PC’niz sizi görebiliyor mu?

Küçük bir web kamerası ile görüntülü sohbet dünyasına ilk adımınızı atabilirsiniz. Ancak bu cihazların tek görevi sohbetlerinizi farklı bir boyuta taşımak değil.

İnternetle yeni tanıştığımız yıllarda ortalığı kasıp kavuran sohbet fırtınası, bugün de tüm hızıyla devam ediyor. Ancak sadece metin tabanlı mesajlarla sınırlı olduğumuz günler geride kaldı. Artık sohbetlere kendi görüntümüzü ekleyebiliyor; aynı şekilde karşı taraftaki arkadaşımızı görebiliyoruz. Sohbet anlayışını tamamen değiştiren bu gelişmeyi, büyük oranda web kameralarının yaygınlaşmasına borçluyuz.

Bu küçük kameraların sadece görüntülü sohbet için kullanıldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir web kamerası, aynı zamanda basit bir fotoğraf makinesi ya da güvenlik kamerası olarak da görev yapabilir. Bu yazıda, web kameraları ve kullanım alanları hakkında merak edilen tüm ayrıntıları bulacaksınız.

Web kameraları ve dijital fotoğraf makineleri

Web kameralarının dijital fotoğraf makinelerinden ayrıldığı en önemli nokta, hiç kuşkusuz çözünürlük. Bugün yeni nesil dijital fotoğraf makinelerinde 5 megapikselin bile üzerine çıkan çözünürlüklere rastlamak mümkün. Ancak bir web kamerasının böylesine yüksek rakamlara ulaşması mümkün değil.

Çözünürlüğü bir kenara bırakırsak, web kameralarının aslında dijital fotoğraf makineleri ile oldukça benzer özelliklere sahip olduklarını söyleyebiliriz. Web kameralarında da merceğe gelen ışınlar, öncelikle küçük bir algılayıcı yonga üzerine düşüyor. CMOS ve CCD olmak üzere iki farklı şekilde karşımıza çıkan bu küçük yonga, foton adı verilen ışık taneciklerini toplamak ve elektron haline dönüştürmekle görevli. Piyasadaki uygun fiyatlı web kameralarının büyük çoğunluğunda CMOS algılayıcıya yer veriliyor. Bunun başlıca nedeni ise, CMOS’un CCD’ye oranla çok daha düşük bir maliyete sahip olması. Ancak CMOS teknolojisinin CCD kadar yüksek bir görüntü kalitesine ulaşması da oldukça güç. Bu yüzden dijital fotoğraf makinelerinde daha çok CCD algılayıcılara rastlıyoruz.Web kameralarında ise CMOS’un sunduğu görüntü kalitesi yeterli olabiliyor. Çünkü kullanıcılar bir web kamerasının çok yüksek çözünürlüklere ulaşmasını zaten beklemiyor.

Tabii tüm bunlar, web kameralarında sadece CMOS algılayıcı kullanıldığı anlamına da gelmemeli. Bazı modellerde CCD algılayıcılar görmeniz de mümkün. Bu sayede görüntü kalitesi, standart bir web kamerasına oranla çok daha yüksek olabiliyor.

Fotonların algılayıcı üzerine düşmesi, mercek yardımıyla gerçekleşiyor. Işık öncelikle mercekten geçiyor ve algılayıcıya düşmesi sağlanıyor.

Sırada, algılayıcı tarafından oluşturulan elektronların dijital veri haline dönüştürülmesi var. Bu işlem için ADC (Analog to Digital Converter) adı verilen küçük bir işlemci devreye giriyor. Daha sonra veriler arabirim yardımıyla sisteme aktarılıyor.

Bilgisayar bağlantısı için kullanılan farklı arabirim alternatifleri

Günümüzde web kameralarının bilgisayara bağlanması, genellikle USB arabirimi yardımıyla gerçekleşse de; öncelikle eski bir teknoloji olsa da seri bağlantıdan bahsetmekte yarar var.

Anakart üzerindeki seri port yardımıyla gerçekleştirilen bilgisayar bağlantısı, bundan birkaç yıl öncesine kadar son derece yaygın olarak kullanılıyordu. Ancak hem veri aktarım hızının yeterli olmaması, hem de kurulumu zorlaştırması nedeniyle yavaş yavaş geçerliliğini yitirmeye başladı. Üzerinde seri bağlantı noktası bulunmayan anakartların her geçen gün biraz daha arttığını düşünürsek, bu tip bir bağlantıyı kullanan web kameralarının neden yok olduklarını da daha rahat anlayabiliriz. Artık seri bağlantı ile çalışan bir web kamerası satın almak neredeyse imkansız.

Bugün piyasada bulabileceğiniz web kameralarının büyük çoğunluğu USB arabirimini destekliyor. USB arabirimi, hem veri aktarım hızı, hem de sunduğu kullanım kolaylığı ile web kameraları için en uygun alternatif. Ancak bu noktada USB’nin iki farklı şekilde karşımıza çıkabileceğini de unutmamalıyız. USB 1.1 arabirimi saniyede 10 Mbit ile veri transferi yapabiliyor. USB 2.0’da ise bu rakam saniyede 480 Mbit’e kadar çıkmış durumda. Eğer kameranızdan yüksek performans bekliyorsanız, bu durumda USB 2.0 desteği sunan ürünlere yönelmenizde yarar var. Aksi halde 10 Mbit ile sınırlı kalmak zorundasınız.

Firewire ise, USB’nin alternatifi olarak geliştirilen ve daha çok görüntüleme cihazları için kullanılan farklı bir arabirim. Saniyede 400 Mbit veri akışını destekleyen Firewire, USB 2.0’ın gördüğü büyük ilgiyi henüz yakalamış değil. Ancak bu arabirimi destekleyen anakartların giderek yaygınlaşması, yakın gelecekte Firewire arabirimini kullanan web kameralarına ve diğer cihazlara daha sık rastlayacağımızı açıkça ortaya koyuyor.

Web kamerası ile görüntülü sohbet keyfi
Web kamerası dendiğinde hemen herkesin aklına internet üzerinde görüntülü sohbet gelecektir. Zaten bu tip cihazlara web kamerası denmesinin altında yatan ana neden de bu. Bilgisayarınıza bağlayacağınız küçük bir kamera yardımıyla görüntünüzü karşı tarafa göndermeniz mümkün. Aynı şekilde sohbet ettiğiniz arkadaşınız web kamerasına sahipse, onun görüntüsünü kendi monitörünüzde izleyebilirsiniz. Peki ama kulağa oldukça hoş gelen bu işlem nasıl gerçekleşiyor?

Görüntünün kamera tarafından algılanması ve bilgisayara aktarılmasından yukarıda bahsetmiştik. Bu görüntünün internet üzerinden başka bir bilgisayara gönderilmesi ise tamamen bağlantının kalitesine ve küçük bir codec’e bağlı. Diyelim ki karşınızda sizinle sohbet etmek isteyen bir arkadaşınız var. Öncelikle kameranın yakaladığı görüntüler arabirim yardımıyla bilgisayara ulaşır ve özel bir video codec’i tarafından kodlanır. Bu codec’e genel olarak H.3xx adı veriliyor. Kodlanan veriler internet üzerinden karşıdaki bilgisayara ulaştırılır ve bu bilgisayar da aynı codec’i kullanarak kodlamayı çözer. Bunun sonucunda da görüntünüz arkadaşınızın monitörüne yansımış olur.

Görüntülü sohbet için iki farklı yöntem kullanmanız mümkün. Bunlardan ilki, standart sohbet yazılımlarında olduğu gibi belli bir sunucuya bağlanmak. Örneğin ünlü Mirc yazılımını ele alalım. Mirc’de sohbet edebilmek için önce bir sunucuya, daha sonra da bu sunucu üzerindeki sohbet odalarından birisine bağlanmanız şart. Görüntülü sohbet için de aynı yöntemi kullanabilirsiniz. Öncelikle görüntülü sohbet hizmeti veren bir sunucu bulmalı ve bu sunucu ile bağlantı kurmalısınız. Bağlantı tamamlandığında karşınızda o sunucuya bağlı olan diğer kullanıcıların listesi çıkacak. Siz de bu listeden istediğiniz birini seçip onunla sohbet etmeye başlayabilirsiniz.

Bu tip sunucuların son zamanlarda sohbet etme amacından iyice uzaklaşmaları, doğrudan bağlantının (P2P – point to point) daha çok tercih edilmesini de beraberinde getiriyor. P2P bağlantısı, bir kullanıcının direkt olarak diğer bir bilgisayara bağlanması anlamını taşıyor.

Eğer karşıdaki bilgisayarın IP numarasını biliyorsanız, bu numara üzerinden bağlantı kurmanız mümkün. Böylece hem direkt olarak istediğiniz arkadaşınızın bilgisayarına bağlanabilir, hem de rahatsız edici veya cinsel içerikli mesajlardan kurtulabilirsiniz.

Görüntülü sohbet için: Microsoft’tan NetMeeting

Görüntülü sohbet için ihtiyacınız olan sadece küçük bir web kamerası değil. Herhangi bir sunucuya bağlanmak ya da diğer bir bilgisayarla bağlantı kurmak için kamerayla birlikte kullanışlı bir sohbet yazılımına da ihtiyacınız olacak. Görüntülü sohbet yazılımları arasında Microsoft’un NetMeeting’i ayrı bir yere sahip. Günümüzde web kamerası olan kullanıcıların yarısından çoğu NetMeeting’i tercih ediyor. Ancak bu durumun altında yatan asıl neden yazılımın başarısı değil. NetMeeting’in Windows XP ile birlikte geliyor olması, neden yoğun olarak kullanıldığını da net bir şekilde ortaya koyuyor.

NetMeeting’i ilk kez çalıştırdığınızda öncelikle adınız ve soyadınız gibi kişisel bilgileri girmeniz gerekli.Hemen ardından yazılım kameranızı algılıyor ve gerekli ayarlar yapılıyor. Bu ayarlar arasında ışık oranı ve ses seviyesi gibi seçenekler yer alıyor. Eğer bir mikrofona sahipseniz, görüntünüzle birlikte sesinizi de karşı tarafa iletme şansınız var. Ses seviyesi de, göndereceğiniz sesin şiddetini temsil ediyor.

Tüm ayarlar tamamlandığında Net- Meeting’in ana ekranı ile karşı karşıya kalacaksınız. Bu noktada iki farklı alternatife sahipsiniz. İsterseniz karşı taraftaki bilgisayarın IP’sini yazarak P2P bağlantısı kurabilir, isterseniz de bir sunucuya bağlanıp sohbet etmek istediğiniz kişileri seçebilirsiniz. Herhangi bir sunucuya bağlandığınızda karşınızda o sunucuya bağlanmış diğer kullanıcıların listesi çıkacak. Bu listede kimlerin kameraya ve mikrofona sahip olduğunu da görebilirsiniz. Eğer karşı tarafın kamerası yoksa görüntü gönderen tek taraf siz olacaksınız. Başka bir deyişle, karşı taraf sizi görebilecek, ancak kendi görüntüsünü size gönderemeyecek.

Ses ve görüntünün yanında beyaz tahta desteği de sunan NetMeeting,masaüstü paylaşımı gibi ilginç özelliklere de sahip. Ancak resimli mesaj göndermek ve almak, ne yazık ki NetMeeting ile mümkün değil.

Web kameralarının sunduğu ekstra özellikler

Web kameralarının büyük kısmı, aynı zamanda küçük bir dijital fotoğraf makinesi olarak da kullanılabiliyor. Yeni nesil kameraların birçoğu, sahip oldukları deklanşör sayesinde, arabirim bağlantısına ihtiyaç duymadan da fotoğraf çekimi yapabiliyorlar. Aynı şekilde saniyede 25 karelik kısa filmler çekmeniz de mümkün. Ancak tüm bunları yaparken yüksek çözünürlük oranlarına ulaşmayı da beklemeyin. Küçük bir web kamerası ile çekeceğiniz fotoğraşarın çözünürlüğü, çoğu zaman 1.280x1.024 ya da 1.024x768 pikseli geçmeyecektir. Filmler içinse bu rakam 640x480 piksel ile sınırlı kalıyor. Bilgisayardan bağımsız olarak fotoğraf çekebilen web kameraları arasında dahili şaşa sahip olan modellere de rastlayabilirsiniz. Bu şaş yardımıyla ışığın yetersiz kaldığı ortamlarda bile çekim yapabiliyoruz. Bu tip kameralar, yapılan çekimleri çoğu zaman dahili belleklerinde saklıyorlar. Ancak dahili bellek kapasitesi, genellikle düşük tutuluyor. 4 – 16 MB’lık dahili bellek, çekilen fotoğraf ve filmlerin düşük çözünürlüklerde olacağı düşünülürse yeterli gibi görünebilir. Ancak yeni nesil ürünlerin üzerinde bir de bellek kartı girişine yer veriliyor. Eğer dahili bellek sizin için yeterli değilse, bu girişe uygun bir bellek kartı yerleştirerek bellek kapasitesini arttırabilirsiniz.

Son olarak OCR (karakter tanıma) özelliğine sahip web kameralarından bahsetmekte de yarar var. Daha çok tarayıcılarla birlikte anılan bu özellik, herhangi bir resim dosyası üzerindeki metinleri bularak Word belgesi haline getirebiliyor. Eğer bir tarayıcınız varsa, tarayacağınız bir kitap sayfasını OCR yazılımı ile açabilir ve metinleri kelime işlemcinize aktarabilirsiniz. Web kameralarında da sistem aynı şekilde işliyor. Ancak bu kez sayfanın taranması yerine kamera tarafından algılanması gerekli. Algılanan sayfa yine OCR yazılımı tarafından gözden geçiriliyor ve içerdiği metinler ayrı bir dosya şeklinde kaydediliyor.

NetMeeting’e alternatif programlar

NetMeeting’den memnun kalmayan kullanıcılar, farklı alternatişeri deneme şansına da sahip. Bugün görüntülü sohbet için sayısız yazılım bulunabiliyor. Ancak bunların büyük kısmının pek de başarılı olmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii arada istisnalar da yok değil...

Örneğin Eyeball Chat isimli küçük ve ücretsiz bir yazılım, NetMeeting’den çok daha fazlasını sunmayı başarıyor. MSN ve Yahoo’nun Messenger’ları ile tam uyumlu olan Eyeball Chat ile sadece görüntülü sohbet etmek zorunda de- ğilsiniz. Aynı zamanda standart bir messenger gibi görev yapan yazılım, kendinize ait bir arkadaş listesi (contact list) oluşturmanıza ve kimin online olduğunu görmenize de izin veriyor. Eyeball Chat hakkında daha ayrıntılı bilgi almak ya da yazılımı indirmek için www.eyeballchat. com adresini ziyaret etmeniz yeterli. Tercih edebileceğiniz diğer bir yazılım ise ICUII adını taşıyor. Resimli mesaj gönderme özelliğine sahip olan ICUII, NetMeeting ve Eyeball Chat’in aksine, ücretsiz değil. Yazılımı kullanmak için 50 Dolar gibi oldukça yüksek bir ücreti ödemek zorundasınız. P2P desteği sunmayan ICUII ile bağlantı kurmak için, ICQ’da olduğu gibi öncelikle sunucuya bağlanmanız gerekli. Ayrıntılı bilgi için www.icuii.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Web kameraları ile güvenlik

Büyük bir market ya da alışveriş merkezinde kullanılan güvenlik kameraları mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Ancak bu tip bir sistemi kurmak çoğu zaman büyük masraşarı da beraberinde getirecektir. Eğer evinizin güvenliğini sağlamak istiyorsanız ve bu iş için harcayacak fazla paranız yoksa, web kameralarına baş vurabilirsiniz.

Öncelikle bir ya da birkaç web kamerasına sahip olmanız gerekiyor. Bu kameraları gerekli noktalara yerleştirdikten sonra, hepsini aynı anda kullanmanızı sağlayan bir yazılıma ihtiyacınız olacak. Bu noktada SupervisionCam isimli yazılımı tercih edebilirsiniz.

SupervisionCam, aynı anda birçok farklı görüntü yakalama cihazını kontrol etmenizi sağlayan oldukça ilginç bir yazılım. Örneğin dört farklı web kamerası nı tek bir ekranda izleyebilir, bununla birlikte TV kartı ve video kameraları nı da bu ekrana dahil edebilirsiniz. Kullanıcılara önceden tanımlanmış belli aralıklarla görüntü yakalama imkanı sağlayan SupervisionCam, aynı zamanda harekete duyarlı bir şekilde de çalışabiliyor. Eğer bilgisayara bağlı kameralardan herhangi birisi hareket algılarsa, görüntü yakalama işlemi de otomatik olarak başlatılıyor. Bu yazılım hakkında ayrıntılı bilgileri www.supervisioncam.com adresinde bulabilirsiniz.

Daha profesyonel bir güvenlik sistemi için X10 imzasını ta- şıyan kamera çözümlerine göz atmanızda yarar var. X10, özellikle güvenlik kameraları ile yıllardı r en çok dikkat çeken şirketlerin başında geliyor. X10’un kullanıcılarına sunduğu çözümler arasında evinizin kapısına yerleştirilecek tek bir kamera bulabileceğiniz gibi, birçok kameradan oluşan gelişmiş sistemlere rastlamanız da mümkün. Üstelik kameraların kablolu ya da kablosuz olması gibi detayları belirlemek de yine sizin elinizde.

Cem Sinanoğlu
cemsinanoglu@chip.com.tr

Okuyucu Yorumları

İlk yorum yapan siz olun
Sen de yorum yaz

 


CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir