzerinde çok değişik biçimlerde yer alabilir. Dikkat çekicilikleri oldukça yüksek olan bu reklam türünün geleceği parlak gözüküyor.

Rollover banner: 468*60 piksel büyüklüğündeki standart bir reklam gibi gözüken banner, fare işaretçisi ile üzerine gelmeniz durumunda aşağıya doğru açılarak 468*240 piksel büyüklüğe ulaşır ve istenen mesaj bu geniş alanda daha rahat bir biçimde sunulur. Bu reklamın en önemli avantajı, asıl mesajı ileten web sayfasına yönlendirmeden bile verilmek istenen mesajı iletebilmesi.

Showcase banner: 300*250 piksel boyutlarındaki bu reklam tipi, değişik boyutları ile daha kolay bir biçimde dikkat çekebilmektedir. Yahoo! ve Hotmail kullanıcıları, e-posta hesaplarını kontrol ederken bu türdeki reklamlar ile sıkça karşılaşıyorlar.

Top-Roll banner: 70*25 pixel gibi ufak bir alanda yayınlanan reklamın üzerine tıklandığında mini bir pop-up pencere açılır ve bu yeni pencerede ilgili reklam hakkında daha detaylı bilgiler sunulur.

Nereden nereye? İnternet reklamcılığının evrimi

İnternette reklam, internetin var olduğu ilk günden beri popüler bir kavram. İnternete bir şekilde bulaşmış herkes, özellikle de bir tane web sitesi hazırlayan herkes internette reklamdan para kazanmak istemiştir. Kendi sitesinin reklamını ücretsiz bir biçimde yapmak isteyenler de bu gruba dahil edilebilir. Bu popülerliğin farkında olan girişimciler de insanların bu isteklerini karşılamak üzere çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır.

Banner exchange: Ücretli veya ücretsiz olarak bir web sitesi hazırlayan herkes, onca zahmet çekerek hazırladıkları bu siteye birilerinin gelmesini istemiştir. Bu amaca yönelik en büyük adım da, şu anda popülerliğini iyice yitiren banner exchange programlarıdır. Bu programların mantığı son derece basittir: Kendi sitenize herhangi bir banner exchange servisinden almış olduğunuz bir kodu yerleştirirsiniz. Bu kod sayesinde, sizin web sitenizde diğer sitelerin reklamları gözükür. Doğal olarak, diğer web sitelerinde de sizin reklamınız gözükür. İşin güzel tarafı, sizin sitenizdeki reklama tıklanma oranı ne kadar yüksekse, diğer sitelerde de sizin reklamınızın gözükme oranı o kadar yüksek olacaktır. İlk çıktığında çok ses getiren banner exchange servisleri, banner reklamların 468*60 gibi standart boyutlara sahip olmasına da ön ayak olmuştur.

Pay Per Click: Hazırladıkları sitelere yeterince ziyaretçi çekebilen web sitesi sahipleri, bir yerden sonra bu işten para kazanmanın yollarını aramaya başlamışlardır. Tam bu sırada hizmete başlayan Pay Per Click (PPC) servisleri, son derece kışkırtıcı bir fikirle ortaya çıkmışlardı: Web sitenize herhangi bir PPC servisinden aldığınız kodu yerleştiriyordunuz. Bu kod sayesinde web sitenizde çeşitli reklamverenlerin reklamları gözüküyordu. Eğer ziyaretçileriniz bu reklamlardan bir tanesine tıklarlarsa, siz bu işten bir komisyon kazanıyordunuz.

Bu aşamadan sonra, hak ettiğimiz komisyon miktarı örneğin 40 dolara ulaştığı zaman, size bir çek gönderiliyordu.Ne yazık ki, Türkiye’de bu işten para kazanan pek kimse çıkmadı.

Alışveriş siteleriyle ortaklık: En başarılı örneği Amazon.com olan bu reklam türünde, web sitenize Amazon’da satılan ürünlerin linklerini koyuyordunuz. Eğer sitenizin ziyaretçilerinden bir tanesi bu bağlantıya tıklayarak ilgili ürünü satın alırsa, siz de bu satıştan bir komisyon kazanıyordunuz. Yurtdışında hala daha çok popüler olan ve başarıyla çalışan bu servisin Türkiye’deki örneğini ise IDéEFIXE oluşturuyor.

Kiralık reklam alanları: Web sitesi sahipleri, PPC programlarından da para kazanamayınca “kendi işini kendin yap” düsturunu benimsediler. Bunun için web siteleri içerisinde bir reklam alanı ayırarak, bu alana “buraya ilan vermek ister misiniz?” biçiminde bannerlar yerleştirdiler. Bu işten, ne yazık ki, son derece yüksek ziyaretçi sayılarına sahip web siteleri bile yeterince kazanç elde edemediler.

Google AdSense: Google, kitleleri arkasından sürükleyen bir arama motoru olmak dışında, günümüzde çok da önemli bir reklam aracısı olarak karşımıza çıkıyor. Google’ın arama sonucu sayfalarında gözüken reklamların kendi hazırladığınız sitede de yer almasını isterseniz, Google AdSense hizmetine üye olabilirsiniz.Web sitenizin büyüklüğüne ve ziyaretçi kitlesine göre gerçekten bir kazanç elde edebileceğiniz bu servis hakkında daha fazla bilgi almak için www.google.com/adsense adresini ziyaret edebilirsiniz.

TURK.INTERNET.COM

İnternet reklamcılığının gözlem kulesi

İnternet reklamcılığı hakkında Türkçe bir kaynak arıyorsanız, turk.internet.com adresine mutlaka uğramanızı öneririz. İnternet reklamcılığının gerek Türkiye’deki gerekse de dünyadaki durumunu yakından inceleyen bu sitede; konuyla ilgili çok sayıda makale, araştırma, haber, röportaj ve yorum bulabilirsiniz. “İnternet reklamcılığı ve e-Pazarlama” başlığı için ayrı bir kategori açan turk.internet.com sitesi, bu konudaki tüm içeriğe “Pİ” menüsünün altındaki “Reklamcılık” bağlantısı üzerinden (http://turk.internet.com/category.php?cat=7) ulaşmanıza izin veriyor. Bu başlık altında, 2000 yılından bugüne dek konuyla ilgili yayınlanmış her türlü içeriğe ulaşabiliyorsunuz.

Burak Tuyan
burak@chip.com.tr

Okuyucu Yorumları

İlk yorum yapan siz olun
Sen de yorum yaz

 


CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir