Bluetooth ile kablosuz yaşam

Bluetooth teknolojisi sayesinde örneğin bir cep telefonu ile bir bilgisayar arasında kolayca veri alışverişi yapabilirsiniz. Üstelik kablolarla bile uğraşmadan!

Geçen yılın en popüler kavramlarından olan Bluetooth teknolojisi sayesinde örneğin bir cep telefonu ile bir bilgisayar arasında kolayca veri alışverişi yapabilirsiniz. Üstelik kablolarla bile uğraşmadan!

Teknolojik aletlerden hoşlanıyor ve çok sayıda cihaz üzerinde çok farklı veriler taşıyorsanız, bu cihazların zaman zaman birbirleriyle iletişim kurmasını istiyor olabilirsiniz. Bir cihazdan diğerine veri transferi yapmak veya adres defterini senkronize etmek, birden fazla teknolojik alete sahip herkesin rüyasıdır. Bunlar bir masaüstü bilgisayar ile bir dizüstü bilgisayardan ibaret olabileceği gibi; cep telefonu, hands-free kulaklık veya avuç içi bilgisayarı da kapsayan çok daha geniş bir halka olabilir.Ancak bu cihazlar arasında iletişim kurabilmek için kablolara ihtiyacınız vardır.

Bluetooth ile tanışın

Kablosuz bir dünyaya hoşgeldiniz! Son yılların en iddialı teknolojilerinden olan Bluetooth sayesinde, tüm elektronik cihazlarınızın belli bir mesafe içerisinde birbirleriyle özgürce iletişim kurmasını sağlayabilirsiniz.

Hikayenin başını kaçıranlar için tekrar dile getirmemiz gerekirse, Bluetooth, kısa dalga radyo sinyallerini kullanarak birbirinden ayrı olarak çalışan cihazlar arasında kablosuz iletişim sağlayan bir bilgisayar ve telekomünikasyon standardıdır. Bilgisayarlara ek olarak cep telefonlarını, avuç içi cihazları ve çok sayıda yan ürünü kapsayan bir ürün yelpazesini doğrudan ilgilendiren bu teknoloji; daha basit bir tanım ile kablo ve bağlantı noktası sorunlarına çözüm getiren güncel bir teknolojidir. Üstelik Bluetooth’un 10 metrelik kapasitesi içerisinde ikiden fazla cihaz bile sorunsuzca birbiriyle iletişim kurabiliyor.

Türkçeye “mavi diş” olarak çevrilebilecek Bluetooth adı, 10. yüzyılda yaşamış olan Viking Kralı Harald Blatand’dan gelmektedir. İngilizler tarafından Blatand’ın İngilizce karşılığı olan Bluetooth olarak adlandırılan kral, şu anda Norveç, İsveç ve Danimarka olarak bilinen toplumları o zamanlarda tek bir krallık altında toplamıştı. Bu hareketiyle ardından gelenlere örnek olmayı başaran Blatand veya Bluetooth, günümüzde ise değişik teknolojik cihazları tek bir dil altında toplamaya çalışan bir teknoloji standardı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bluetooth kusursuz mu?

Bluetooth halen geliştirilmekte olan bir teknoloji. Bu yüzden, geçmişte yaşanan sorunların büyük bir bölümü günümüzde aşıldı. Ancak yeni standartların getirdiği sorunlar da gelecek günlerde çözülmeyi bekliyor. Örneğin bundan yaklaşık iki yıl önce, içerisinde MSI marka USB Bluetooh modülü taşıyan cep telefonları piyasaya sürülmüştü. Teorikte telefon ile Bluetooth modülü birbirlerini görüyorlardı, ancak bu ikilinin yetenekleri son derece sınırlıydı. Örneğin Bluetooth destekli bir başka bilgisayar ile bu telefon arasında adres defteri senkronizasyonu gerçekleştirmek veya basit bir resim dosyası transferi yapmak tam bir kabustu. Bu işlemler için sunulan arabirim son derece kafa karıştırıcı ve açıkçası kullanışsızdı. İnternet üzerinde uyumluluk araştırması yapmak, onlarca sayfa materyal okumak, sürücüleri güncellemek ve çok sayıda profil tanımlamak gibi bir dizi işlemden sonra bile ancak “bazı işlemleri” gerçekleştirebiliyordunuz. Gelecek için ümit veren bir teknoloji olmasına rağmen, Bluetooth, o günlerde son kullanıcı için fazlasıyla teknik bir standart idi. Hatta deyim yerindeyse, tüm dünyadaki basın mensuplarının kötülemekten en çok hoşlandıkları teknoloji Bluetooth haline gelmişti.

Tabii ki tüm bunlar çok uzun zaman önceydi. 2003 yılının son çeyreğinde test merkezimizi ziyaret eden Tungsten T3, bu konuda birçok şeyin değiştiğine dair en önemli işaretlerdendi. Avuç içi cihazları ile bilinen palmOne firmasının (www.palmone.com) Bluetooth destekli modellerinden bir tanesi olan Tungsten T3, yaptığımız denemelerde PC ile senkronizasyon gibi işlemleri sorunsuzca -üstelik de çok kolay bir biçimdegerçekleştirebiliyordu. Cihaz ve desteklediği servisler aynı bir saat gibi işliyordu.

İşin en güzel yanı da, yaklaşık iki yıldır kullanmakta olduğumuz Bluetooth ve GPRS destekli cep telefonu ile bu yeni avuç için cihazın birbirleriyle fonksiyonel biçimde çalışmalarıydı. Editörlerimizden bir tanesinin zamanında büyük ümitlerle aldığı ama o zamana kadar pek de verimli bir biçimde kullanamadığı cep telefonu, Tungsten T3 ile yeniden hayata dönmüştü. Cep telefonu aynı oda içerisindeki arkadaşımızın cebindeyken; biz Tungsten T3 üzerinden SMS göndermek, takvimdeki randevuları görüntülemek, internette sörf yapmak gibi işlemlerin tamamını kolayca gerçekleştirebiliyorduk. Şaşırtıcı olsa da, Bluetooth büyük bir mesafe kaydetmişti.

Teknik sorunlar

Birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz işlemleri mümkün kılsa da, Bluetooth, hala daha çeşitli sorunlara sahip olmaktan kendini kurtaramıyor. Bu sorunların en önemlisi Bluetooth’un ve bu teknolojinin sağladığı nimetlerin geniş kitleler tarafından fark edilememesi oluşturuyor. Son birkaç ay içerisinde öncü cep telefonu markaları kendi ürünleriyle birlikte Bluetooth kulaklık gibi hediye ediyor olsalar da, bu teknolojinin daha farklı kullanım alanları gözden kaçıyor. Hatta bazı kimseler, Bluetooth’un tek amacının yeni arkadaşlıklar kurmak olduğu sanrısına kapılıyor. Dijital kartvizit gönderme yoluyla sizinle aynı mekanı paylaşan kişilere kendiniz hakkında bilgi vermek, Bluetooth ile yapabileceklerinizin sadece bir tanesini oluşturuyor.

Bu yazıyı okumayı bitirdiğinizde, Bluetooth’un nimetleri hakkında detaylı bir bilgiye sahip olacak olsanız da, çoğu kişi teknolojiden bihaber durumda bulunuyor. Sonuçta, insanlar Bluetooth için ekstra bir ücret ödemek isteyip istemedikleri kon u s u n d a kararsız kalıyor. Tüketicilerin para vermekten kaçındıkları bir teknolojiyi üretmek ise üreticilerin işine gelmiyor. Buna ek olarak, tüketicilerin ilk günlerde yaşadığı sıkıntı -Bluetooth destekli ürünlerin azlığıyeni ürünlerin çıkmasının hızını kesen bir diğer etken olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bunlara ek olarak, PC ve avuç içi cephesinde Bluetooth’un avantajlarından faydalanabilecek uygulamaların azlığı da dikkat çekiyor.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Bluetooth ile ilgili sorunlarda ekrana çıkan uyarı ve bilgi mesajları çok teknik bir dile sahip olarak geliyor. Kullanıcılar ekranlarında “OBEX dosya değişim servisine ulaşın” gibi bir ibare gördüklerinde, doğal olarak, bunun gerçekte “Kurulum CD’sindeki Bluetooth. doc belgesini inceleyin” gibi bir ifadeye karşılık geldiğini anlamakta zorlanıyor. Üstüne üstlük, değişik USB modüllerinde aynı hataya ait bilgi mesajı farklı bir biçimde ekrana geliyor.

Bluetooth’un yaygınlaşmasının hızını kesen bir diğer etken ise, değişik üreticilerin standartları belirlemek için birbirleriyle yarışması oluşturuyor. Normalde Bluetooth’un standartlarını belirleyen kurum Special Interest Group veya kısa adıyla SIG olsa da, üretici firmalar bazı özelliklerden kısarak kendi ürünlerinin daha etkileyici bir görünüme sahip olmasını tercih ediyor. Örneğin daha önceden bahsettiğimiz Tungsten T3 ile aynı zamanlarda test merkezimizi ziyaret eden iPaq 2210 birbirlerini sorunsuzca tanımışlardı, ama birinden diğerine dosya transfer etmek gibi basit bir işleme yeltendiğimizde bile iki cihaz arasındaki anlaşma bozulmuştu.

Bluetooth’un yaşadığı sorunlardan bir diğerini ise günümüzün kablosuz teknoloji standardı olan Wi-Fi oluşturuyor.Her ne kadar farklı amaçlar için geliştirilmiş olsalar da, bu iki teknoloji birbirleriyle karşılaştırılmaktan kurtulamıyor. Tek ortak noktaları olan 2.4 GHz’lik frekans değerine rağmen, bu iki teknoloji farklı kulvarlarda yarışıyor. Örneğin Bluetooth 700 Kbps gibi düşük bir veri transfer hızına sahipken, Wi-Fi ise 11 Mbps veri transfer hızını destekliyor. Buna ek olarak, Bluetooth günümüzde yaklaşık 10 metrelik bir alanda etki gösterebiliyor. Tüm bu dezavantajlarına rağmen Bluetooth’un düşük güç tüketimi, onu cep telefonu veya avuç içi gibi cihazlar için kullanışlı kılıyor.

Çevirmeli bağlantı veya hands-free kulaklık gibi amaçlar için de kullanılabilen Bluetooth teknolojisi, her şeye rağmen her geçen gün daha çok cihaz tarafından destekleniyor. Belli bir kalitenin üzerindeki tüm cep telefonlarında artık Bluetooth desteği olmayan bir modele rastlanamıyor. Masaüstü veya dizüstü bilgisayarlarda Bluetooth çoğu kez standart bir özellik olarak bulunmasa da, fiyatları epey ucuzlayan USB Bluetooth modülleri sayesinde bu aletlere de Bluetooth desteği kazandırmak mümkün hale geliyor.

Cep telefonu, avuç içi ve bilgisayar arasında bilgi alışverişine ve çeşitli senkronizasyon işlemlerine ek olarak; Bluetooth destekli bir araç kitinin çağrı geldiğinde otomatikman devreye girmesi gibi çok daha geniş kitlelere hitap eden özelliklerin sunulması Bluetooth teknolojisini popüler kılan etkenleri oluşturuyor.

BİLGİ: Bluetooth’un geleceği

Bluetooth teknolojisinin standartlarını belirleyen Special Interest Group, 2004 yılı başında, bu teknolojinin geleceği hakkında üç yıllık bir plan yaptığını duyurdu. Bu plana bakılırsa, Bluetooth teknolojisi gelecek yıllarda performans, güvenlik, güç tüketimi ve kullanışlılık gibi konularda önemli gelişmelere gebe görünüyor.

SIG’in zaman çizelgesine göre, 2004 yılında performans ve güç tüketimi konuları gündemde olacak. Her geçen gün dosya boyutlarının büyüdüğü ve video yayınlarının cep telefonlarına bile taşındığı günümüzde Bluetooth teknolojisinin daha yüksek transfer hızlarına kavuşması sağlanacak.

2005 yılının gündemini ise hizmet kalitesi, güç tüketimi ve güvenlik konuları oluşturacak.

2006 yılında ise güvenlik, performans konularına ek olarak; aynı verinin çok sayı- da cihaza gönderilmesini sağlayacak olan “Multi-cast” özelliği gündeme taşınacak.

BİLGİ: Bluetooth’un temel prensipleri

Bluetooth, yaklaşık 10 metrelik bir alan içerisinde faaliyet gösteren bir kısa dalga radyo teknolojisi olma özelliği taşıyor ve bilgisayar, cep telefonu, avuç içi gibi cihazlara ek olarak hands-free kulaklık veya yazıcı gibi çevre birim aygıtlarının birbirleriyle iletişim kurmasını sağlıyor. Bu cihazlar arasında herhangi bir kablo bağlantısına ihtiyaç duyulmaksızın anında iletişim kurulup, veri transferi gerçekleştirilebiliyor.

Yeryüzünde ışığın ve sesin iletimi için belirli bir spektrum bulunduğu gibi, kablosuz iletişim için de belirli bir spektrum bulunur. Kablosuz iletişim için tanımlanan spektrum, çeşitli bantlara ayrılmıştır. Bir bant, ilgili spektrum üzerindeki belirli bir aralığı ifade eder. Mevcut aralığın bir bölümü kritik görevler için (örneğin askeri haberleşme) lisanslanmıştır. Bu lisanslı kanallar herkes tarafından kullanılamaz.

Lisanssız ISM bandı (Industrial ScientificMedical Band) ise 2.4 GHz’lik bir frekans kullanır. Bağlantıyı sabit tutabilmek için 2.402 ile 2.480 GHz arasında, 1 MHz aralıklarla frekans sıçraması yapılır. Bu sürekli değişim, veri paketlerinin yollanmalarından veya erişilmelerinden sonra gerçekleşir. Bu teknolojinin stabilitesi, diğer teknolojilere kıyasla oldukça yüksektir. Bunun nedeni, frekansların daha hızlı ve daha küçük paketlerle yollanmasıdır. Frekans aralığı nın kullanımının birçok ülkede serbest olması ve herhangi bir prosedür gerektirmeden rahatlıkla kullanılabilmesi ise öncende de bahsedilen bir avantajdır. (Başka teknolojiler de bu bant aralığını kullandıkları için, zaman zaman bozukluklar meydana gelebiliyor. Özellikle WLAN teknolojisinin Bluetooth’tan olumsuz bir şekilde etkilendiğ i bilinmektedir; ama Bluetooth WLAN’dan aynı şekilde etkilenmez.)

1994 yılında Ericsson firmasının bireysel çalışmalarıyla ortaya çıkan Bluetooth, 1998 yılının Eylül ayında Special Interest Group (SIG) bünyesinde toplandı. Hakkında daha detaylı bilgiyi www.bluetooth.com/about adresinden alabileceğiniz Special Interest Group; o tarihten beri Agere, Ericsson, IBM, Intel, Microsoft, Motorola, Nokia ve Toshiba başta olmak üzere çok sayıda firmanı n desteğiyle birlikte Bluetooth kablosuz iletişim teknolojisinin standartlarını (protokoller ve profiller) belirlemektedir. Profiller, Bluetooth destekleyen cihazların gerçek hayattaki kullanım alanlarını ifade eder. Örneğin “Hands-Free Profili”, Bluetooth destekli bir araç kiti ile yine Bluetooth destekli cep telefonu arasında nasıl iletişim kurulacağını belirler.

Bluetooth kavramını en iyi açıklayan bir diğer kavram ise “Kişisel Ağ”dır. Personal Area Network (PAN) olarak da adlandırabilecek bu kavram, 10 metrelik bir alan içerisinde Bluetooth destekli cihazlarınızın oluşturduğu ağı ifade eder.

Bluetooth ile ilgili merak ettiğiniz tüm di- ğer konular hakkında daha fazka bilgi almak için www.bluetooth.com ve www.bluetooth.org adreslerindeki resmi siteleri ziyaret edebilirsiniz.

GÜVENLİK: Bluetooth ne kadar güvenli?

Bluetooth geliştirilirken, en çok dikkat edilen konuların başında güvenlik geldi. Hangi cihazın hangi cihazla haberleşebileceği, en önemli noktaydı. Bu işlem için Challange Response algoritmasını kullanan Bluetooth, daha basit bir ifade ile cihazların birbirini tanımaları için gizli bir tanımlama şifresi kullanılıyor. Bluetooth ile iletilen veriler, 128 bit uzunluğunda bir anahtarlama işlemi ile gönderilebiliyor. Gönderilen verilerin de işlenebilir hale gelmesi için yine 128 bit’lik bir anahtarlama kullanılıyor. Bluetooth cihazları 48 bit’lik bir adreslemeye sahipler. Bu da 281 milyar cihazın birbirinden ayırt edilmesinin mümkün olacağı anlamı- na geliyor. Ayrıca veri iletim uzaklığının kısıtlı olması da (yaklaşık 10 metre) bir güvenlik önemli olarak görülebilir. Bu fonksiyonlar sayesinde örneğin bir cep telefonu bir dizüstü bilgisayar haberleşirken, 3. şahısların araya girmesi engellenmiş olur.

Burak Tuyan
burakt@chip.com.tr

Okuyucu Yorumları

Toplam 1 Yorum

çok mükemmelsiniz

Sen de yorum yaz

 


CHIP'i Takip edin
E-Posta listemize katılın
CHIP Dergi Mobil Cihazınızda

İlginizi çekebilir